HAMDİ YILMAZ -Türkler Romanya’ya yatırım yapsın da!

Bundan yıllar evvel, Romanya’da küçük ölçekli Türk iş yerlerinin yaygın olduğu ana caddelere günde en az 6-5 kontrolcü gelirdi.

O günlerde hadi şehrini söylemiyeyim ama Bükreş değil. Bir Türk restaurantına gittim. Sahibi “işler nasıl?” minvalli karşılıklı konuşurken adamcağız sızlandı, biraz sonra geleceklerini onlara 3 bin ley vereceğini söyledi.

Biz sohbet ederken kasanın yanında başörtülü bir bayan oturuyordu.

Derken, restaurant’ın üst katta olan lavobasına gittim. Sabah saatleri olduğu için üst kat boştu. Lavoba çıkışında üst katta üç kişinin oturduğunu yanlarında da biraz önce kasa yanında oturan bayanın olduğunu gördüm.

Bunlar onlardı. İşletmeci Romence bilmediği için eşi yada yakını o bayan tercümanlık yapacaktı, anlaşıldı. Merdivenlerden aşağı inerken garsonun biri eskiden bizim Anadolu’da ‘sini’ dediğimiz, bir nevi yer masası işlevi gören büyük bir tepsi ile yukarı çıkıyordu. Garsona geçmesi için kendimi yan dönerek neredeyse duvara yapıştırdım.

Tepsinin üzerinde bir yılanın eti ile kuşun sütü eksikti diyeyim, siz anlayın.

Aşağı inince, işletmeciye kızdım. “Senin bu 3 bin leyi kâr olarak kazanman bugün için kaç paralık satış yapman lâzım?” kaba taslak hesap sonucu, o restaurantçı’nın 3 bin ley net kâr elde etmesi için o gün 20 bin ley (o günün kuru ile 6 bin euroya yakın bir para) tutarlı satış yapması gerekiyordu.

“O zaman kardeşim, niye kasaya basıp fiş ver miyorsun?” diye işletmeciye çıkıştım. Adamcağız, “Basıyorum abi, sen hiç fiş almadan hesap ödedin mi burada?” diye bana çıkıştı.

O zaman sorun ney?

“Sabah birileri geliyor, kasa fişinde tarihin üst kısımda olması gerektiğini söylüyor. Öyle ayarlattırıyoeum, ertesi gün gelen tarihin aşağıda olmasını istiyor. Her iki halde de ceza yazıyor.”

Bilen bilir, o yıllar 2 bin açıktan 2 bin de makbuzlu (miktarlar kişiye göre değişebilir) ceza sistemi yagındı..

***

O günlerde Ekonomi Bakanlığının üst düzey bir yetkilisi ile karşılaştım. “Türklerin Romanya’ya yatırım yapmasını” istiyordu. Kriz zamanıydı.

“Türkler niye yatırım yapacak Romanya’ya? deyip, yukarıdaki olayı ve benzerlerini anlattım.

Adam bana, Romanya’nın eski Romanya olmadığını, artık o tür elemanların cezalandırıldığını, Ploieşti hapishanesinde bu işlerden dolayı 10 kişinin yattığını filan söyledi. Ve cep telefonunun numarasın verdi. 24 saat bu tür şikayetlerin kendisine iletilebileceğini söyledi?

Ben de saf saf o numarayı bizim sızlanan esnaflara vermeye kalktım..

Şimdi belki bu kadar değil, ama devam ediyor..

O günlerde Romanya’nın Schengen Bölgesine girişini engelleme dönem görevini ifa eden Hollanda’nın Bükreş Büyükelçisi, “Sizin gümrükçüleriniz lüks araba ve Braşov Dağlarında lüks villa düşkünü. Onlardan birsinin yarın Ukrayna’dan gelecek bir otobüs kaçağı ülkeye sokmayacağını ne malum? Niye Romanya’yı Schengen’e alalım?” diye hem de Romen basınına açıklama yapıyordu.

Yine o günlerde Yabancı Patronlar Birliği Başkanı, “Bunları Romen dostlarımıza anlattığımızda bize, ‘Rüşvet dünyanın her yerinde var’ diyorlar. Olabilir, bu Romanya’da rüşvetin meşru olması gerektiği anlamına gelmez!” diye açıklama yapıyordu..

Belki şimdi o işler bu boyutta değil. Değil ama başka sorunlar var.

***

Siz açtığınız uluslararası bir ihaleyi kendi ülkenizin iç politikasında afedersiniz ama .idik yarışı haline getirirseniz, bırakın Türk’ü hangi ülkenin yatırımcısı bu ülkeye gelir.

Bu yazının içerisindeki fotoğrafa iyi bakın, sonra internette Romen basını üzerinde 7 Kasım’dan 12 Aralığa kadar ki süreyi kapsayan bir gezintiye çıkın. Alman Ringier sermayeli gazetenin yaktığı ateşin dalga dalga nasıl yayıldığını görün.

Romanya Ulusal Temyiz Anlaşmaları Konseyi (CNSC)’nin, Durmazları nasıl durdurduğu ile ilgili dünkü yazımızı tekrar okuyun!

Yoruma bakın yoruma, dün şu şekilde aktarmışmıştık; Libertatea ve kuyruğu paçavraların ‘Türk tramvayları ucuzdur ve bakım maliyetleri yüksektir. Avrupa tramvayları 30 yıl hizmet ömrü ve düşük bakım maliyetleri ile daha pahalı, daha güvenilirdir.’”

Bu yorumu yorumlayacak ve iki satır açıklama yapacak STK’nız var mı? Olsa bile yayınlatabileceği bir gazete var mı?

Yok, ama “bunları bilmeyen mi var, Hamdi Bey bunları niye yazıyorki?” yorumunda bulunacak çok.


USR eski genel başkanı Nicușor Dan – Bükreş Büyükşehir Belediye Başkanı Gabriela Firea (Foto:ziaristi.com)
 
0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir