HAMDİ YILMAZ – Berlin’e Sovyet Kızıl Bayağı’nı hangi Türk dikti?

İkinci Dünya Savaşı’nın sona erişinin 75’inci yılı dolayısı ile geçen hafta değişik etkinlikler yapıldı.

50’den fazla ülkenin katıldığı bu savaşta, 24 milyonu asker olmak üzere toplamda 70 milyondan fazla insan hayatını kaybetmişti.

Berlin’e, Kızıl Bayrağı dikilen ve intihar ederek can veren Hitlerden farkı olmayan Stalin yönetimindeki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin de kaybı büyüktü. 20 milyon asker ve sivil insanı öldü. Bu, o zamanki Sovyet nüfusunun yüzde 15’i kadardı.

Türkiye bu savaşa katılmadı, ama 5 milyon Türk, Hitler ve Stalin despotlarının arasında kaldı. Bir milyonu aşkını hayatını yitirdi, geriye kalanları büyük acılar çekti.

Stalin’in savaşa sürdüğü 27 milyon askerin 13 milyonu Rus’tu. 5 milyon kadar asker ise Türk’tü. Geriye kalanlar diğer esir milletlerden toplandı.

Kendisi de Almanların önüne asker olarak sürülen Prof. Dr. Baymirza Hayit’in verdiği bilgiye göre Türk yurtları olan Özbekistan’dan 1,5 milyon, Kazakistan’dan 1 milyon 200 bin, Tataristan’dan 700 bin, Başkurdistan’dan 700 bin, Kırgızistan’dan 365 bin, Türkmenistan’dan 350 bin olmak üzere Azerbaycan, Kırım ve diğer Türk yurtlatından toplam 5 milyon civarında asker toplanmıştı.

Almanların verdiği bilgiye göre, Almanların esir aldığı 7 milyon Sovyet askerinin 1 milyon 700 bin’i Türk’tü.

Sadece yarım milyondan fazla Özbek Sovyetler için can vermişti. Kırım doğumlu ünlü Türk romancısı Cengiz Dağcı da Almanlara esir düşenler arasındaydı.

Azerbaycan Türk’ü  Memed  Nadzhafov da Berlin’de duvara “ben de buradaydım” diye yazarak imza atanlardandı.

BERLİN’E KIZIL BAYRAĞI KİM ASTI?

Hitler öncesi ve bugün Parlamento olarak kullanılan binaya 3 Sovyet askeri tarafından Kızıl Bayrak asılmış, çekilen fotoğraf da 2. Dünya Savaşı’nın sona erişinin simgesi olarak kullanılmıştı.

Ukraynalı bir savaş gazisi 1996 yılında fotoğraftakini teşhis ederek “bayrağı asan Dağıstanlı Abdulhakim İsmailov’du” demişti.  Bunun üzerine İsmailov 51 yıl sonra Moskova’ya götürülmüş ve kendisine “Rusya Kahramanı Madalyası” verilmişti. Hatta köyüne okul da yapılmıştı.

Ne varki, geçen hafta yazar Hüseyin Vodinalı, savaşın simgesi haline gelen Kızıl Bayrağı, Berlin parlamento binasına Kazakistanlı Rahimcan Kaşkarbayev’in astığını yazdı.

Şu ana kadar da başka isim ortaya atılmadı..

Kızıl Bayrağı, Berlin’e bu iki Türk’ten hangisi dikmiş olursa olsun, Allah insanlığa böyle bir acıyı bir daha yaşatmasın ve iki despot faşko diktatör gibi yönetici nasip etmesin.

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir