HAMDİ YILMAZ -AB’nin ‘Kota kartel’leri ve Romanya’daki çelik kotası

Gazetemizin Avusturya satışının devam ettiği günlerde gittiğim Viyana’da otel lobisinde otururken, iki ilginç şey öğrenmiştim.

Birincisi, Avrupa Birliği (AB) Türk bulguruna kota koyduğu için uyanığın biri toplam kota kadar bulguru daha Ocak ayında alır, sonra da kota bittiği için Türkiye’den kimse bulgur getiremez, o da dilediği fiyattan yıl boyunca satarmış.

Bulgur’a takmışlığım çoktur, Gümrük Birliği Anlaşmasının imzalandığı günlerde onlarca bulgur konulu yazı yazmışlığım vardır.

Türk’ün milli yemek malzemesi bulgur sayesinde ya kota kartellerinin cebi dolar yada AB ülkelerinin kasası.

Avrupa’daki 6 milyon Türk’ten başka kimse bulguru bilmez ve yemez. Ama AB bulgura hem fon, hem de kota koyar.

Gümrük Birliği Anlaşmasının imzalandığı günlerde bu konuya dikkat çekerek sayısız yazı yazdım, işin peşini bırakmadım. Ama başaramadık!

O günlerde Leydi Çiller Hükümeti’nin Gümrük Birliği Anlaşmasını sonuçlandırmak üzere görevlendirdiği bayan Devlet Bakanı şimdilerde Akdeniz Bölgesinin bir sahil kentinde Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak yarış içinde.

İş işten geçip, bulgur zehiri yedikten, Hanımefendi’nin de bakanlığı gittikten sonra Ankara’da bir toplantıda karşılaştık.

“AB et ve süt ürünlerinde Belçika’yı, Hollanda’yı, makarnada İtalya’yı koruyor. Bulgur da kimi koruyor da fon konmasına izin verdiniz?” sorusunu yönelttim. Cevabı,

“Efendim bazı şeylerde taviz vermek mecburiyetindeydik” şeklinde oldu.

Şimdi oturun 6 milyon Türk’ün her biri yılda birer ilo bulgur yese, kilogram başına 37,5 Euro- sent fon parasından oturup hesap yapın. 6 milyon Türk’ün sırtından haksız yere AB ülkelerinin kasasına 23 yılda ne kadar para girdi?

AB’nin kota yoluyla yarattığı karteller de cabası.

Bulgur işini niye hatırladığıma gelince, AB’nin Romanya’da Türk çeliğine bu yıl için koyduğu kota bir ay sonra yani Nisan ayında bitecekmiş.

Sonrası yüzde 25 fon!

Niçin Türk çeliği ile ilgili çırpınıp durduğumu bilmem analatabiliyor muyum?

Çelik de Türk’ün bulgur gibi bahtsız ürünü. Hadi Bulguru anladık, anlaşmanın içerisinde var. Leydi Çiller ve avaneleri taviz verdi diyelim.

Ya, Çelik üzerindeki fon ve kota gayri kanuni ve gayri ahlakî.

Kimin umurunda?

Türk malı alayım, satayım diye çırpınan bir avuç Türk iş adamının dışın da kimin umurunda?

Benim ki de sorumu yani, 1996 yılından buyana kimin umurunda olmuş ki, bundan sonra birilerinin umurunda olsun!

Viyana’da otel lobisinde öğrendiğim ikinci konuya gelince bu günlerin en büyük problemi ama, yerimiz kalmadı.

3 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir