HAMDİ YILMAZ -Rusya, ABD, Macaristan, Filistin, Şekelistan, Türk Konseyi vs

Arap Birliği, Avrupa Birliği, Filistin’in tavrı, Bakü’deki Türk Konseyi toplantısı vs derken, döndük mü Tanzimat’ın ilanından sonraki günlere?

Döndük!

Öyleyse, Ziya Gökalp’in “Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak” kitabını okuyarak hafıza tazelemenin tam zamanı.

Kitabın tanıtım yazısında deniyorki, “Ziya Gökalp Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak kitabında, Tanzimat’ın ilânından itibaren Osmanlı Devleti’nde tartışılan üç ayrı fikir akımı üzerinde durmuştur: Türkçülük, İslâmcılık ve medeniyetçilik. Gökalp, devletin ve milletin kurtuluşunu bu üç fikrin uzlaşmasında aramış; İslâmcılık ve medeniyetçilik dü­şüncelerini, Türkçülük düşüncesini daha da zenginleştire­cek bir vasıta olarak görmüştür. Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak, Ziya Gökalp’ın zengin bilgi birikiminden hareketle bir sistem içerisinde sunduğu düşüncelerinin özeti mahiyetindedir. Kitapta, Türk milletinin ve devletinin XX. yüzyılın ilk çeyre­ğinde yaşadığı sorunlarına dair yazarın ortaya attığı çözüm önerileri yer almaktadır. Benzer sorunların günümüzde daha da şiddetli bir şekilde yaşandığı düşünülürse, Ziya Gö­kalp’ın fikirlerinin ve çözüm önerilerinin bugün için ne kadar değerli olduğu daha iyi anlaşılacaktır.”

***

Bakü’de gerçekleştirilen 7’inci Türk Konseyi Zirvesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tarihi Zirve” dedi.

Zirve’deki konuşmaları bulup, dinlemenin veya okumanın da zihin tazeliği açısından önemi ortadadır.

Macaristan Başbakanı Victor Orban’ın Türk Konseyi Zirvesi’ne katılması bana 2015 yılındaki Budapeşte ziyaretimi hatırlattı.

Gazetemizin Avusturya’da satıldığı günlerdi. Viyana’ya 80 kilometre mesafedeki bir kentte  Macaristan’ın en büyük gazetesinin matbaası vardı. Orada baskı yapsak, Romanya’nın gazetesi de oradan gelse daha ekonomik olabilir miydi?

Bunları düşünürken, Budapeşte’deki işadamları derneği iftara davet etti.

Gittim.

Baskı yapmayı düşündüğümüz matbaanın sahibi gazetenin merkezi Budapeşte’ydi. Gazetenin genel yayın müdürü ile görüştüm.

Genel yayın müdürü’nün oturduğu koltuğun arkasındaki duvarda devasa bir “Büyük Macaristan Haritası” vardı.

Haritaya bakılırsa, Macaristan’ın üçte ikisi yoktu.

Siz Türkiye’de büyük gazetelerin genel yayın müdürlerinden birisinin, Kerkük’ü, Batı Trakya’yı vs içerisine alan bir Türkiye haritası önünde oturduğunu hayal edebilir misiniz?

Din olarak aynı dinden olsa bile, sırf milliyetlerinden dolayı küresel harita çiziciler tarafından Macaristan’ın nasıl güdük bırakıldığını o zaman daha iyi anladım.

***

Bir millet iki devletten, bir millet altı devlete terfi ettiğimiz günkü Rus lider Putin’in hamlesine dikkat ettiniz mi?

ABD’nin kucağındaki terör örgütünü, Putin evlatlık olarak kendi kucağına alarak Esad’a emzirttirdi!

***

Her gece birinci uykumu bitirip, bilgisayarın başına geçtiğimde elektronik postama son gelen şeyin bir ABD gazetesi olduğunu görürürm. Bu satırlara başlamadan az önce de o gazeteye göz attım.

Son İmparator Akıllı Deli’nin İtalya Cumhurbaşbakanı ile görüşmesinin haberi vardı. Trump, İtalyan Başkan’dan Neron’un Roma’yı nasıl yaktığını öğrenmiş olmalı!

Gazete yorumunda, Trump’ı, kendi yönetiminin ‘Türkiye’nin Suriye’ye saldırısını durdurma çabalarını sabote etmek’le suçluyordu.

Dikkat çeken bir cümle de şuydu: “Pence’in ve Sn. Pompeo’nun çatışmayı sonlandırma kabiliyeti..” Bu cümle ile ikilinin ‘kabiliyetleri’ sorgulanıyordu.

Siz bu satırları okurken, ikilinin Türkiye ziyaretleri bitmiş olacağından, tüm dünya bu şeytan yavrularının yeteneğini görmüş olacak. Ben de merak ediyorum..

***

Geçen Pazar Majestik Hotel’de ilahiyatçı profesörün verdiği konferansın zamanlamasını biraz ‘Arap Şekeri’nin oluşturduğu gazı almaya yönelik bir girişim şüphesi ile karşılayanlar olduysa da; yararlı olduğuna inandığım konferansın planlanma tarihini bilmediğim için sorulan soruya, “günahlarını almak istemem” cevabını verdim.

O konferansta, bizim kuşaktan birisi bir başka soru ile karşıma çıktı, “Ağbi Romanya’da Şekel Türkleri varmış biliyor musun?”

Damdan düşer gibi gelen sorular garibime gitti, “hayırdır?” dedim, “şimdi, o da nerden çıktı?”

“Ben yeni öğrendim de” dedi.

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir