HAMDİ YILMAZ -Romanya ve Rusya arasında ‘Kızılordu’ polemiği

Rusya’nın ne menem bir ülke olduğunu anlamak için tarih profesörü olmaya gerek yok.

Suriye olayında karşımıza çıkan sözüne güvenilmez ülke fotoğrafı geçtiğimiz yıl da Romanya’da sergilenmişti.

Ben bu vesile ile 3 Ocak 2019 tarihinde bu sütunlarda yazdığım “Kızılordu melakeymiş de haberimiz yokmuş” başlıklı yazıyı yeniden dikkatinize sunmak istiyorum.

***

Hali hazırda dünyanın iki işgalci gücünü oluşturan Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya Federasyonu istihbarat servisleri Romanya üzerinden hesaplaşıyorlar.

Hesaplaşsınlar, iki vahşet azmanının “tencere dibin kara, seninki benden kara’ polemiği bizi ilgilendirmiyor.

Ama bu polemik sırasında Rusya’nın Bükreş Büyükelçiliği’nin topa girerek, “Kızıl Ordu’ savunuculuğuna soyunması yok mu, ibretlik bir aklama çalışması.

Meğerse, Kızıl Ordu “tecavüzcü ve soyguncu” değilmiş!

Stalin güya bu iki eylemi yasaklamış!

Üstelik, Kızıl Ordu’nun Romanya’yı faşizmin işgalinden yani pençesinden kurtarışının 75’inci yıl dönümünde bu ‘lütuf’ nasıl unutulurmuş!

Doğru söylüyor Büyükelçilik, Romenler nasıl unutur? Unutmamış da.

Romanya’nın Moskova Büyükelçisi Vasile Soara, “Romenler hatıraları saklıyor” dedikten sonra ilave ediyor ve bir diplomat olarak kafasını kuma gömmüş Rus diplomatlara öğüt veriyor, “Bükreş’teki diplomatlar olarak, birçok Romen’in, büyükbabalarınızın Rumen topraklarındaki davranışları hakkında dedelerinden kalan hatıralarını canlı tuttuğunu bilmelisin” diyor.

Büyükelçi Soare boşa konuşuyor.

Bükreş’teki Rus meslektaşları pek pişkin. Kızıl Ordu, Romanya ve Doğu Avrupa’yı Faşizmin pençesinden kurtardığı (!) için teşekkür bekliyorlar.

Satır aralarında da Sovyetler Birliği ordusu Kızıl Ordu’nun salt Rus askerlerden oluşmadığını, “tecavüz ve soygun olduysa da Kızıl ordu içindeki başka milliyet mensubu askerler yapmıştır” demeye getiriyorlar.

İki despottan Hitler’in vahşeti Stalin’in vahşetinden daha mı vahşi?

Vahşet yarışında kim daha yahşi?

Hadi Hitler ve Stalin’i geçelim bir kalem.

1968’de Sovyet ve Varşova Paktı’na bağlı 600 bin askerin 7.000 civarında tank ile Çekoslovakya’ya girişini, 300 bin Çekoslovakyalının Batı’ya kaçışını ne yapalım?

1956’da Yugoslavya Büyükelçiliği’ne sığınan Imre Nagy’nin Romanya’nın Snagov’a getirilerek ardından da tekrar Macaristan’a götürülerek tüm komünist ülke liderlerine ders olması için asılışını ne yapalım?

İdam edilen binlerce Macar da cabası..

Afganistan’ı işgale yeltenip, başaramayınca Amerika’nın kucağına kim attı?

Evet, sizden farkı olmayan işgaldaşınız ABD, bugün sizin o yıllarda yaptığınız vahşeti anlatarak Romenlerin gönlünü kazanmaya çalışıyor..

Onlara bu kozu sizin savunmaya çalıştığınız Kızıl Ordu vermedi mi?

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir