HAMDİ YILMAZ -Cehennem’deki Türk Kazanı

Klasik hikâyedir ve herkes bilir; Cehennem’de her millet için kurulan kazanların başında birer zebani beklermiş, ki kazan kapaklarını açıp kaçmasınlar diye.

Türk Kazanı’nın başında ise Cehennem Zebani’si bulunmadığı gibi kazan da kapaksızmış. Sebebini ise Cehennem yetkilileri, ‘Türkler birbirlerini çeker ve kazandan çıkartmazlar!’ diye açıklarmış..

***

Sonuç itibarı ile insanı gülümseten bir rivayet de olsa, bu doğru değil.

Türkler, hiç umulmadık, hiç unutulmadık anlarda öyle birliktelikler gerçekleştirmişlerdir ki, insanlık tarihi böylesi anların hikâyesi ile doludur.

***

Almanya, Hollanda ve Romanya’daki toplam 27 yıllık gazetecilik hayatım boyunca  bu birlikteliklerin, dayanışmanın sayısız örneklerini gördüm.

Ağrılı’nın Charter uçağını Düsseldorf’ta Denizlili dönercinin parası ile uçuruşunun canlı şahidiyim.

İtalyan pizzacısında şef garsonluk yapan ve Alman eşinden yeni boşanmış Diyarbakırlı genç ile Ankaralı Mühendisin “Bunlar beyinleri, biz ise yüreğimizle seviyoruz” cümlesi ile müşterekliklerini perçinledikleri sohbetin şahidiyim..

Size benzer onlarca hikâye analatabilirim.

Uzatmaya gerek yok.

***

Demem o ki, en bağnazından en aydınlık ufuklusuna kadar Türk’ün farklı bir hasleti, meziyeti var. İnanmayan bizi iyi tanıyan vicdan sahibi Batılılara sorabilir.

Ne demiş şair;

“Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

Sen ki, burçlara bayrak olacak kumaştansın..”

***

Sen ki, köpek leşinin yanından geçerken burnunu kapatan arkadaşına, “Mübareğin ne güzel dişleri var” diyen Peygamberin ümmetindensin..

Sen ki, arkadaşı Hüsametinle yolda yürürken, hışımla üzerlerine gelen köpeğe karşı yerden taş kavrayan arkadaşına, “Dokunma Hüsamettin! O bizim dostun köpeği” diyen Mevlana’nın şereflendirdiği çoğrafyanın cocuğusun.

***

Bu anlayışla, gündelik politikaların üstünde sadece Batı’da 27 yıl gazetecilik yapan biri olarak söylemeliyim, Romanya’da bugün 15’üncü yılına ‘Merhaba’ diyen Gazete Balkan’a vereceğiniz her destek Romanya Türk Toplumunun başının dikliğine, Türkiye ve Türklerin yanlış tanıtımının engeline, iki ülke ilişkilerinin mükemmelliğine verdiğiniz destek anlamına gelecektir.

Hamdi Yılmaz’ın kusuruna, kabahatine takılmayın. O hergün gözünüzün önünde olduğu, hergün bu gazete ile karşınıza çıktığı için her kabahatini, her kusurunu görüyorsunuz. Göze batışı bundan.

Biz, sizden aldığımız güç (abone, reklam, gece sponsorluğu ve davetiye alımı) doğrultusunda milletimizin sonsuza kadar var, güçlü, hür ve mutlu olması için nokta ucu kadar da olsa katkı sağlamanın peşindeyiz.

Bu anlamda bizi 14 yıldır yaşatan Romanya Türk Toplumu’na şükranlarımı sunarım..

Saygılarımızla.

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir