HAMDİ YILMAZ – Fransız başkanlar kendi hükümetlerinden bile gizli iş yapmasını sever

Dün Romanya’nın dijital haber kurumu Digi 24’te Batılı yayın organlarının yazdıklarıyla analistliğe soyunan Luana Păvălucă’nın yazısını okuyunca hatırladım.

***

Yarı başkanlık sistemi ile idare edilen Fransa cumhurbaşkanlarının üç tipik özelliği var.

Birincisi PKK sevicilikleri, ikincisi kendi hükümetlerinden ve kendi halkından bile gizli iş çevirmeleri, üçüncüsü de ABD’ye karşı ‘horozlanmaları’ ama ardından Paris metrosu havaya uçunca veya Paris’te bombalar patlayınca ağızlarını bıçak açmaz oluşları..

***

Rumen Analist Bacı Luana’ya göre, halka duyurmamasına rağmen Fransa’nın Libya’da “Mareşal Hafter’i”  desteklediğinden şüpheleniliyormuş.

Son zamanlarda, Mareşal Hafter Fransız dergisi “Politique internationale” tarafından “Siyasi cesaret ödülü”ne layık görülmüş!

Şu an arşiv karıştıracak kadar vaktim yok, o yüzden aklımda kalanı aktarayım; 1981-1995 yılları arasında Fransa cumhurbaşkanlığı yapan François Mitterrand, kendi istihbarat örgütüne Avustralya’da operasyon yaptırmış ama bu opeerasyondan başbakanın bile haberi olmamıştı. Sadece savunma bakanı haberdardı.

Olay, Avustralya’nın, Fransız istihbaratının eline yüzüne bulaştırdığı operasyonu deşifre edince ortaya çıkmıştı.

Bu yüzden Analist Bacı Luana’nın “Fransa, halka duyurmaktan kaçınmasına rağmen, General Haftar’ı desteklediğinden şüpheleniliyor.” iddiası benim açımdan inandırıcı. Kendi başbakanından operasyon gizleyen başkanların ülkesinin kendi halkından gizli iş çevirmesi kadar normal birşey yok.

“Fransız cumhurbaşkanı ayrıca, Suriye’deki Batı’nın müttefiki olan Kürt milislere (PKK/YPG), karşı Türk askeri saldırılarına  “NATO sessizliğini”  de kınamış”! ama birşey olmamış!

İlahi Analist Bacı Luana, sen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un küresel piyasalarda sözünün bir ağırlığı mı var sanıyorsun? Fransa’nın kimin icazeti ile NATO’nun askeri kanadına döndüğünü niye es geçiyorsun?

Bir başka Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin etrafında pervane gibi dönen Romanya Cumhurbaşkanı Traian Basescu’ya nasıl tepeden baktığını gösteren fotoğrafı unutmuş olmalısın. Basescu, aynı salonda bulunan dönemin İtalya Başbakanı Silvio Berlisconi’ye Sarkozy’i şikayet etmişti.

‘Saksafoni’ye dönmüş ‘Frankofoni’ masalına sizden başka inanıp değer veren mi kaldı? Bırakın sürekli konuşmasını, kaç Rumen vatandaşı Fransızca biliyor?

***

Oysa bugün Pazartesi günü Romanya Dışişleri Bakanı Bogdan Aurescu’nun da katıldığı AB Dışişleri bakanları gayri resmi toplantısında boy gösteren ABD Dışişleri Bakanı konusuna değinecektim. Bazı Avrupalı odaklar AB- ABD anlaşmasını ‘Şeytanla yapılan anlaşma’ olarak değerlendirmişti.

Sonra, ABD, ülkelerindeki 9 bin küsür askerini çekecek diye karalar bağlayan Almanya’nın durumunu anlayamadığımı yazacaktım.

Neyse..

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir