HAMDİ YILMAZ – Göçmen kızlar!

Köroğlu bir yolculuk sırasında susayınca geçmekte olduğu köyün kenarındaki çeşmeye yanaşır. Çeşmede testilerini doldurmaya çalışan kadının bir taraftan da “Köroğlu gözün kör olsun!” diye beddua yağdırdığını duyar.
Köroğlu, kendisine beddua yağdıran kadına sorar:
Bacım, Köroğlu’nu tanır mısın?
Hayır, Oğlum tanımam.
Sana bir kötülüğü mü oldu?
Hayır, olmadı.
Öyleyse, ne diye tanımadığın ve sana kötülüğü olmayan birisine beddua edip duruyorsun?
Ne bileyim Oğul.
Herkes ‘Köroğlu gözün kör olsun’ diyor, ben de diyorum !

(15 Ağustos 2015’de yayımlandı)
***
ARJANTİNLİ MAXİMA HOLLANDA SARAYINA PRENSES OLDU

Üçü üvey 4 kız kardeşi ve iki erkek kardeşi olan Arjantinli Maxima Zorreguieta, 1971’de Buenos Aires’de doğdu. 1995 yılında Katolik Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite öğrencisi iken Buenos Aires’te Boston Securities SA şirketinde satış elemanı olarak çalıştı. Sonra Brüksel’de çalışırken, Hollanda Prensi Willem-Alexander’la tanıştı ve 3 Mart 2001 tarihinde Prens ile nişanlandı. 17 Mayıs 2001 yılında Hollanda vatandaşlığına geçti. 2 Şubat 2002 tarihinde Amsterdam’ın Belediye Başkanı Job Cohen, Beurs von Berlage’de resmi evlilik törenlerini gerçekleştirdi. Máxima Zorreguieta evlendikten sonra Hollanda’nın Prensesi oldu.

2013 yılında ise Hollanda Kraliçe’si oldu.

TÜRKİYELİ NAİME DİL SINAVINDA

O sıralar Hollanda, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülke vatandaşları ile evli kişilerin eşlerini Hollanda’ya getirebilmeleri için eşlerin Hollandaca Dil Sınavı’na girmelerini ve kazanmalarını şart koşan uygulamayı başlatmıştı.
Mesela Karamanlı Kadriye, Hollanda’da yaşayan ve yeni evlendiği eşi ile bir yuva kurmak için Hollandaca dil sınavına girecek ve kazanacaktı.
Aksi halde, ya eşi ile boşanacak yada Türkiye’de eşinin yılda bir kaç hafta kalmak için geleceği günleri iple çekecekti.
Arjantinli Maxima ise, Prens ile evliliğe giden yolda hiç engelle karşılaşmadı. Hollandaca Dil Sınavı gibi saçma bir sınava girmeye zorlanmadı.

(27 Temmuz 2015’de yayımlandı)

***

SOMALİLİ SÜNNETLÜ DUDU: AYAN HIRSİ ALİ CAN DERDİNDE

“Somali’de beni sünnet ettiler” diye 20 yaşındayken ağlaya sızlaya Hollanda’ya gelip sığınma talebinde bulundu.

Sığınma talebi kabul edildikten10 yıl sonra Hollanda milletvekili bile oldu.

Kendi filmi sığınma talebi esnasında yanlış beyanda bulunduğu gerekçesi ile vatandaşlığının iptal edilmesi ile bitti.

Can derdine düşerek Amerika’ya giden Ayan Hirsi Ali adlı kadının Hollandaya bıraktığı kötü miras katlanarak büyüdü.

2004 yılında radikal bir İslamcı tarafından bıçaklanarak öldürülen yönetmen Theo Van Gogh’un çektiği Teslimiyet filminin de senaryosunu yazan Ayan Hırsi Ali, cinayetten sonra Hollanda’da uzun süre koruma altında yaşadı. Ancak Hollanda’ya sığınma başvurusunda yaşı ve adı konusunda yalan söylediği gerekçesi ile Hırsi Ali’yi dışlayınca, ABD’ye yerleşmek zorunda kaldı.

ABD’de kendi cebinden ödemek zorunda kaldığı koruma masraflarını artık kaldıramayacağını söyleyen Hırsi Ali, son olarak dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’den vatandaşlık istedi.

60 Avrupa milletvekili de Ayan Hırsi Ali’nin koruma masraflarını AB’nin üstlenmesi için dilekçe verdi. Hollanda’da sönen yıldızını AB’de parlatmaya çalışan ve İslam düşmanlığından başka sermayesi olmayan Hırsi Ali, böyle bir fon yaratılmasını yalnızca kendisi için istemediğini söylüyor.

Yönetmen Theo Van Gogh’un, “Teslimiyet” filminden sonra Hollanda ırkçı siyasetçi Geert Wilders’in, İslam’ı şiddetle yeren filmi ile sarsılıyordu. Zamanında “Fitne” adlı 17 dakikalık kısa filmini yayınlayacak yer bulamayan Wilders, sonunda kendisine kapı aralayan bir internet sitesi sayesinde gündeme oturuyordu.

Kuran’daki surelerden alıntılar ve bunların arasında radikal Müslüman din adamlarının konuşmalarından bölümler, şiddet olayları ve 11 Eylül saldırıları gibi eylemlerin görüntülerinin çorbalaştırılmış hali olan film, Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkenende tarafından bile, “Müslümanları incitmekten başka bir işe yaramaz” olarak nitelendirildi. “İslamileşmeyi durdurun. Özgürlüğümüzü savunun.” sloganıyla biten film, daha çekim aşamasındayken bile bazı Müslüman ülkelerde protesto eylemlerine yol açmıştı. İslam düşmanlığını devir aldığı selefi Theo Van Gogh’un akıbetine uğramasından korkulan 50 yaşındaki Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders, daha önceden aldığı ölüm tehditleri nedeniyle polis koruması altında yaşamaya devam ediyor. Wilders, yaptığı ‘Fitne’ filminden bu yana fitnecilik yapmaya devam ediyor.

Kısacası Sünnetli Dudu’nun açtığı çığır Hollanda’da yol oldu.

(Bu yazı 12 kasım 2015’de yazıldı)

***

SLOVENYALI MELENIA YİNE GÜNDEMDE

Slovenyalı Melenaia ise ülkesinin Yugoslavya’nın bir parçası olduğu yıllarda

26 Nisan 1970’de Novo Mesto’da doğdu.
Babası bir araba satıcısıydı ve annesi çocuk kıyafeti tasarımcısıydı. Küçük kızkardeşiyle mütevazi bir evde büyüdü ve daha sonra babasının önceki bir ilişkisinden sahip olduğu bir erkek kardeşi olduğunu öğrendi.

16 yaşında modelliğe başladı ve iki yıl sonra Milan’da bir ajansla anlaşma imzaladı. Ljubljana Üniversitesi’ne kayıt yaptı ancak modellik kariyerine devam etmek için bir yıl aradan sonra ayrıldı.

Melenia, modelliğin ilk yıllarında, 1996’da New York’a taşıncaya kadar Milano’da ve Paris’te çalıştı. Orada Patrick Demarchelier ve Helmut Newton gibi tanınmış fotoğrafçılarla birlikte çalışarak istikrarlı bir çalışma kazandı ve Harper’s Bazaar (Bulgaristan), Vanity Fair (İtalya), GQ ve Sports Illustrated Mayo Issue vs.

Melania, 26 Nisan 2016’da New York’ta Lincoln Center’da Jazz’ın Frederick P. Rose Hall’daki 2016 Time 100 Gala’sına katıldı.

Ardından da bir daha Avrupa’ya dönmedi, New York’a yerleşti.
Melania, gelecekteki kocası Donald Trump ile 1998’de New York moda partisinde bir araya geldi. İlk tanışma tarihini reddetmesine rağmen, çift sonunda bir ilişki kurmaya başlamış ve 2004 yılında beraberliğe başladılar. Ertesi yıl Florida, Palm Beach’te evlendiler, Shaquille O’Neal, Barbara Walters, Kelly Ripa, Matt Lauer, Katie Couric, eski Başkan Bill Clinton ve daha sonra New York Senatörü Hillary Clinton dahil olmak üzere düğün törenleri ünlü katılımcılarla gerçekleştirildi.

Melenia, 2006 yılında, Barron William Trump’i doğurdu. Oğulları kocası Donald’ın beşinci çocuğu, kendisi aynı yıl ABD vatandaşı oldu.

Kocası Donald Trump, ABD’ye başkan oldu. Basın peşine düştü.

Daha geçenlerde adına ‘Anlaşma sanatı’ adlı kitap yazıldı.

Melania, Washington Post’un Pulitzer Ödüllü gazetecisi Marry Jordan’a röportaj verdi. “Sesinin iyi eğitimli bir mafya karısı gibi seslendirdiğinden kesinlikle habersiz biri” olarak nitelendirildi.

Laura Miller adlı gazeteci ise daha birkaç gün önce “Melenia’nın Amerika rüyâsı devam ediyor” diye uzun bir makale yazdı.

ABD halkı Kasım’daki Başkanlık seçimlerine kadar Slovenyalı Melenia’yı konuşmaya devam edecek.

***

Ne diyelim, ilahi, Köroğlu gözün kör olsun!

Kocası ile olan ilişkisi ‘Anlaşma sanatı’ adlı kitabın yazılmasına vesile olan, sesi mafia karılarının sesine benzetilen Slovenyalı Melania Trump

Dil sınavından muaf tutularak Hollanda’ya kraliçe olan Arjantinli Maxima

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir