Serpil Yılmaz- TUTULMALARA GELDİK!

10- 11 OCAK 2020: Parçalı Ay Tutulması

5-6 HAZİRAN: Parçalı Ay Tutulması

21 HAZİRAN: Güneş Tutulması ( Aynı zamanda Haziran Ekinoksu Yaz Gündönümü )

Buraya kadar başımız döndü, yıkıldık, haksızlığa uğradık, hasta olduk, öldük, bazılarımız yeniden dirildi.

Ya sıradakiler!

5 TEMMUZ: Parçalı Ay Tutulması

30 KASIM: Parçalı Ay Tutulması

14 ARALIK: Tam Güneş Tutulması

Ay ve Güneş tutulmalarının dışında gezegenlerin birbirleriyle restleşmeleri, açıları!

Göktaşı yağmurları, gezegenlerin geri ( duraklama ) hareketlerinden bahsetmiyorum bile.

2020 Yılı daha gelmeden astrologlar bu yılla ilgili öngörülerini sıralamaya başlamışlardı. Salgın hastalıklar, seller, ülkeleri yöneten diktatör başkanlar, iç ve dış savaşlar, Faili meçhul cinayetler, üretimin durduğu ülkelerde yaşanan ekonomik sıkıntılar, sosyoekonomik derin uçurumlar, doğanın katledilmesi, çocuklar ve kadınlara yapılan saldırılarda artışlar, işsizlik oranlarında ki artışlar, bütün bunlarla birlikte dünyanın bütününü etkileyen Covid-19 ( pandemi dönemi ) derken yaşlı, genç, çocuk herkesin psikolojisi dipleri gördü.

Türkiye ile birlikte dünya üzerinde siyaset ve politikalarda yaşanan hak ve hukuksuzluklara hiç değinmiyorum bile.

Gazeteciler için haber alma ve haber yapma özgürlüklerini sınırlandırma gayretlerine ve korku psikolojisinin yayılmasına ne demeli? Neyse ki gerçeğin ortaya çıkma gibi bir huyu var.

Sosyal medyada ki bilgi kirliliği de cabası, güne bir güzel haberle başlamak nerdeyse görülmez hale geldi. Herkesin bildiği o kadar çok olumsuzluklar, aymazlıklar, bizden, sizden durumları var ki bunları yazmaya yerim dar. Zaten siz de yeniden bunları okumak istemezsiniz eminim.

Gökyüzündeki hareketlilik, yeryüzündeki olayların artışını tetikledi hiç şüphesiz.

Ay ve Güneş’in Dünya üzerindeki her canlıyı etkilediğini bilmeyen yoktur. Bu kadar çok Tutulmanın olduğu yıllarda yaşanacak olaylarda aşağı yukarı belli oluyor.

Peki hiç ‘İYİ’ bir şey yok mu?

Elbette var, bu zor dönem, bir çok insanın uyanışını, kişisel ve toplumsal farkındalığın yükselmesini de getirdi. Bence 2020 yılı sürprizlerle dolu bir sene ve öyle olmaya da devam ediyor. Tabi ki her insan için aynı şeyi söyleyemiycem ne yazık ki! Şok üstüne şok yaşayan milyonlarca insan var yer yüzün de, benim sormak istediğim bu kadar olumsuzluk içinde nasıl, ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı kalacaz?

Dünya dönüyor, gezegenler bir durup bir ilerliyor ve bu sayede eski olayları, içimizde bastırdığımız korkuları, yarım kalan işleri, kalmakla gitmek arasında olan kararsızlıkları, yapılan haksızlıkları, ısıtıp, ısıtıp yeniden bize servis ediyor…

Cesaretini biraz toplayıp kapitalist düzenin dışına çıkanlar daha mutlu ve umutlu ‘AN’da ve gelecekle ilgili konularda, tabi ki bana göre.

Dünyada neler olursa olsun sizin iç dünyanız da işler nasıl?

Hala haksızlığa uğradığınızı, şanssız olduğunuzu, size fırsat verilmediğini mi düşünüyorsunuz ?

Mevcut düzeni değiştirmemek uğruna kendine eziyet edenlerden misiniz?

Elinden hiçbir şey gelmeyen, değersiz biri olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?

Daha iyi bir dünyanın ve düzenin olamayacağına inanan, eskiden ne güzeldi diyen melankolik olmayı seçen biri misiniz?

Belki de hep aynı kısır döngüde, dönme dolap misali dönüp duruyor musunuz?

Bakış açınızı değiştirmeye ne dersiniz?

Bütün bu yaşananlar kişisel olarak kendimize ördüğümüz duvarları yıkma, zincirleri kırma vakti gelmiş de geçiyor bile! mi demek istiyor…

Siz hayatın neresinde ‘TUTULDUNUZ’!…

Ertelenen her isteğin, hayalin peşinden gitme, en önemlisi de kendiniz olma, olabilme vakti gelmedi mi?

21 HAZİRAN aynı zamanda Yaz Gündönümü, toprak ısınmış, tohumlar filizlenmiş, hasat zamanı yaklaşmıştır.

Bolluk ve Bereket içinde, Sağlıkta, Sevgide, Saygıda ve Barışta Huzur dolu ikinci bir dönemde ‘TUTULU’ kalalım…

0 Paylaşımlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir