HAMDİ YILMAZ- Lafla büyük olunmuyor!

Ticarette AB’nin korkulu rüyâsı haline gelen Çin, başta Avrupa olmak üzere dünya genelinde milyonlarca ücretsiz gazete dağıtıyor

Geçen hafta bir yedek parça satıcımızı ziyaret ettim. Yeni ürünler gelmiş, onları raflara yerleştirmekle meşguldü. Baktım, çoğu Çin malı. “Hayırdır artık Çin yedek parçacısı mı oldunuz?” diye sordum.

“Maalesef öyle!” dedi.

Dünkü manşet haberimizi okuyanlar hatırlar, şöyle bir paragraf vardı:

“Ankete göre, AB seçmeni yüzde 57 oranında Çin karşısında Avrupa’nın çıkarlarının korunmadığına inanıyor. Böyle düşünenlerin oranı İtalya ve Fransa’da yüzde 72, İspanya’da yüzde 64, Almanya ve Yunanistan’da yüzde 62”

İşin tuhafı, Avrupa’ya giren Çin yedek parçalarının çoğu da menşei değiştirerek giriyor. Menşei değiştirmede Türkiye’deki aç gözlülerin oranı hiç de küçümsenecek gibi değil.

Ağır bir söz olsa da ziyaret ettiğimim işadamımızın sözünü aktarmalıyım. “Türkiye’de zengini de fakiri de sahtekâr olmuş!”

Sonra bir otele görüşme için gittim. Oteldeki gazete standındaki “Chine Daily” adlı Çin gazetesinin İngilizce küresel versiyonunu gördüm.

Çinliler başta Avrupa olmak üzere dört bölgeye ayırdıkları dünya genelinde bu gazetenin dağıtımını yapıyorlar.

Son bir kaç yıldır yapıyorlar. Başta ticaret müşavirlerimiz olmak üzere diplomatlarımızın dikkatini çekmişliğimiz vardır.

Lokal basımlar olsa bile Gazete için çok ağır olan gümrük ve transport ücretleri nasıl karşılanıyor, nasıl organize ediliyor? Yaklaşık 28 yıldır içinde bulunduğumuz için maliyetleri biliyorum.

Şu kadarını söyliyeyim, Çin gazetesinin sadece Bükreş’te bulunduğu otellere bırakılma bedeli bile aylık 1000 euro’ya yakın maliyette. Otellerde standları olan firmalar var. Onlar vasıtası ile dağıtım yapabiliyorsunuz. Yalap, çalap yapılacak bir dağıtımda o gazeteleri standlarda sürekli tutmak mümkün değil.

Vikipedia’ya göre, bu gazeteyi Çin’de 900 bin kişi okuyormuş. Gazete, 1 Haziran 1981 tarihinde kurulmuş olup ana okuyucu kitlesi turistler, işadamları, diplomatlar ve Çin’de seyahat eden diğer kişilermiş.

Global versiyonunun 2-3 milyon olduğunu tahmin edebiliyoruz.

Gazetenin sahibi ise Çin Komünist Partisi ve Devlet Konseyi Bilgi Bürosu.

Atlantikçilik ve Avrasyacılık arasına sıkışmış bir Avrupa. Üçünün arasında kalmış, aradan sıyrılıp çıkmaya potansiyeli olan ama kararlılığı olmayan güzelim Türkiye.

Satma işi bir savaş. Bu savaşı kimse tek başına kazanamaz. Hele hele devlet desteği ile kollektif bir mücadele yapılmadan asla kazanılamaz.

Çin’i küçümsemeyelim, tamam ama neticde kişi başı milli geliri Türkiye ile aynı miktarlarda olan bir ülke..

Şimdi, yeni stratejiler, yeni ufuklar, yeni hedefler belirlenmesi gereken bir dönem.

Kollektivizmi yani birlikteliği güçlendirmeliyiz. Bu ekonomik savaş başka türlü kazanılamaz.

Birlikteliğin ise aynı siyasi deliğe girmek anlamına gelmediğini artık anlamalıyız.

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir