HAMDİ YILMAZ -Hamburg Türk Mahallesi’nden Prahova Endüstriyel Parka

Turgut Özal’lı yılların ardından, 1995 krizinden sonra Türkiye, işadamlarının ufkunu açmak için yurtdışı gezilerini teşvik etti. Yurt dışı fuarlarına katılanlara destekle başladı herşey. Sonra ihracat yapanlara KDV iadesinin yanı sıra ucuz elektrik, personel muhtasarına destek vs gibi teşvikler 2 binli yıllarda çeşitlenerek sürdürülüyor.

ABD Başkanı Trump’un “Ekonominizi mahvederim” tehdidinden sonra Türkiye’nin yeniden teşvik atağına geçtiği görülüyor. İş insanlarımız çeşitli devlet kurumlarının desteği ile akın akın yurt dışına çıkıyor.

1999 yılında kısa süreli Türkiye’de kaldığın günlerde OSİAD Genel Sekreterliği yaparken, bir grup üyemizi KOSGEB desteği ile Hannover Sanayi Fuarı’na göndermiştik.

Geziye katılan üyemiz bir iş adamı aynı fuara daha önce de katılmıştı. Nereleri gezdiklerini sordum. “Hamburg Türk Mahallesi’ni gezdik” demişti. Malum, Hannover Hamburg’a yakın. Herhangi bir sanayi kuruluşu gezisi filan yok..

Her ne kadar kendilerine eşlik edemediysem de, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası heyetinin Prahova Endüstri Parkı gezisi bana bu Hamburg Türk Mahallesi muhabbetini hatırlattı.

Demekki, 20 yılda epey yol almışız!

***

Bizim Ticaret Müşavirlerimiz, Büyükelçilerimizden forsludur!

İsterseniz örneklendirelim; bir dönem Bükreş Büyükelçimiz ile Ticaret Müşavirimiz aynı günlerde göreve başlamışlardı. Doğal olarak da nezaket ziyaretleri dönemi idi.

İki Romen yenge kendi aralarında muhabbet ederken, biri diğerine “Biz Büyükelçi’yi ziyaret gittik, siz de gittiniz mi?” diye sormuş.

Diğer yengemiz, “Yok” demiş. “Biz Piata Romana’dakini ziyarete gittik. Çünkü bizim işimiz orayla!” cevabını vermiş.

Piata Romana, Ticaret Müşavirliğimizin bulunduğu bölgenin adı.

“Piata Romana’yı önemli kılan ney?” sorusunun cevabı ise Devletimizin verdiği teşvikler. Tabii, önce Ticaret Müşavirliklerimizin kontrolü ve onayı gerekiyor.

***

Nereden nereye geldik.

2008 krizinin akabindeki günlerdi. Türkiye’den gelerek Bükreş fuarında stand açmış bir işadamımızla konuşurken, krizin etkilerini sordum. “Biz etkilenmedik. Kriz öncesi 8 ülkeye mal satıyorsak, şimdi kendimizi biraz zorladık ve 10 ülkeye mal satıyoruz. Bu yüzden de etkilenmedik” demişti.

Dileriz, teşviklerimiz o işadamımızın dediği gibi sonuçlar doğurur. Eskiden 10 ülkeye mal satıyorsak, şimdi 10 ülkeye satarak Trump’a cevap vermiş oluruz.

“Haydi bakalım, kolay gelsin!”

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir