Türkiye-AB ilişkilerinde 2019 beklentileri

ANKARA – Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde özellikle 2019’un ilk yarısında hem Türkiye’de yapılacak yerel seçimler hem de Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri nedeniyle ciddi bir ilerleme olmayacağı tahmin ediliyor ancak gelecek birkaç ay içinde 4 yıldır yapılamayan Türkiye-AB Ortaklık Konseyi’nin bakanlar düzeyinde toplanması gibi önemli gelişmeler de beklentiler arasında yer alıyor.

Türkiye-AB ilişkilerinde 2019’da Türk tarafının izlediği konuların en önemlilerinden biri AP seçimleri olacak. Seçimlerde AB ülkelerinin çoğunda sosyalistlerin oy kaybedebileceği, daha korumacı, radikal, aşırı sağcı, dışlayıcı bir parlamento çıkma ihtimali Türk tarafında değerlendiriliyor.

AP seçimleri nedeniyle 2019’un özellikle ilk yarısında ilişkilerde çok ciddi bir ilerleme beklenmiyor. Seçimler öncesinde AP’nin de Avrupa ülkelerindeki siyasi partilerin de Türkiye ile ilişkileri ilerletmek adına ciddi adımlar atmasının beklenmediği vurgulanıyor.

ROMANYA DÖNEM BAŞKANLIĞINDAN BEKLENTİLER

AB dönem başkanlığını 1 Ocak 2019’da Romanya devralacak. Türkiye’nin AB üyeliğine sıcak bakmayan Avusturya’nın dönem başkanlığında önemli gelişme olmamıştı.

Avusturya’dan görevi devralacak Romanya’nın, kendi dönem başkanlığında 4 yıldır toplanamayan Türkiye-AB Ortaklık Konseyi’nin bakanlar düzeyinde toplanabilmesi için çaba gösterdiği ifade ediliyor.

Romanya’nın toplantıyı düzenlemek için istekli olduğu, AB Komisyonu’nun da Romanya’yı desteklediği vurgulanıyor.

Gelecek birkaç ayda Türkiye’den ve AB üyesi ülkelerden dışişleri bakanlarının veya Avrupa işleriyle ilgili bakanların ve ilgili AB Komisyonu üyelerinin katılımıyla bu toplantının yapılması bekleniyor.

Türkiye-AB Zirvesinin ise AP seçimleri nedeniyle yeni yılın ilk yarısında yapılamayacağı, haziran sonu ya da temmuzda düzenlenebileceği ya da 2019 sonuna kalabileceği ifade ediliyor.

Taraflar arasındaki son zirve toplantısı Bulgaristan’ın dönem başkanlığında geçen mart ayında yapılmıştı.

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısının 79’uncusunun da yeni yılın ilk aylarında yapılma ihtimali bulunuyor. Toplantının 77’incisi 3 yıl aradan sonra nisan ayında Brüksel’de, 78’incisi bu hafta Ankara’da yapılmıştı.

VİZE SERBESTİSİ

Türk yetkililer, bunlara rağmen Türkiye-AB ilişkilerinin gelişmesi için radikal adımlar beklemediklerini dile getiriyor. İlişkilerde zorlayıcı konular da bulunuyor. Bunlardan birini vize serbestisi süreci oluşturuyor.

Türkiye’nin vize serbestisi sürecinin, kalan 6 kriteri tamamlamasından sonra Avrupa Parlamentosu (AP) ve AB üyesi ülkeler tarafından onaylanması gerekiyor. Türkiye’nin vizesiz seyahat için gerekli kriterleri yerine getirebileceği, ancak mayısta yapılacak AP seçimleri ve Türkiye’deki yerel seçimler nedeniyle Türkiye ile AB arasındaki vize serbestisi sürecinin yavaş ilerleyebileceği ifade ediliyor. Türk tarafı, her şey mükemmel gitse bile 2019 sonuna kadar vize serbestisi sürecinden çok fazla beklenti içinde olunmaması gerektiğini düşünüyor.

Türk yetkililerin verdiği bilgiye göre, süreçteki kriterlerden biri olan biyometrik pasaportlarla ilgili kriter yerine getirilerek gündemden düştü. Türkiye’de yaklaşık 11 milyon kişinin pasaportu bulunuyor. AB kriterlerine uyan son kuşak biyometrik pasaportların sayısı ise 1,2 milyonu aştı. Şu anda AB’nin vize serbestisinden yararlanan birçok ülkenin bile bu sayıya ulaşamadığı bildirildi.

Yetkililer, mantıklı bakıldığında vize serbestisinin en az 1,5 yıllık bir süreç olduğunu, tarafların istenildiği takdirde bunu kısaltabileceğini söyledi.

Vize serbestisi sürecinde Türkiye ile AB arasındaki göç anlaşmasının tüm yönleriyle uygulanması, ağır suçlar ve terörle mücadele konusunda Europol ile Türk makamları arasında müzakerelere başlanması gibi kriterler de bulunuyor.

Kişisel verilerin değişimine dair Türkiye ile AB arasındaki anlaşmanın müzakereleri 30 Kasım’da Brüksel’de başlamıştı. Bu müzakerelerin tamamlanmasının uzun zaman alacağı tahmin ediliyor. AB, ayrıca Türkiye’den kişisel verilerin korunması kanununda bazı değişiklikler bekliyor. Bu iki sürecin birbiriyle paralel yürütülmesi planlanıyor.

GÖÇ KRİZİNDE PAYLAŞIM

Türkiye’yi üyeliğe hazırlayan IPA fonlarındaki kesinti ve Türkiye’deki Suriyeliler için AB’nin taahhüt ettiği fonların yavaş ilerlemesi de sorunlu konulardan biri.

AB, 2014-2020 dönemi için Türkiye’ye 4,5 milyar avro fon tahsis etmiş ancak son dönemde ilişkilerde yaşanan gerginlikten sonra bunun yaklaşık 1 milyar dolarında kesintiye gitmişti. Ayrıca, 18 Mart 2016’daki sığınmacı mutabakatından sonra Türkiye’deki Suriyeliler için 3+3 olmak üzere toplamda 6 milyar avro taahhüt etmişti. ilk 3 milyar avronun şu ana kadar 1,7 milyar avrosu kullanıldı. 1,3 milyar avronun ise “yolda” olduğu belirtiliyor. Haziran 2018’de tahsis edilmesi onaylanan ikinci 3 milyarlık dilimden karşılanacak ilk projenin imzaları ise perşembe günü atıldı.

AKPM DENETİMİ

Türkiye’nin Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin (AKPM) denetimine yeniden girmesi de sorunlu alanlardan birini oluşturuyor.

Türkiye, bir an önce denetimden çıkmak istiyor. AKPM ise, Avrupa Konseyi’nin tutuksuz yargılamayı teşvik eden kararlarının gerçekleşmesini bekliyor.

Türkiye’nin elinde, denetim mekanizmasını kaldırmak için, yargı reform stratejisi ve vize serbestisi diyaloğundaki kriterlerin yerine getirilmesi gibi araçlar bulunuyor. Bunlar Türkiye’nin hem AB hem de Avrupa Konseyi karşısında konumunu güçlendirecek adımlar olarak görülüyor.

GÜMRÜK BİRLİĞİNİN GÜNCELLENMESİ

Türkiye’nin istediği Gümrük Birliği güncellemesinde de adım atılamıyor. Almanya, Hollanda ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin engellemeleriyle AB Konseyi, AB Komisyonuna müzakerelere başlama yetkisi vermiyor.

Türkiye, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarından otomatik olarak faydalanmak istiyor. Türkiye, AB Komisyonu ve bazı üye ülkelerin desteğini almasına rağmen müzakere süreci başlamadığı için ilerleme sağlayamıyor.

Gümrük Birliği’ne tabi malları taşıyan Türk tırlarına Avusturya gibi bazı AB ülkelerinde ek vergi getiriliyor ve böylece maliyetler artıyor. Türkiye, ulaştırma konusunda karşılaştığı bu tür sorunların da çözülmesini bekliyor.

Bir başka konu da Türkiye’nin Gümrük Birliğindeki karar alma mekanizmalarının dışında tutulması. Türkiye, Gümrük Birliğini uygulayan bir ülke olarak AB Ticaret Politikası Komitesinin kararlarının büyük bölümüne tabi durumda. Ancak Türkiye, AB üyesi olmadığı için 28 üye ülkenin temsil edildiği ve kendisini de ilgilendiren kararların alındığı bu komitede bulunamıyor.

BREXIT

Türkiye’nin üyeliğine destek veren İngiltere’nin AB’den ayrılması Türkiye için bir kayıp olarak değerlendiriliyor.

Türkiye, ayrıca Türk vatandaşlarının Ankara Anlaşmasından kaynaklanan haklarının korunmasını talep ediyor. (AA)

2 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir