Ekonomilerde yavaşlama eğilimi

The Economist Intelligence Unit son raporunda, dünya ticaretinin büyüme hızının 2017’de yüzde 5,2’den 2018 de yüzde 4’e düştükten sonra bu eğilimi koruyarak, 2019’da yüzde 3,4’e gerilemesini bekliyor.

Uluslararası kurye şirketi DHL de küresel ticaretin büyüme hızında, 2019 başında bir yavaşlama bekliyor. Küresel fon yönetim şirketi Schroders gibi, 2019’da dünya ekonomisinde büyüme hızının, yüzde 2,5-3 olarak düşünülen resesyon sınırına dayanmasını bekleyen kötümserler de var: Schroders baş ekonomisti Keith Wade, Outlook 2019: Global Economy notunda, küresel ekonomik büyümenin 2018’de 3,3’ten 2019’da 2,9’a gerileyeceğini düşünüyor.

Bu beklentilerin şekillenmesinde, olası ticaret savaşlarının kısıtlayıcı etkilerinin yanı sıra, dünyanın önde gelen ekonomilerinin hız kesmeye başlaması önemli bir rol oynuyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), son “Dünya Ekonomisinde Durum” (World Economic Outlook- Ekim 2018) raporunda gelişmiş ekonomilerde ekonomik etkinliğin, 2018 yılının ilk yarısında, 2017 yılına göre hız kesmeye başladığını saptıyor.

Rapor, dünya ekonominin 2018 ve 2019 büyüme hızına ilişkin Nisan ayında açıkladığı beklentileri yüzde 0,2 oranında azaltıyor ve genelde ekonomik büyümenin dengesinin zayıfladığını, kim ülkelerde de gerilemeye başlama noktasında olduğunu söylüyor.

IMF’yi, özellikle küresel toplam borç yükünün artmaya devam ederek, 247 trilyon dolarla, küresel hasılanın yüzde 318’ine ulaşması kaygılandırıyor.

ABD’de genel hava bir ekonomik toparlanma devresinin sonuna gelindiği yönünde. Faizler yükseliyor, şirket kârlarında bir yumuşama görülüyor, bütçe açığı hızla arıyor.

Amerikan New York Times gazetesi, yeni evlerin satışlarında Ekim ayında aniden yüzde 8,9 oranında bir düşüş yaşandığına dikkat çekiyor. Hava kara, deniz nakliyat verileri de bir ekonomik yavaşlamaya işaret ediyor.

Morgan Stanley’in baş Global Ekonomi Stratejisti Ruchir Sharma, şirket borçlarının geride bıraktığımız sekiz yılda üç kat artarak, 2008 krizi öncesindeki rekor düzeylere ulaştığına dikkat çekiyor.

Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin’de ekonomik büyüme 2017 yılında yüzde 6,7’den 2018’de yüzde 6,5’e, 2019’da da yüzde 6 düzeyine gerilemesi bekleniyor.

Ancak birçok gösterge, yavaşlamanın resmi büyüme verilerinin gösterdiğinden daha derin olabileceğini düşündürüyor.

Örneğin Kasım ayı verileri, imalat sanayii satışlarında beklenmedik bir gerileme sergiliyor.

Yeni ihracat siparişlerinin altı aydır düzenli olarak gerilemekte olduğu, yeni ithalat siparişlerinin düştüğüne dikkat çekiliyor.

Bloomberg, “China International Capital Corp.” ekonomistlerinin yayımladıkları bir bilgi notunda “iç tüketim öncü göstergelerinin hızla gerilemekte olduğuna” dikkat çektiklerini aktarıyor.

Çin ekonomisindeki yavaşlama eğiliminin bir diğer belirtisi de lüks tüketim harcamalarındaki gerileme.

Çin lüks tüketici marka mallarına yılda 90 milyar dolar harcıyor. Ancak bu yıl Manhattan ve Paris’teki lüks mağaza sahipleri Çinli müşterilerin talebinde bir yumuşama gözlemliyorlarmış.

Euromonitor ve Bain & Co gibi araştırma şirketleri de bu yıl Çinli tüketicinin harcamalarında daha çekingen davrandığına dikkat çekiyorlar.

Çin ekonomisinin büyüme hızı son yıllarda gittikçe artan oranda kredi genişlemesine dayanıyor. Ancak 34 trilyon dolara ulaşan toplam (kamu+özel) borç (gerçek miktar daha yüksek olabilir) yalnızca Çin için değil, özellikle dünya mali piyasalarında bir kriz ve olası bir küresel resesyon riskini arttırması açısından gittikçe artan oranda kaygı yaratıyor.

Benzer bir yavaşlama havası Avrupa Birliği (AB) için de söz konusu.

Project Syndicate’de London School of Economics’ten Prof. Lucrezia Reichlin AB’de ekonomik büyüme hızının 2017 yılının üçüncü üç aylık döneminden bu yana gerilemeye başladığına dikkat çekiyor; Almanya ekonomisindeki yavaşlama eğiliminin AB bölgesi için iyi bir haber olmadığını vurguluyor.

Gerçekten de Almanya’da perakende satışları Ekim verilerine göre dört aydır düşmekteydi. Alman ekonomisinin lider sektörlerinden oto endüstrisinde de üretim Ağustos ayında, yüzde 7 oranında düşmüştü.

Almanya’da yönetime danışmanlık yapan Ekonomik Konsey ekonomistlerinin de, 2018 ve 2019 ekonomik büyüme beklentilerini sırasıyla, yüzde olarak, 2,3’ten 1,6’ya ve 1,8’den 1,5’e çektikleri görülüyor.

Almanya Ticaret Odaları da ihracatın büyüme hızının bu yıl yüzde 2,8 ile geçmiş yılların ortalamasının yarısına gerilemiş olmasından yakınıyor.

Ancak, Almanya’nın önde gelen ekonomi gazetesi Handelsblatt’a göre tüm bunlar, Almanya ekonomisinde bir yavaşlamaya işaret ediyor ama, bir resesyon söz konusu değil. (BBC)

 

2 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir