Hamdi YILMAZ – Tarih tekerrür ediyor

Azerbaycan’daki Azatlık gazetesi yazarı Saadet Cahangir, “Bakü’de bayraklar indirildiğinde, Bakü nazarımda yeniden işgal edilmiş gibi oldu. Biz bu ülkede kansızlığın her yüzünü, her rengini, her çeşidini gördük. Ama bunu yapmamalıydılar. Onların bu toprağa canları ile beraber teslim ettikleri bayraklara el uzatmamlıydılar” diyor.

Soner Yalçın da, Pazar günkü yazısında; “Türkiye’nin 100 yıl önce Balkanlar’da başına gelenlerin neredeyse tıpatıp aynısı bugün Güneydoğu’da karşısında. Tek fark, ayrılıkçı çeteler dağdan inerken değil Avrupa’nın baskısıyla cezaevinden çıkarılırken davul-zurnayla karşılanıyor olmasıdır. Üstelik ayrılıkçılar ve karşılama ekibi Türk mahallelerinden geçerek gösteri yapıyorlardı.

Tabii bu arada bu paylaşım savaşını meşru göstermek için, halkların hoşuna gidecek sözcükleri dillerinden düşürmüyorlardı: İnsan hakları, medeniyet, reform vs. Yani aynı bugünkü gibi… 20’nci yüzyıl başında Balkanlar’daki ayrılıkçı örgütler terörü zirveye çıkardı. Neler yapmadılar ki; Osmanlı Bankası’nı havaya uçurdular; Selanik limanında gemi yaktılar; Vardar köprüsünü tahrip ettiler; birçok insanı kaçırıp fidye aldılar vs…
Örneğin sadece 1903 yılının üç ayında Makedonya’daki terör olaylarında, 5.328 Türk, 6.000 Makedonyalı öldü, 198 ilçe yakılıp yıkıldı, 71 bin kişi evsiz kaldı, 30 bin kişi yurdundan oldu. Mehmetçik yangını söndürebilmek için dört yana koşup duruyordu.”

Hadi bin yıl gerisine gidelim, ‘www.yeniden ergenekon.com’ adlı internet sitesinden Kırgızların Nogay Han’ının yüreğine saplanmış Çin mızrağı ile can verirken söylediklerine bakalım; “İyi niyetli yiğitlerim, köklü halkım, bizim düşmana yenik düşmemizin sebebini şimdi anladınız mı? Düşmana askerimiz az olduğu için boyun eğmedik. Halk birleşmedi. İçimizden çürüdük. Birlik ve beraberliğimiz bozuldu. Töreden uzaklaştık. Arzu ve hevesimiz kalmadı, bilgelerin sözünü ciddiye almadık. Töreleri bıraktık, kötülere kandık, küçükler büyüklere hürmet etmediler, çocuklar atalarını bilmediler, kadınlar kocalarını düşünmediler. Tanrıyı tanımadık. Böylece yurdumuzdan gayret, iman, haysiyet kuvvet gitti. Akıllı önderlerinize ve memleketinize gerçekte karşı olan sizsiniz, Düşmana kucak açan sizsiniz. Bundan ibret alınız! Bunu sonraki nesillere, çocuklarınıza anlatınız…”

Birileri bizi bugün yaşananların yukarıda anlatılanlardan farklı olduğuna ikna edebilir mi? Niye tarih tekerrür ediyor? Cevabı Mehmet Akif vermiş. İyi de biz tarihten ibret alamayacak kadar akılsız, basiretsiz, çapsız, haysiyetsiz bir millet miyiz? Öyleyse, tarihin var olduğu günden bu yana niçin, nasıl ve ne pahasına yaşıyoruz?

(Bu yazı 30 Ekim 2009 tarihinde yayımlanmıştır)

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir