Hamdi YILMAZ – Batı Avrupa Türk azınlığı

Yaşanan gelişmeler ışığında daha önce dikkatinize sunduğumuz ve ilk olarak bizim tarafımızdan dillendirilen Türk azınlığın siyasal haklarını yeniden dikkaninize sunmak istiyorum.

Avrupa Birliği sınırları  içinde yaşayan Türk nüfusu 6 milyonu aşmıştır. Bu nüfusun bazı  AB üyesi ülkelerin nüfusundan fazla olduğunu söylemeye gerek yok. İnsan hakları ve demokrasi denince mangalda kül bırakmayan AB kodamanları, büyük bir çoğunluğu yaşadığı ülke vatandaşı olarak azınlık haline gelen Türkleri yok saymaya devam etmektedirler.

Kişisel girişimleri ile çeşitli partilerde politika yaparak Avrupa Parlamentosu’na girmiş birkaç Türk’ü istisna  olarak görmek bile mümkün değildir.

AB üyesi ülkelerde yaşayan Türklerin bulundukları ülkelerin iç politikalarını  yakından takip etmeleri kendi çıkarları gereği kaçınılmazdır.

Bir zamanlar “Özgürlük Diyarı” olarak bilinen Hollanda’nın bugün ne hale geldiği meydandadır. Dolayısı ile Türklerin bulundukları ülke politikası ile yakından ilgili olmaları kendi gelecekleri açısından kaçınılmaz olduğu kadar kutsal “Azınlık hakları” nın da gereğidir.

AB’nin bu konuda kendi içinde bile çifte standart uyguladığı gözlerden kaçmaktadır. Kimse işin burasına dokunmamaktadır. Düne kadar AB üyesi olmayan Doğu Avrupa ülkelerine dayatmada bulunan ve bazı ülkeleri bin nüfuslu bir azınlığa bile ulusal parlamentolarında temsilci bulundurmayı şart koşan AB kodamanları, bu hakkın çekirdek ülkelerde dillendirilmesine bile izin vermezler.

2 bin civarındaki Alman azınlığı  Romanya Parlamentosu’nda temsilci bulundurmaktadır, bir milletvekiline sahiptir, üstelik de bunu 2 bin Alman seçmektedir. Ancak, sayısı  bir milyonu geçmiş Türk azınlığın Almanya’da parlamentoya temsilci gönderme hakkı yoktur. Hollanda’daki 200 bin Türk azınlığı da Fransa’daki, Avusturya’daki gibi bu haktan mahrumdur.

Niçin?

Bu soruyu onlara kimse sormamaktadır. Romanya parlamentosunda 22 azınlığın milletvekili bulunmaktadır. Hatta kutsal azınlık hakları adına buradaki Türk ve Tatar varlıkları ayrı ayrı millet kabul edilmiş ve her ikisine de ayrı temsilci gönderme hakkı verilirken, Alman vatandaşı en az 1 milyon Türk azınlığı niçin bu haktan mahrumdur?

Türkiye, kafasını kumdan çıkartmalı ve AB’yi can evinden kavrayarak sıkıştırmalıdır. Balkanlarda Çingenelerin girmediği parlamento kalmamışken, niçin Batı Avrupa’daki Türk azınlığı bu haktan mahrumdur.

Yıllardır ayyıldızlı  pasaportuna kutsal kitap gibi sarılanların direncini “yaşadığınız ülke vatandaşlığına geçin” diyerek kıranların yürekleri yeterse şimdi AB’nin dirençlerini kırma vakti gelmiştir.

“Batı Avrupa Türk Azınlığı”nın hakları artık dillendirilmelidir.

(Bu yazı 18 Kasım 2011 tarihinde yazyımlanmıştır)

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir