GÖLGE GAZETECİ – Gerici demokrasilerde parti başkanı nasıl seçiliyor?

Önce hepinize merhaba.

“Sen de kimsin, nereden çıktın, senin adın yok mu? O fotoğraf da ne öyle” dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Valla, ne diyeyim, yada anlatmaya nereden başlıyayım bilmem ki..

Eski kulağı kesikler familyasından bir gazeteciyim. Deryaya dalar gibi bir çift mavi gözün derinliklerine dalıp, buralara düştük.

Şimdilik iyi gidiyor, kapağı Romanya’ya atacak gibiyim.

Bazı arkadaşlar, kırkından sonra saz çalınmaz, kırkından sonra azanı teneşir paklar, dedilerse de kulak asmadım.

Romence öğrenme konusunda da bayağı mesafe aldım. Zaten Farsca ve Fransızcayı iyi biliyorum. İngilizceyi söylememe bile gerek yok. Dil öğrenmeye aşinayım yani.

***

Talih mi, talihsizlik mi bilmem ama bundan altı ay kadar önce Hamdi Beyle tanıştım. Bu süre içerisinde benim yaşadığım kente bir kaç defa geldi. Birkaç defa da ben Bükreş’e geldim. Her bir seferde epey muhabbet ettik.

Geçen hafta bana dediki, “Sen ilginç birisin. Sürekli gülüyor, hayatı da tiye alıyorsun. Okuyucularımız bizim ciddiyetimizden sıkıldı. Gazete Balkan’da yazsana..”

Uzatmıyayım, bizim ilk yazının başlığı güme gitmesin.

Ben korkak bir adamım, üstelik bizim maya Romanya hamuru ile kaynaşacak mı belli değil. Bu yüzden şimdilik siz beni ‘Gölge Gazeteci’ olarak bilin. Hamdi Beyle böyle anlaştık.

Hangi gün, haftada kaç yazı yazacağım benim keyfime kalmış. Herşey yaver giderse, Hamdi Bey 29 kasım’da yapılacak Başarılı Türk Firmaları Ödül Töreni’ninde beni sizlerle şahsen taıştıracak.

***

Aslında ben ilerici bir gazeteciyim ama daha ilk yazım da gericilere takıldım.

Bizde siyasi parti başkanları nasıl seçilir hepiniz biliyorsunuz.

Benim bebekliğimden beri delegeler bu işi hallediyor. Bazen işin içine muhtarlar da giriyor. Hatta pek gerici bulmama rağmen şiirlerine hayran olduğum Abdurrahim Karakoç, tee 1960’lı yıllarda “Döner kebap yedirmişler muhtara / Sola kaydı bu seçimde bizim köy” diye şiirler yazmıştı.

Kimileri ‘delege sultası’ filan diye küçümsese de durum bu.

Bu kadar lakırdıyı sözü gerici İngilizlere getirmek için yaptım.

***

İngiltere Başbakanı ve Muhafazakar Parti Genel Başkanı Teresa May Hanım bataklığa saplanınca, istifa etti. Bu arada uyarmak isterim Theresa yerine Teresa yazdım diye cahilliğimi yüzüme vurmayın. Milen Kundera’nın roman kahramanı Teresa benim gençlik aşkımdır. O yüzden yani.. neyse.

Bizim, vatan haini olduğu için linç edilen gazeteci Ali Kemal’in torunu Boris Johnson dahil 11 kişi Muhafazakar Parti Genel Başkanı olmak için yarışa başladı.

BBC’nin bildirdiğine göre, yarışa katılmak için 8 milletvekili tavlamayı başaramayan bir kişi şimdiden elendi.

13, 18, 19 ve 20 Haziran günleri 313 Muhafazakar Parti milletvekili aday sayısı iki kişiye düşünceye kadar oylama yapacak. 22 Haziran’dan itibaren de Muhafazakar Parti’nin kayıtlı 160 bin üyesi bu iki adaydan birisi için oy kullanacak. Bir ay civarında sürecek oy kullanma işleminin 22 Temmuz’a kadar bitmesi bekleniyor. Kazanan parti genel başkanı ve parti iktidarda bulunduğu için de başbakan olacak. Dedesi Ali Kemal’in şimdi kendisinin mensubu olduğu İngilizlere meyilli olduğu gibi  ABD’ye meyilli, Trump’dan el almış Boris Johnson şanlı gözüküyormuş.

***

Gördünüz mü gerici İngiliz Demokrasisi’ni?

Hani ‘delege’?

160 bin parti üyesine döner kebap (hamburger) mı yeter?

Valla akılsız bu İngilizler.

‘Delege Demokrasisi’nin gözünü seveyim!

Siz siz olun ilerici ‘Delege Demokrasisi’nin kıymetini bilin. Bilinki partinizin genel başkanı ölünceye kadar ensenizde boza pişirsin..

Kalın sağlıcakla..

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir