MEHMET ASLAN – Nerde O Eski Sevda Şarkıları

Hikayemize sevda adına mı, dersiniz aşk adına mı, ölüm adına mı, ölümsüz sözlerle yazılan şarkılarla devam edelim. Bu şarkılar neden ölümsüz? Neden her mevsim dinlenir? Neden her çalındığında içimiz burkulur? Neden içimizi bir tuhaflık kaplar? Ya sevinir neşeleniriz, yada gözlerimiz dolar hüzünleniriz.

Bugünkü şarkıcılar ve şarkılar ne yazık ki  mevsimlik, 3 ay dinlenip unutulan şarkılar ve şarkıcılar o kadar çok ki, sayamazsınız nedeni ise şarkı sözlerini yazanlar o ölümsüz tertemiz sevdayı yaşamamış ki sevdayı bilmeyen sözü ne bilsin, ama eskiden öyle değildi  sevdası yaşanarak yazılıyordu söyleniyordu şarkılar, ve bazı şarkılar var ki bir asırdan fazladır halen çalınır söylenir dinlenir ve eşlik edilir işte bu şarkılara ÖLÜMSÜZ ŞARKILAR diyoruz,  şimdiki gençler belki bu şarkıların hikayelerini  bilemezler hatırlatmak adına,

Her çalındığında hikayesini bilenlerin içini bilmeyenlerinde sigarasını yakan ölümsüz bir şarkı,  Çanakkale Boğazı, Nağra (LARA ) Burnu açıkları 4 Nisan 1953, Saat 02:15…Uzun ve yorucu bir seferden dönen Dumlupınar denizaltısı, Nağra Burnu açıklarında İsveç bandıralı Nabuland Şilebi ile Çarpıştı. Sessiz, soğuk ve bulanıktı gece. Başından aldığı şiddetli darbe ile Dumlupınar birkaç saniye içinde sulara gömüldü. Gemideki 81 kişilik mürettebattan, güvertedeki 5 kişi kurtuldu, gemide sağ kalan 22 kişi, geminin arka bölümündeki torpido dairesine sığındı. Mahsur kalanların su yüzüne fırlattıkları telefon şamandırasıyla gemi ile irtibat sağlandı. Sağ kalan 22 kişiyi kurtarmak için herkes seferber oldu. Bu arada oksijeni idareli kullanmaları için, gereksiz yere konuşmamaları, şarkı türkü söylememeleri ve sigara içmemeleri konusunda uyarılar yapıldı.

Ancak saatler süren kurtarma çalışmalarının sonunda, umutların tükendiği anda karanlıkta bekleyen 22 kişiye, Şamandıradaki telefon hattının öbür ucundan, herşey yine aynı sözcüklerle anlatıldı; konuşabilirler, şarkı türkü söyleyebilirler ve hatta sigara bile içebilirler. Tüm Türkiye, denizaltıda tevekkülle ölüme yapılan hüzünlü ama başı dik türküyü işte böyle dinliyor…

Ah bir ataş ver cıgaramı yakayım, Sen salın gel ben boyuna bakayım 

Uzun olur gemilerin direği, Ah yanık olur Anaların yüreği…

Yine çoğumuzun zevkle dinlediği ama neden yazıldığını bilhassa gençlerin bilmediği ölümsüz bir türkü. Çakıcı Efe Ege Bölgesinde halkın dilinde, dilden dile efsaneleşen bir kahramandır. Osmanlı’nın son zamanlarında devlet iradesinin iyiden iyiye kaybolduğu yıllarda (1800-1900) halk kendi kahramanlarını, kendi kurtarıcılarını çıkarmıştır. Kimileri bu boşluktan yararlanarak zalimlikler yapmışlar kimileri de adalet dağıtan güçlü yürekli halk kahramanı olmuşlar.

Çakıcı Efe  İzmir, Denizli, Aydın civarında hüküm sürmüş bir Efe’dir. Çakıcı çoğu zaman dağlarda, kimi zamanda halkın yanına inerek zalimi durdurmuş, adalet dağıtmış, zenginden alıp fakir vermiştir. Bu sebeple halkın gönlünde de taht kurmuştur. Cesur hareketleriyle halkın gözüne girmiştir. Onun adına bir çok türkü bestelenmiştir.

İzmir’in kavakları, Dökülür yaprakları,

Bize de derler Çakıcı, Yar fidan boylum, Yıkarız konakları

Haftaya başka yaşanmış ölümsüz şarkılarda buluşmak üzere, sağlıkla kalın!

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir