HAMDİ YILMAZ -Dinler arası turşu, medeniyetler arası salça procesi ve küfür

Bizim yaştakiler bilir; merhum Zeki Müren’in askerlik anılarına atıfta bulunulurken, rahmetlinin bomba eğitimi sırasında, “kahrol düşman al sana bir bomba!”diyerek bombayı hedefe fırlattığı rivayet edilirdi.

Geçenlerde yazarın biri, “Bana küfürbaz diyorlar. Ne yapayım yani, ‘ABD lütfen bizimle uğraşma, Allah rızası için bize karşı terörist ordusu kurma’ mı diyeyim?” minvalinde dertleniyordu.

2016, 2017 hatta 2018 yıllarında Romanya’daki Fetullah şürekası ile mücadele ederken, bizim üslubumuz de yer yer ağır bulunuyordu..

Sen, devletin, ülken ve milletinle oynayanlara karşı kinini tükrük gibi yüzüne fırlatamıyorsan, piskolojik savaşı nasıl kazanacaksın?

Türk halkının yüzde 95’i Amerika’dan nefret ediyormuş! Vs vs. Amerika senin ‘Lisan-ı münasib’inden anlar mı?

‘Kadılıklar, hakimliğe dönmeden’ önce, küfürbazın biri çok küfür etmekten Kadı’nın huzuruna çıkartılmış.

Kadı, “Evladım bak herkes senden şikayetçi, söyle bakayım niye küfür ediyorsun? Ayıp değil mi?” diye sormuş..

Tam o sırada adamın biri “Kadı efendi, Kadı efendi” diye nefes nefese Kadı’nın yargı odasına dalmış. Kadı ve sanık  donup kalarak, adamın derdini merak etmişler.

Adam nefes nefese, “Kadı efendi, babam öldü, üvey annem bana düşer mi?” diye sormuş.

Küfürbaz sanık, dayanamamış, “Kadı efendi ben böylelerine küfür ediyorum” diye taşı gediğine koymuş.

Dandirik mehdi Fetullah’ın, 40 yılda çalıntı sorularla derlediği eblehler ordusu bir gecede yerle yeksan olunca, devrini bitirdi. Ama, söylem tarzı maklube kaşıkladıklarına miras kaldı. Zihniyeti gitmedi.

“Dinler arası diyalog!”

Medeniyetler İttifakı projesi!” vs gibi.

Ne zaman benzeri bir cümle duysam, midem ağzıma geliyor.

Sanki Türk’ün elin alemin dini, medeniyeti ile bir sıkıntısı yada takıntısı var.

Sade vatandaş o işi yani diyalogu, ittifakı sahada gayet güzel yapıyor. Sizin procenize ihtiyacını olduğunu sanmıyorum.

İşte size bir örnek;

Türk’ün biri yaşadığı ülkenin kadınlarından birisi ile evlenmiş. Evlilik öncesi sanırım uzunca bir süre de geçmemiş..

Evliliğin ilk günlerinde şöyle bir olay olmuş; Türk her yataktan çıkışında dakika sektirmeden doğru banyoya koşuyor, yıkanıyormuş.

Müslüman olmayan Müslümanlığı da bilmeyen kadın beş-on gün sabrettikten sonra dayanamayıp kocasına sormuş, “Ben pis miyim? Neden benim yanımda kalkar kalmaz banyoya koşup yıkanıyorsun?” diye sormuş.

Türk koca, eksiğini anlamış, eşinden özür dileyerek İslam’da ‘Gusül abdesti’ diye bir uygulamanın olduğunu anlatmış.

Almanya’da misafir olduğum evin Alman hanım’ı bana ayırdıkları odada masanın üzerine bizim Kitabımızı bırakmıştı.

Siz hangi procenizle, bundan daha iyi diyalog veya ittifak sağlayacaksınız?

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir