HAMDİ YILMAZ – Varna’da 4 artı 1’lik zirve

Batı Avrupa ‘Şeytan Üçgeni’ne karşı, Balkanlarda veya Doğu Avrupa’da işbirliği girişimleri beni oldum olası heyecanlandırmıştır.

2 Kasım’da yapılan Varna Zirvesi’ni bu yaklaşımla değerlendirdim.

Bulgaristan, Romanya, Yunanistan başbakanları ve Sırbistan Cumhurbaşkanının katılımı ile gerçekleşen zirveye, bizim ‘Kambersiz düğün olmaz’ özdeyişine uygun olarak İsrail Başbakanı da katıldı.

Anlaşıldı ki, İsrail; Romanya, Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan’ın 2030 yılında yapılacak Dünya Futbol Kupası’na ortaklaşa ev sahipliği yapması için lobicilik yapacak.

Buna karşılık İsrail doğal gazının Avrupa pazarlarına ulaşması için de, bu ülkeler deniz altında geçecek İsrail projesi olan Akdeniz Boru Hattı (EASTMED) için ‘Evet’ diyecek.

***

Kıbrıs adası etrafında Türkiye’nin sinirlerini bozmaya yönelik gaz ve petrol arama çalışmalarının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Nitekim, Yunanistan Başbakanı Alexsis Çipras’ın Varna’da, 4’lü zirvenin artık kurumlaştığını ve gelenekselleştiğini belirterek, “İsrail bölgemizde çok önemli bir rol oynayabilir.” şeklindeki sözlerini yabana atmamak gerekiyor.

Türkiye’nin Sırbistan’a verdiği 400 milyon euroluk krediyi bile ‘Türkiye’nin Sırbistan’a ekonomik saldırısı’ olarak nitelendiren zihniyetin Çipras’ın sözlerinden rahatsız olması beklenemez.

Aralık ayında gerçekleşecek 6’ıncı 4’lü zirveye petrol denince olmazsa olmaz ülkelerin en başında yer alan Avusturya’nın davet edilecek olmasını da iyi değerlendirmek gerekiyor.

***

Varna Zirvesi’nde öne çıkan önemli başlıklardan ikisini ise Romanya Başbakanı Viorica Dancila’nın açıkladığı Tuna üzerinde yeni bir köprü ile Timişoara-Pančevo yüksek hızlı yol projeleri oluşturdu.

***

Bizim, Yunanistan’daki Batı Trakya Türk azınlığı ile ilgili rahatsızlığımız öteden beri bilinir.

Romanya Başbakanı Dancila’nın, Yunanistan’daki 55 bin Romen azınlığın durumu ile ilgili memnuniyet ifade etmesi ise iyi bir durum.

***

Uluslararası ilişkilerde dostluk ve arkadaşlık gibi duygusal kavramların yerinin olmadığı bilinir. Ama her nedense bizimkiler, önüne gelene ‘dostum, arkadaşım’ diye hitap etmekten büyük keyf alıyorlar.

Hatta bir keresinde bizim bakanlardan birinin Bükreş’teki temasları sırasında gün boyu görüştüğü Romen bakanlara hep aynı ifadeleri kullandığını görünce, akşam iş bitip Büyükelçilik Bahçesinde gazetecilerle başbaşa kaldığında kendisine sormuştum, “Size de arkadaşım yada dostum diyen yabancı bir devlet adamı oldu mu?” diye.

Uzunca düşündükten sonra bir keresinde Fransa Dışişleri Bakanı’nın kendisine, ‘arkadaşım’ dediğini, Obama’nın da yine bir keresinde dönemin Başbakanı Tayyip Bey’e ‘Dostum’ diye hitap ettiğini söylemişti..

Romanya Başbakanı Viorica Dancila’nın Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’a ‘arkadaşım” dediğini öğrenince gayri ihtiyari gülümsediğimi farkettim.

Demek, bizimkilerin alışkanlığı Romenlere de geçiyor.

2 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir