HAMDİ YILMAZ -Hayat ve Hukuka dair örnekler

Bizim çocukluğumuzda komşu köyde bir Salman Amca vardı. Alim değildi ama Arif’ti. Bir cümlede anlattıklarını değme alimler ciltler dolusu kitapla analatamazdı.

Şehirlerin köylülerle dolduğu dönemde O da Kırşehir’e göçmüştü. Bir de köyden komşusu vardı, Kırşehir’de de komşu olmuşlardı. Akşamları birbirlerine gidip gelirler, o günlerin tabiri ile ‘ajansı’ yani haberleri birlikte dinlerlerdi.

Komşu, Salman Amca gibi ‘Arif’ olmadığından, Salman Amca ile farklı partiyi de tuttuğundan, Salman Amca’nın sevdiği parti lideri siyah beyaz ekrana çıkınca hemen küfürü basarmış.

Salman Amca, eğer kendi evindelerse, komşusuna, “Döşeğimin üstünde oturuyorsun, ağzımı açtırma!” dermiş.

Yok, komşusunun evindeyse, “Döşeğinin üstünde oturuyorum, ağzımı açtırma!” şeklinde karşılık verirmiş.

Misafir ve misafirliğe ait geleneksel kültürümüzün özetlenişi bu.

***

Bizim Salman Amca, dua ederken, “Allahım, az verip kızdırma, çok verip azdırma!” diye dua ederdi.

***

Adnan Menderes hükümetinin Adalet Bakanı Osman Şevki Çiçekdağ, 27 Mayıs

darbesinden sonra Kayseri Cezaevinde daracık hücreye kapatıldığında hücre kapısını

yumruklayarak gardiyanı çağırmış, ardından da sormuştu; “Burada insan yaşayabilir mi?”

Gidene ağam, gelene paşam demeye alışkın gardiyan ise; “Bu hücre sizin imzanızı

taşıyan emirle yapıldı sayın Bakan” şeklinde cevap vermişti.

***

“Eski Libya Başbakanı ve Petrol Bakanı Şükrü Ganem’in cesedi 2013 yılında Tuna nehrinde bulundu. Avusturya polisi, Ganem’in cesedinde darp izine rastlanmadığını söyledi. 69 yaşındaki Ganem, merkezi Viyana’da bulunan bir şirkette danışman olarak çalışıyordu.

2003-2006 yılları arasında başbakanlık yapan Ganem daha sonra 2011’e kadar kadar

petrol bakanı olarak görev yapmıştı. Ganem, 2012 yılında ayaklanma sırasında

ülkesinden kaçmış ve isyancılara yönelik saldırıları eleştirerek durumun artık dayanılmaz

hale geldiğini, bakanlığını sürdüremeyeceğini söylemişti. Viyana’da yoldan geçen bir

kişinin Ganem’in köprü altındaki cesedini görerek polise bildirdiği belirtiliyor. Polis

sözcüsü Roman Hahslinger, Ganem’in giyinik olduğunu, üzerinde çalıştığı şirketin adının

yer aldığı bir belgeden başka kimlik bulunmadığını, eski Başbakan’ın çalıştığı şirketin

personeli tarafından teşhis edildiğini söyledi.”

***

Kocası ve kendisini kurşuna dizmeye hazırlanan askerlere Romanya devrik diktatörü

Nikolay Çauşesku’nun karısı Elena; “Etmeyin yavrularım. Ben sizin annenizim” diye

yalvarmıştı.

 ***

1400’lerin başındaki Ankara savaşında iki Türk hükümdarından aksak olan Timur,

gözleri yavaş gören Beyazıt’ı yenmişti. Beyazıt’ı esir tutulduğu çadırda ziyareti sırasında

düşünceli ve dalgın bulan Timur sorar;

“Ne düşünüyorsun?”.

Beyazıt’ın verdiği rivayet edilen cevap bugün bile oldukça düşündürücü olsa gerek;

“Senin gibi bir topal ile benim gibi bir körün eline kalmış dünyanın halini düşünüyorum.”

***

Kör’ü ve Topal’ı ile bile dünyaya hükümran olmuş bir milletin bugünkü halini kim

düşünür bilmem.

Ama bugünkü halimize bile tahammül edemeyenlerle dolu bir dünyada yaşadığımız

gerçek.

(Bu yazı 10 Haziran 2014 tarihinde yayımlandı)

2 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir