HAMDİ YILMAZ – Manyakça düşünenleri severim!        

 

Evet, manyakları değil ama manyakça düşünenleri severim ben..

Çünkü, dünyaya şekil verenler manyakça düşünenlerdir.

Ayıbı yok, günahı yok, untanması -arlanması yok! Kısacası manyakça düşünmenin

sınırı ve hiç bir değer yargısı yok..

Yok oğlu yok. Herşey, her türlü düşünülmesi serbest.

Mesela, Bulgaristan Amerika Birleşik Devletleri’ni bir gün işgal ederse, Amerikalılar

ne yapabilir?

Kimse size böyle bir soru soramaz, sorsa da verceğiniz cevap bellidir. Bu Amerikan

vatandaşları için de geçerlidir. Kimse sıradan bir Amerikalıya böyle bir soru soramaz,

sormayı aklından dahi geçiremez.

Ama Amerika’nın derin devlet dehlizlerinde böyle bir soru sormak çok önemlidir.

Kimse ayıplamaz, sizi küçümsemez.

Aksine en iyi uzmanlar oturur, ama bir saat ama bir yıl bu soruyu tartışır, alternatifli

bir cevap dosyası hazırlar ve rafa koyar.. Bunun için çuval dolusu para da harcanır.

***

Stalin despotizminin zirvede olduğu zamanlarda Sovyetler Birliği’nin dağılacağı

hayal edilebilir miydi? Amerikalılar etti ve dağılma olduğunda Bakü’ye Azeri şivesi

ile Türkçe konuşan büyükelçi atadı.

Bizde ne oldu? Sırf esir Türklerin hür yaşamasını düşündüğümüz için, gençliğimizi

“Irkçı, kafatasçı, at sırtında Kafkasları aşıp, Orta Asya’ya sefere gitmeyi düşünen

hayalperestler” suçlamalarına muhatap olarak geçirdik.

***

AKP’nin içinde bırakın devleti “Bu hödükler bize, yani AKP’ye ihanet ederse ne

yaparız?” diye düşünen üç beş kişi olsaydı ve gereklerinin tespit edildiği bir dosya

hazırlasaydı, bugün AK Parti de devlet de bu kadar büyük zarar görmezdi.

***

Yine gençliğimizde Türkiye topraklarının bir kaç yüz milyon insanı besleyecek gıda

yetiştirme potansiyeline sahip olduğunu anlatmak için Japonya örneği verirdik.

Yüzölçümü Türkiye’nin üçte biri kadar olan Japonya’nın Türkiye nüfusnun üç katı

insanı beslediğini anlatırdık. Yani, bundan 40 yıl önce Japonya’nın nüfusu bizim üç

katımızdı. Şimdi, biz Japonya’yı yakalamak üzereyiz.

Size 1927 yılında Türkiye’de 17 milyon insan yaşarken, aynı tarihte Romanya

nüfusunun 27 milyon olduğunu söylesem, ne düşünürsünüz? Sakın Moldova’nın o

tarihte Romanya toprağı oldunu söylemeyin. O neticeyi değiştirmiyor.

***

Oynana oynana dinlerin ve genlerin posasının çıkartıldığı bir dünyada “Ayıptır

günahtır diye / Kilit vurdular dilime” türküsü çığırmanın savunulur bir yanı yoktur.

(Bu yazı 28 Temmuz 2017 tarihinde yayımlanmıştır)

 

3 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir