HAMDİ YILMAZ – Hükümet düşürme mevsimi açıldı ama! 

Romanya’da Aralık ayı öncesi ve devamı aylar genelde netameli aylardır. Son yıllara

bakılırsa ya hükümet düşer yada seçim yapılır. Ancak bu yıl sezon erken açıldı ve 10 Ağustos’ta başladı. Başlatanlar da yurt dışında çalışanlar oldu.

Ancak, “Diaspora mitingi”  adı verilen bu miting Romanya’nın Schengen ümidini yemekten, ABD ve AB nezdinde Romanya’nın imajını olumsuz etkilemekten öteye gidemedi.

Derken, erken açan çiçekler gibi soğuk alan sokak gösterilerinin hakiki mevsimi geldi çattı.

İşte size Romanya’da son sekiz yılın politik hayat seyri:

***

Romanya’da herşey 2012 yılı Ocak ayında, önce Filistin kökenli Sağlık Bakanlığı

Müsteşarı’nın görevinden alınması ile başladı. İnsanlar birden bire sokağa dökülmeye,

protesto gösterisinde bulunmaya başladılar.

Gösteriler yaygınlaştı. Başkent Bükreş ile birlikte bütün kentlere yayıldı. Hergün her

kentte 100- 200 bazen bin kişi ile devam eden gösterilerin ilk sonucu, Filistin kökenli

Müsteşarın yeniden görevine dönmesi oldu.

Göstericiler ikinci zaferi Dışişleri Bakanı’nın azli ile kazandılar. Başbakan Boc, “Varoş

çocukları” şeklinde özetlenebilecek niteleme ile göstericileri küçümseyen Bakanı azletti.

Ve gösterilerin 24’üncü gününde Başbakan istifa etti.

O zamanki Cumhurbaşkanı Traian Basescu’nun Başbakan’ın istifasının ardından siyasi

parti temsilcileri ile istişarelerde bulunduğu saatlerde Bükreş Üniversite Meydanı’ndan

geçiyordum.

Fırtınaya rağmen Ulusal Tiyatro’nun önünde yine 100 kişiye yakın gösterici vardı. Araba

ile yanlarından geçerken gözüme sadece “Basescu istifa” pankartı takıldı.

Yaklaşık iki buçuk yıldır, gensoru vermekten ve hükümetin istifasını istemekten başka

icraatına rastlanmayan ‘Birleşmiş Muhalefet’ Romanya’daki gösterilere balıklama atıldı.

Ama göstericiler muhalefete de prim vermedi. Refuze edilen milletvekilleri oldu.

Bizim 2001’deki kararlara benzeyen ağır ekonomik kararları Emil Boc aldı. Bedelini de

“İstenmeyen” ilan edilerek ödeyerek gitti.

Giderken söyledikleri, taa işin başından bunun böyle olacağını bildiğini gösteriyordu.

Şonra Dış İstihbarat Servisi Müdürü Mihai-Razvan Ungureanu, 2012 yılı Kasım ayında

yapılacak genel seçimlere kadar ülkeyi yöneteceği sanılan yeni hükümeti kurdu.

44 yaşındaki yeni Başbakan, parlak bir geçmişe sahip. Felsefe ve tarih profesörüydü.

Ungureanu’nun doktora tezi “Romanya’da toplumda dönüşüm ve entegrasyon”

konuluydu. Çağdaş tanımlama ile “Alman ekolünden”. 1993-1997 yılları arasında

Almanya’da tahsil görmüştü. Almanya ile içli dışlı. Yeni Başbakan halen (2012)

Romanya’daki Soros Açık Toplum Vakfı’nın ‘Bilimsel Kurul Üyesi’ydi. Yeni Başbakan

pek çok ödül almayı da başarmış biriydi. Kudüs İbrani Üniversitesi tarafından verilen

“Felix Posen” Ödülü ve “Romanya Yıldızı” Ödülü bunların başında geliyordu.

Ungureanu, Dışişleri koridorlarında da, Dış İşlerden Sorumlu Devlet Sekreteri

(Müsteşar), Bakan Müşaviri ve 29 Aralık 2004’den 22 Mart 2007’ye kadar da Dışişleri

Bakanı sıfatı ile dolaşmıştı.

Ama yetmedi. Gensoru konusunda yenilme şampiyonu ‘Birleşmiş Muhalefet’ nihayet

yenmesini öğrendi ve acemi ‘teknokrat’ Ungureanu hükümetini ilk fiskede 3 oy farkı ile

devirdi.

On gün sonra da kurduğu hükümete 53 oy farkı ile güven oyu aldı. 3 yılda 3 oyu

bulamadılar ama 10 günde 50 oyu bir çırpıda buldular.

Böyle kurulan Victor Ponta hükümeti pek çok badire atlattı. Partisi 2012 sonlarında

girdiği genel seçimlerde de birininci parti çıkmasını başardı. Bir zamanların efsane

‘Birleşmiş Mufalefet’i artık iktidardı.

Önce Cumhurbaşkanı olabilme sevdası ile her cefaya katlanan Crin Antonescu PNL

liderliğinden oldu. Yerine gelen Alman kökenli Klaus Iohannes önce parti başkanı

ardından Cumhurbaşkanı seçildi.

Sonra Ponta hükümetini geldiği metodla götürdüler.

30 Ekim 2015 Gece Kulübü yangını bahane edilerek başlayan sokak gösterileri Ponta

hükümetini de götürdü.

ABD ve AB’nin gözdesi teknokrat hükümetinin ülkeyi götürdüğü 2016 seçimlerinde

başarı ile çıkan PSD kananının yarısı da muhalefetle birleşerek sokaklara aktı.

Yeni kurulmuş hükümetin cezaevlerini boşaltma girişimine prim verilmedi.

1989 yılındaki diktatör Nikolay Çavuşescu’yu götüren sokak hareketlerinden bu yana

2017 Ocak ayında gerçekleşen en büyük gösteriler 12’inci gününde hükümete kararını

geri aldırttı, bir bakan gitti.

O günlerde “Hükümetin kararname ile getirdiği ‘af yasası’nı geri çekme kararı bakalım

kendisini kurtarmaya yetecek mi?” diye sormuştuk.

Yetmişti..

Ama 2017 Kasım’ına gelinceye kadar ne fireler verildi..

Nihayetinde af yasa tasarısı adıyla Parlamentoya getirilip sonra geri çekilen tasarı kasım 2017’de  de adalet yasa tasarısı olarak Parlamentoya geldi. Ancak, Bükreş başta olmak üzere büyük şehirlerde toplam 60 bin kişi sokaklara döküldü. Hem de ‘Hırsız bir ulus olmak istemiyoruz’ gibi tarihi bir slogan üreterek.

2016 yılı Kasım ayında başlayan ve başbakan değişikliği ile kısmen amacına ulaşan gösteriler, 2018 yılında erken başladı. 10 Ağustos Cuma gününden buyana eylemler devam ediyor. Eylemlerde polis ilk defa göz yaşartıcı gaz kullandı.Bu seferki gösterilerin tek farkı başlatanların Diaspora Romenleri oluşuydu.

O günlerdeki “Bakalım Romen diasporası mensupları yaz tatili dolayısı ile geldikleri ülkelerinde bir hükümet değişikliğine yol açabilecekler mi?” şeklindeki sorumuz cevabını ‘Hayır’ olarak aldı.

Normal olarak Romanya’da hükümet düşürme mevsimi açıldı ama Romanya yerine, Fransa, Almanya, Arnavutluk ve Sırbistan gibi ülkelerde gösteriler başladı.

ABD, ‘Yeni Otokratlar’ adlı gerçekimsi masallarla Başkan Donald Trump sonrasının Avrupa’sını  hazırlanırken, Batı’dan Doğu Avrupa’ya doğru seyreden eylemler henüz Romanya’ya sıçramadı.

Yine de siz siz olun ‘Sokağın gücü’nü küçümsemeyin.

Şubat başına kadar tehlike henüz geçmiş değil.

Not: Bu yazı 08 Şubat 2012- 28 Mayıs 2012 – 4 Haziran 2013- 7 Şubat 2017- 7 Kasım 2017 ve 14 Ağustos 2018’de güncellenerek yeniden yayımlanmıştır.

 

2 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir