HAMDİ YILMAZ -İstanbul’da Çin Mahallesi, ya da..!

Her devlet vatandaşını  başka ülkelere Türkiye gibi, “Saldım çayıra, Mevla kayıra” anlayışı ile göndermez.

Mesela, 1960’lı yıllarda İtalyanlar Almanya’ya işçi gönderirken, 40’ar kişilik guruplar yapmış, başlarına da birer öğretmen ve papaz dikerek göndermişti.

O yüzden; bugün Almanya’da İtalyan nüfus Türklerin beşte biri kadar, ancak İtalyanlar ekonomik olarak Türklerin beş katı büyüklüğe sahip.

***

2008 krizi sırasında, bir işadamımız anlatmıştı. Bükreş’te bir yer için pazarlık etmiş, Romen olmayan satıcı ile de anlaşmıştı. Satıcı, “Tamam anlaştık, sözüm söz sana sattım. Ancak benim bir ortağım var, onu rızasını almam lâzım. İmzayı o zaman atarım. Zaten problem olmaz.” demiş.

Bizimki, bu rıza alma işinin kaç gün süreceğini sorunca, 15 gün civarında cevabını almış ve kaygılanmıştı. Bir rıza işi bu kadar sürer miydi, vs. Sonuçta dayanamamış, “Yahu senin ortağın kim?” diye sormuş. Satıcı cevaben, “Devlet” demiş. O iş adamı İtalyan’mış..

Demekki, sıra yurt dışına işveren göndermeye geldiğinde İtalyanlar bu sefer bazı vatandaşlarının cebine para koyarak Romanya’ya göndermiş.

2013 yılında bir İtalyan gazetesi Romanya’da, İtalyanların 35 bin şirketleri olduğunu ve bunların Romanya GSMH’sının yüzde 10’unu elde ettiklerini yazmıştı.

***

Bundan 10 yıl kadar önce Bükreş’te Türkler ile Çinliler 100 milyon euro değerinde eşit hisseli bir oratklık kurmak üzere anlaşmışlardı. Türkler sermaye olarak ellerindeki arsayı koyacaklardı. İş imza atmaya gelince, Çinliler “Tamam anlaştık, ancak biz Büyükelçimizin rızasını aldıktan sonra imza atarız” demişlerdi.

Nitekim, Romanya’da okumuş o zamanki Çin Büyükelçisi, “Hayır olmaz, siz şirketin yüzde 51’ini alacaksınız!” demiş, iş sarpa sarmış, sonuçta Türkler, ellerindeki gayrimenkulün önemli bir kısmını Çinlilere satarak yüzde 30 hisse karşılığı ortak olmuşlardı.

***

Buraya kadar anlattıklarımızın bu yazının başlığı ile olan ilgisine gelince; onu da Tebernüş Kireçci adlı emlak uzmanı bir vatandaşımızın kendi bloğundaki yazısından öğrenelim. İşte “Çinliler’den gayrimenkul sektörüne ahlaksız teklif” başlıklı o yazı:

“Çinlilerin İstanbul ve Türkiye istilası başlıyor. Çinliler ahlaksız tekliflerle inşaat ve emlak şirketlerinin kapısını çalıyor.

Çinlilerin İstanbul istilası başlıyor. 4 koldan gayrimenkul sektöründe görüşmeler yapan Çinliler 100 bin doların altında evlerin vatandaşlık alabilmeleri için 250 bin dolar üzerinden fatura edilmesini istiyor.
2) Her türlü vergi yükünü karşılamaya hazır olduklarını ifade eden Çinlilerin amacı vatandaşlık. Böylece Türkiye’nin 250 bin dolara sattığı vatandaşlığı 150 bin dolar mertebesinde mal edecekler.
3) Amaçları her mahalleye bir Çin mağazası açmak. Sonrasında ise ticareti ele geçirmek. Aynı zamanda her mahallede bir dükkan ya da mağaza almak da planları arasında.
4) Gayrimenkul sektörüyle uydu kent kurmak için de görüşmeler yapan Çinliler ilk etapta 10 bin konutluk daha sonra ise 50 bin konutluk proje gerçekleştirmek istiyorlar.
5) Çinlilerin uzun vadeli hedefi İstanbul’da1 milyon, Türkiye genelinde ise en az 10 milyon nüfusa ulaşmak. Yeni İpek Yolu’nun geçtiği tüm kentler, İskenderun, Antalya, İzmir ve Trabzon gibi liman kentleri öncelikle tercihleri.
6) Çinlilerin araştırma yaptığı bir diğer konu ise finansal açıdan sıkıntıda olan inşaat şirketleri. Amaçları portföydeki ev, mağaza ve ofislerle birlikte şirketi komple satın almak.
7) Yüksek banka borcu olan şirketler Çinlilerin tekliflerine sıcak bakıyor. İkinci elde Çinlilere satmak için ev toplayan şirketler bile var. 
8) Çinliler asıl istila operasyonunu arsa ve arazide yapacaklar. İstanbul, Trakya, Yeni İpekyolu’nun geçtiği kentlerde ve liman şehirlerinde buldukları arsa ve araziyi satın alacaklar.
9) Bu oyunun ikinci perdesi olacak. Soru şu: 250 bin dolara vatandaşlık verilen Çinliler 10 milyar dolar ile arazi toplarsa hangi kanunla bu engellenir? Türkiye’nin parsel parsel Çinlilere geçmesi seyir mi edilir?
10) Bin yılın en büyük istilası resmen başlıyor. Üstelik bu istilada hiç bir etik kural yok. Ticari kural hak getire. Bu konuda neler yapılabilir? Ne yapılması gerekiyor?”

***
Bükreş’teki otellerin girişinde bulunan ücretsiz gazete, dergi standlarına bakın, Çinlilerin haftalık İngilizce küresel gazetelerini göreceksiniz. Bu konuda daha önce bir kaç haber de yapmıştık.

Sonuçta, ‘Küçük Paris’ sevdalılarımıza karşı ‘Küçük Amerika’ sevdalılarımız galip geldi ve Türkiye ‘Küçük Amerika’ oldu.

Küçük Amerika olduğumuza göre, Çin mafyasına da hazır olmalıyız. ABD’deki mafia yapılanması içerisinde Çinlilerin payını şöyle özetlemişler; “3. sıradaki Çin Mafyası çalışma alanı en geniş mafyadır. Çinli Triadlar, Amsterdam, Londra,  Manchester,  New York ve San Francisco şehirlerinde ve Çinli toplulukların bulunduğu her yerde örgütlenmişlerdir. Hırsızlık, adam öldürme, adam kaçırma, uyuşturucu, kadın ticareti alanlarında iş yaparlar. Üye sayıları oldukça fazladır.”

Tebernüş Kireçci’nin yukarıdaki yazısını okuyunca, bu ihtimalin hemen kapıda olduğu hissine kapıldım.

Türkiye oldum olası uzaktaki emperyalist güç ABD ile yakın emperyalist güçler olan Rus ve Çin emperyalizminin paralı maşalarının savaş alanı olmuştur.

Çinlilerin Türkiye’de pek çok gazeteciyi besleme haline getirdiği haberleri de geliyor. ‘Karen Fog çocukları’nın yerini ‘Çin çocukları’ alıyor.

SON SÖZ

-Coğrafyamızda ABD çıkarları ile Türkiye’nin çıkarları (özellikle güvenlik alanında) oldum olası örtüşmüştür. Bu alandaki iş birliğinde kazanan hep ABD olmuştur. Çin ve Rus emperyalistlerine karşı ABD emperyalizmi ehveni şer değildir.

-Tarihte Çinlilerin yıldızı parladığında Türklerin yıldızı sönmüştür, Türklerin yıldızı parladığında da Çinlilerin yıldızı kaymıştır.

-Timur, at ile şöyle bir dolaşıp çıktığında, Moskova ciddiye alınmayacak kadar küçük bir Prenslikti.

-Avrupalı suçluların kurduğu ABD ile, onun karşıtı Rusya esas tehlike değildir. Üzerinde güneş batmayan imparatorluk olan İngilizlere bakmak bunun böyle olduğunu anlamaya yeter. Bu sözler bize en büyük zararı vermiş İngilizleri küçümsediğimiz anlamına gelmez.

-100 yıl sonra ABD de, Rusya da bugünkü konumlarının oldukça gerisine düşebilirler. Ama Çin öyle değil.

Çinliler ve Türkler..

-Son bin yıllık dünya tarihine bakıldığında; Türkler şimdi kendi iradesinin dışında var olan Çin ve ABD ile kendi eliyle var ettiği Rus emperyalizminin pençesi arasındadır.

Yanında İngiliz, Fransız, Alman ve Arap gibi yavru kıskaçlar da cabası..

Çinliler, ABD’deki gibi mafya odağı olmasına kesin gözü ile bakılan ünlü ‘Çin Mahallesi’nden birini de İstanbul’a yapmayı planlıyor

5 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir