Hamdi YILMAZ – Hafıza yorgunluğu

 

Millet olarak öyle bir hale getirildik ki, eloğlu bize unuttuklarımızı hatırlatıyor.

Dün Azerbaycan gazetelerini tararken gördük ki, Azerbaycan Türkleri Ebulfeyz

Elçibey’in 24 Haziran’daki 72’inci doğum günü dolayısı ile yazılar yazmışlar. 22

Ağustos da 10’uncu  ölüm yıldönümü. Bugünlerde O’nu rahmetle ananlar çoğalmalı

ki, esaret altındaki beyinlerimizin hürleşmesine belki katkısı bulunur.

Elçibey vefatından kısa bir süre önce bakın neler söylemiş:

Soru – Azerbaycan Halk Cephesi liderliğiniz bir bağımsızlık hareketi olarak başladı.

Amacına ulaştı, önce iktidar sonra parti oldu. İçinden birçok parti çıktı; aynı çizgideki

bu partiler neden birleşemiyor?

Cevap- Bu tabii bir süreçtir. Azerbaycan için bir şeyler yapmak isteyen milliyetçi

milyonlar bir araya toplanarak bağımsızlık için mücadele etti. Bağımsızlığımızı

kazandıktan sonra devlet kurmak için iktidar olmak gerekliydi. Halk Partisi, eğer tek

parti olarak kalsaydı buna izin vermezdim. O zaman yine Komünist Parti’nin yerine

oturmuş olur, tek hakimiyetlik devam ederdi.

Demokrasi, çok partililikten başlar.

İnsanlar niye böyle bakıyor? Aynı çizgide birçok partinin çıkması, bunların birbiri

arasındaki ihtilafları, tartışmaları gayet normaldir. ABD’de esasen 30’a yakın parti

vardır; bunların ikisi öndedir. Rusya’da da 6’dan fazla Komünist parti var; niye

birleşmiyorlar? Kim bilir, Azerbaycan’da da zaman gelecek iki parti kalacak.

Toplumun tabii akışını kimse engelleyemez, kendisi hareket eder, içinden liderler

çıkarır.”

Soru- Son dönemlerde İran’daki Azeri Türkleri için çalışmalarınızı hızlandırdınız?

İran, 21. yüzyılda nasıl bir değişim geçirecek?

Cevap- Dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan 40 milyon Azeri Türkü’nün hiçbir

yerde kaydı yok. Ne BM’de ne de İKÖ’de. Ortada bir vurdumduymazlık var, bunu

ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Türk folklor ve kültürünü korumak benim

görevimdir.

Asimilasyon politikalarına rağmen İran’daki Türkler, Türklük şuurunu yitirmedi.

Tahran rejiminin dışladığı çoğu entelektüel 4 milyon Türk, değişik ülkelere

dağıldı. İran’da bir grup kültürel özerklikten yana. Bir kısmı ise bağımsızlık istiyor.

Güney Azerbaycan hareketi geçtiğimiz yüzyılda üç defa kanlı biçimde bastırıldı.

İran’da da bir çeşit KGB rejimi var. Rus sistemi nasıl çöktüyse insan fıtratı ile uyuşmayan bu baskı rejimi de son bulacaktır. ABD de İran’daki rejimi yıkmak değil yumuşatmak, liberalleştirmek istiyor. İranlılar da demokratik dünyanın dışında kalamayacaklarını anlamaya başladılar. Sovyetler Birliği dağılacak dediğimde bana deli gözüyle bakıyorlardı. Şimdi de İran’daki sistem liberalleşecek, Azeri Türkleri demokratik haklarını elde edecekler diyorum.

(Bu yazı 4 Temmuz 2010’da yayımlanmıştır)

3 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir