HAMDİ YILMAZ – ‘Trump, kendi ABD’sini yaratmak istiyor!’

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın kendi ordusu ile olan ilişkileri ABD’nin gündeminde.

Genel Kurmay Başkanı Mark Milley, geçen hafta bir avuç Evangelist’e ait kilisenin önünde Başkan Trump ile aynı fotoğraf karesine girdiği için üzgün olduğunu belirterek özür diliyor.

The Slate yazarı Fred Kaplan’ın aktardığına göre Milley, “Orada olmamalıydım, özür dilerim!” demiş.

Bununla da yetinmeyerek, “Başkan Trump tarafından nereye götürüldüğümü bilmiyordum” diye eklemiş.

Savunma Bakanı Mark Esper de orada olmaması gerektiğini söylemiş.

Üstelik West Point’te yapılan ve 1100 öğrencinin katıldığı mezuniyet töreninde 17 askeri öğrencinin korona virüslü çıkması da ayrı bir rezalet olarak değerlendiriliyor.

Trump’ın, Evangelistlerle ilişkisi başlı başına diğer bir hikâye.

Genelkurmay Başkanı ordunun iç politikaya alet edilmesinden duyduğu rahatsızlığı aktarırken, ABD Senatosu da ordu ile ilgili bir başka kararı kabul etmiş. Senato Silahlı Hizmetler Komitesi tüm askeri üslerin, tesislerin ve caddelerin adlarını değiştirmesi için üç yıl süre veren bir kararı onaylamış.

Başkan Trump, buna da tepki göstererek, “Askerimize saygı!” şeklinde özel bir vurgu yaparak, ““bu Muhteşem ve Müthiş Askeri Tesislerin adını değiştirmeyi bir an bile düşünmeyeceğini” belirten tweet atmış.

Fred Kaplan yazısını “Trump, kendi ABD’sini yaratmak istiyor “diyerek sonlandırıyor.

***

Bütün bunlar yarım akıllı Türk aydının gözünü ABD’ye dikmesine neden oluyor. beraberinde de “ABD’de darbe olur mu?” sorusunu getiriyor.

Darbeler tarihi uzmanı geçinen Türkler de “ABD, tek adam rejimine tabii olduğu için orada darbe sadece başkana karşı yapılır” diyor ve öldürülenlerle kendisine yapılan darbeden yaralı kurtulan ABD başkanlarını sıralıyorlar..

Uzun sözün kısası dünya hegomonyası için şart olan iki unsurdan biri olan üretim sonucu elde edilen parayı Çin’e kaptıran ABD, yine şart olan diğer unsur silahı henüz elinde tutuyor.

Başka ülkelerin orduları ile oynama üstadı olan ABD, bakalım şimdi kendi ordusunu kurtarabilecek mi?

***

Yeniden çok kutupluluğa doğru yelken açan dünyada, küresel ölçekte ABD, Çin, Rusya üçlüsünün yanına bile çıkamayan Avrupa Birliği’nin (AB) bütçeden sorumlu üyesi Johannes Hahn ise oluşturdukları 750 milyar euroluk kurtarma fonu için, “Bedava yemek değil” nitelendirmesinde bulunarak AB ülkelerini ekonomik olarak dönüştüreceklerini söylüyor. Bu dönüşüm için 750 milyar euro yeter mi bilmem. Ama içinde yaşadığımız Romanya’nın bu 750 milyar euro’dan almayı umduğu 2-3 milyar için bir ‘Ekonomik dönüşüm’ programının olmadığını biliyorum. Bakalım hahn zihniyeti Romanya’ya neyi dayatacak!

1990’lı yılların ikinci yarısında çok kutuplu dünyada önemli bir kutup olmak için Türkiye’nin önünde AB’yi bile sollayacağı ciddi fırsatlar vardı.

Ama biz bu fırsatları “Allah’tan sonra AB!” sevdasına kurban ettik.

Bükreşli Şeytan’ın Ankaralı kardeşi gündüz gözü havai fişeklerle kutladı AB sevdamızı!

Biz çok kutuplu dünyanın dördüncü kutbu olamadık, bari AB olsaydı diyeceğim ama, AB’nin Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin karşısında ve veled-î  zinasının arkasında iplenmeyen diklenmesinden başka bir küresel politikası var mı? 

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir