HAMDİ YILMAZ – Romanya’nın Kuzey Doğu’su

Geçen asrın söylem dili ile konuşacak olursak, ‘Doğu’ iptidailiktir. Kalkınmamışlık yahut kalkınamamışlıktır. Bu ekonomik ve sosyal anlamda böyledir.

Bu Türkiye’de de böyledir, Romanya’da da böyledir. Hatta Almanya’da da böyledir.

Hükümetler kendi ülkelerinin ‘Doğu’larını kalkındırmak için bölgesel kalkınma planları yaparlar.

Almanya bile geçen asrın ortasında kaybedip, sonunda kavuştuğu ‘Doğu’sunu Batı’nın seviyesine çıkartmak için her bir vatandaşında ayda 50 Alman Markı (şimdilerde euro), vergi mükelleflerinden de münasip bir oranda vergi alıyordu. Hoş, uygulmama kalkmamış, devam ediyormuş.

Hollanda bu anlattığım standarda uymaz. Kağıt üzerinde ülkenin başkenti Amsterdam olsa da fiiliyatta hükümet merkezi Lahey’dir. Bakanlıkların her biri ise ülkenin değişik bölgelerindeki kentlerdedir. Mesela Sağlık Bakanlığı’nda fiili işi olanlar Groningen’e gitmek mecburiyetindedir, çünkü Bakanlık merkezi oradadır. Hollanda’da doğu batı kavramı bu anlamda yoktur.

Sadece ülkeler değil, kıtalar da böyledir. Avrupa kıtasınının Doğu ve Batı’sına bakmak yeterlidir.

Neticede biz dünyayı turlamış birisi değiliz. Almanya, Hollanda, Fransa, Avusturya, Belçika, Romanya ve Bulgaristan’dan başka ülke görmüşlüğümüz yoktur. Yukarıdaki değerlendirmemizde eksiklik ve yanışlıklar olabilir.

Batı, kalkınmışlığın ve medeniyetin simgesidir. Buyüzden olmalı, Türkler Doğu’dan Batı’ya binlerce yıldır akar durur.

Türklerin tarih sahnesine çıktığı bölge Çinliler ile aynıdır. Bugün Çin’in nüfusu 1,5 milyar, Türklerin doğudan batıya toplamı yarım milyardır. Aradaki fark Batı’ya akının bedelidir.

***

Geçen haftanın yarıdan fazlasını Romanya’nın Kuzey Doğu’sunda geçirdik. Üç vilayette bazen sokak sokak Türk firması aradık.

Bir zamanlar bana Düsseldorf, Duisburg, Wuppertal, Essen, Solingen gibi Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde bir Türk soyadı sorsalar, hangi şehirde olduğunu istisnalar hariç bilirdim.

Çünkü, dönem dönem reklamla yaşadığı için ücretsiz dağıtılırdı gazetemiz ve haftada 2-3 bin gazeteyi ev ev bizzat kendim dağıtırdım. Ve her Türk’ün posta kutusu vardı ve üzerinde ismi yazardı. Sadece bu örnek bile Doğu –Batı ayırdımı izahına yeter sanırım.

Oysa Romanya’da bırakın şahsı, 20 milyon euro kâr etmiş firmayı bulamamışlığımız olmuştur. Buyüzden geçen hafta ülkenin kuzey doğusunda benzeri konumu tekrar yaşayınca şaşırmadık.

***

Gitmediğin, bilmediğin yer senin değildir.

Neyse, biz Romanya’nın Kuzey Doğu’sunu önümüzdeki günlerde anlatmaya devam edeceğiz.

Şu kadarını söyliyeyim; Bacau’daki ayçiçeği tarlarındaki herbir ayçiçeği fidesinin boyu 50-60 santimetre civarındayken, fide boyları güneye indikçe büyüyordu. Mesela Ialomita’daki ayçiçek fidelerinin boyu bir metreyi bile buluyor.

Bükreşli olan sürücümüz trafikte karşılaştığımız her olumsuzluğu başına olumsuz sıfat ekleyerek “Moldeven” kelimesi ile ifâde ediyordu. Ki, bu ifade tarzı küçümsemeydi. Üstelik ben bunu ilk defa görmüyordum..

Ama Türkler, Romanya’nın Kuzey doğu’sun da da harikalar yaratmışlardı.

Anlatmaya devam edeceğiz.

***

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir