HAMDİ YILMAZ -Türk STK’ları uyurken Türk çeliğine şimdi de Ukrayna darbesi

*Avrupa’daki Türk STK’ları uyurken, ABD ve Gümrük Birliği Anlaşmasına rağmen AB tarafından kıskaca alınan Türk çelik sektörüne bir darbe de Ukrayna’dan geliyor

*Haber- Analiz

Doğu’da İran, batıda  ise Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği (AB) arasındaki çelik savaşlarında bedel ödemeye devam eden Türk çelik sektörüne bir darbe de Ukrayna’dan geliyor.

Ukrayna, başta Romanya olmak üzere Avrupa Birliği ülkelerine ihraç ettiği çelik fiyatını ton başına 130 euro daha düşük tutuyor.

Çelik ve çelik ürünleri doğrudan ve dolaylı yollarla Türk ihraç ürünleri arasında oldukça önemli bir paya sahip.

2018 yılında Türkiye’nin 168,1 milyar dolarlık ihracatının içerisinde çelik sektörünün payı 15 milyar 554 milyon dolarla yüzde 9,25 oldu.

Bu oranın ihraç edilen başka ürünlerde dolaylı kullanımı ile daha da yüksek olduğu biliniyor. Örneğin mobilya ihracatında kanape, koltuk ve yatak gibi ürünlerin içerisinde kullanılan yayların dikkate alınmayışı, ürünün salt yatak olarak değerlendirilişi gibi

AB ANLAŞMAYA UYMUYOR

27 yıldır Batı’da Türk üretici ve satıcılarla iç içe gazetecilk yapan biri olarak üzüldüğüm en önemli şeylerden birisi Türk çeliğinin sahipsizliğine şahit olmak oldu. Türkiye ile AB arasında yapılmış sözde Gümrük Birliği Anlaşmasına rağmen, söz konusu Türk çeliği olunca, hiç bir zaman anlaşmaya uyulmadı. Daha doğrusu AB uymadı.

İşin acı tarafı AB, karşısında bu konuda hiç bir zaman yeterli bir tepkiyi de bulmadı. 1996 yılından bu yana Türk çeliği ABD ile AB arasındaki çelik savaşlarında bedel ödeyen taraf oldu.

ABD, AB çeliğine fon koyunca, AB de döndü Türk çeliğine fon koydu, kota koydu. Anlaşmaya rağmen Türkiye’yi üçüncü ülke katagorisinde değerlendirdi.

TÜRK STK’LARI UYUYOR

Türk ihracatı için böylesine hayati bir konuya sahip çelik ve türevlerinin dış satımına yönelik engellemelere rağmen, Avrupa’da irili ufaklı 100’ü aşkın Türk sivil toplum kuruluşu, sayısız işadamları derneği var, ancak kıllarını dahi kıpırdatmadılar.

Üstelik bir zamanlar Avrupa’da ‘Tencere Kralı’ olarak ünlenen, yani çeliğin sırtından ‘Krallık’ ünvanını kazanan HOTİAD (Hollanda Türk İşadamları Derneği) başkanlığı da yapmış değerli işadamı Turgut Torunoğulları gibi lobicilikten anlayan başkanlara rağmen TSK’ları kıllarını kıpırdatmadı.

Halen de kıpırdatmıyorlar.

BRÜKSEL’DE LOBİ

Bakın, dünkü Gazete Balkan’da Suceava’da 4.500 euro harcayarak 1 metre otoyol yaparak dikkatleri hükümetin bölgeye olan ilgisizliği iddiasına çeken Romen işadamı Ştefan Mandachi’nin haberi vardı.

Öte yandan Brükseldeki lobicilik faaliyetleri için 4,2 milyar euro para harcandığı haberini görmeyen mi var? Terör Ötgütü FETÖ’nün bile Brüksel’de lobisi var. AB tarafından çiğnenen Gümrük Birliği anlaşmasına karşılık bir “Türk çeliği lobisi” kurulamaz mıydı, kurulamaz mı?

HUKUK MÜCADELESİ NİÇİN BAŞLATIL MIYOR?

Gümrük Birliği anlaşmasına rağmen AB içerisinde serbest dolaşım hakkı çiğnenen Türk çeliği için AB nezdindeki mahkemelerde niçin dava açılmaz, bunu da anlamak mümkün değil.

1996 yılında imzalanan Gümrük Birliği Anlaşmasından bu yana kaç çelik haberi yaptığımın sayısını Allah bilir. O günden bu güne bir dava açılsaydı, 7-8 yılda sonlanırdı. Haklı olduğumuz için de kazanırdık.

Hollanda’da avukatlık yapan Ejder Köse böyle bir dava için iyi bir avukattı ve kazanırdı.

TÜRK ÇELİĞİ VE ROMANYA

Kota konusunda en büyük sorunlardan birisi de Romanya’da yaşanıyor. Oysa Romanya, en fazla çelik ihracatı yaptığımız İtalya, ABD, İsrail ve İspanya’dan sonraki beşinci ülke.

Romanya’da bazı sektörlerdeki firmalar Türkiye’den alarak ara ürün olarak Romanya’da işlediği Türk çeliğini kota ve fonlardan kurtarmak için Türkiye’de işleyerek getirmeyi deneme girşiminde bulunuyorlar.

Ancak, bu seferde ‘Rantistan’a dönen Türkiye’deki arsa fiyatlarının pahalılığı ciddi bir engel olarak karşılarına dikiliyor.

İSTANBUL- BURSA VE KAYSERİ’DEKİ BELEDİYELERE ÇAĞRI

İstanbul, Bursa ve Kayseri’deki belediyeler Türk çelik ihracatının artmasında ciddi rol oynayabilirler. Bu belediyeler çelik hammaddesini yarı mamüle çevirerek ihraç etmek kaydı ile kurulacak mini işletmelere ucuz arsa temini sağlayabilirler. Başka destekler de verebilirler.

Derya’da damla kabilinden de olsa çalik ihracatının yanı sıra istihdam başta olmak üzere başka alanlardan da bu mini tesislerden fayda sağlanması mümkün.

6 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir