SERPİL YILMAZ – Hayallerinden Vaz Geçme

Hayat tek düze gidiyor ve heyecanını kaybettiyse, yaşama isteği azalıyor, hiçbir şey keyif vermiyor ve sürekli aynı konular tekrar ediyorsa!

Çevreyle bağlar zayıflıyor, ilişkileriniz kopuyor, önem verdiğiniz ne varsa, tek tek anlamını yitiriyorsa, sürekli kötü şeyler olacak hissiyle dolaşmaya başladıysanız?

Çabuk sinirleniyor, iyi şeylerin sizi bulmasından şüpheye düşüyor ve bu da nedir, neden hep kötü şeyler benim başıma geliyor diye soruyor!

Ben nerede yanlış yaptım diye sorgulamaya başladıysanız ve güven sorunu yaşıyorsanız?

Özgüveninizde zayıflama, değersizlik hissi ve uykusuzlukla birlikte, tansiyon, şeker, guatr, özelliklede midede rahatsızlıklar yaşıyor, konuşurken sesiniz kısılıyor, vücudunuz kan hücresi üretmiyor, devamlı grip oluyor ve sık sık doktora gitmeye başladıysanız?

Güne yorgun ve isteksiz başlıyor, hayal kuramıyor, ben bu işi niye yapıyorum veya bu paraya bu iş çekilmiyor diyenlerdenseniz! Ya da yıllardır aynı noktada hiç ilerlemediğinizi farkettiyseniz eğer!

Bu düşüncelerin veya rahatsızlıkların en az bir iki tanesiyle karşı karşıya geldiyseniz, artık bazı şeylerin değişme vakti gelmiş demektir.

Ne yazık ki evet bir değil birçok konuda istediğiniz şeyleri yapamamış ve yaşam amacınızdan çok fazla uzaklaşmış olduğunuzu anlayabilirsiniz.

İyi haberse, çok geç kaldım demek yerine, bir adım atarak istediğiniz şeyleri yapmak için yeniden başlamak olacaktır. Büyük değişimler birden olmaz, olsa da kalıcı olmaz çünkü yaşamda her şeyde olduğu gibi temel düşüncede bir sağlamlık ve inanç önemlidir.

Yukarıda çizmiş olduğum tablo iç karartıcı biliyorum ama aynı zamanda modern hayatın gerçekleri bunlar. Kaç kişi istediği eğitimi alıyor ve sevdiği işi yapıyor ki? Nedeni ne olursa olsun hayallerinden vaz geçen kişi, yaşadığımız bu çağda kısır bir döngünün içinde bulacaktır kendini.

Aileden aldığımız düşünce kalıpları tüm hayatımızı etkiler. Anne ve babanın davranışları çocuk için rol modeldir. Nasihat almayı kimse sevmez ama sözlerimizle, davranışlarımız uyumluysa, yaşam içindeki duruşumuz örnek oluşturur ve bu çok daha etkilidir.

Bir çocuk doğar ve büyümeye başladığı andan itibaren hatta doğmadan önce ailesi onun için uygun eğitimi, yapacağı mesleği, öğreneceği dili, nerede yaşayacağına dair kararları almış olur. Yavaş yavaş işlenir benim oğlum-kızım doktor veya mühendis olacak diye başlar klişe cümleler. İyi niyetlerinden hiç kuşku yok ama gerçekler öyle olmuyor.

Hazır verilen bu kimlik büyüme çağındaki genç ve ailesi arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyecektir. Baskı altında olan kişi ister çocuk veya yetişkin farketmez kendi kimliğini oluşturamaz. İtiraz etme gücünü gösteremeyenler istemedikleri yaşamların içinde mutsuz ve isteksiz bireyler olacaklardır bu kaçınılmaz. Öğrenmeye meraklı olan ve hayal kuran, belli bir amaca yönelenler elbette kendine sunulan kalıpları kabul etmeyecektir.

Belki itiraz edeceksiniz, onlar eskidendi diye! Ben çocuğumu özgüvenli, özgür iradeli, ne istediğini bilen, hedefleri olan biri olarak yetiştiriyor bu konuda ona ne gerekiyorsa yapıyor hatta kendi hayallerimden vaz geçiyorum onun için diyebilirsiniz.

Burada bir çelişki olmadı mı?

Tüm kaynağı çocuğumuza veya başka bir yere aktarırken kendi isteklerimizden ve hayallerimizden vaz geçerek mi onun yaşamına katkı sağlayacağız? Birde ben senin için nelerden vaz geçtim, elime geçen fırsatları reddettim, sırf senin eğitimin veya düzenli bir hayatın olsun diye biten cümleler kuruldu mu tamamdır.

Bu sözler karşımızdaki kişiye kendini suçlu ve borçlu hissettirmez mi? Koşullandırılan insan elde ettiği şeylere kendini layık görebilecek mi, ya da elde ettiği başarının devamını getirebilecek midir?

Evren herkes için adil davrananları destekler, kendimiz için ne kadar adil davranıyoruz?

Yaşamda bence bir insan için en kötü şey kendinden vaz geçmesidir. Güncel koşullarının zorluğundan bahsetmek, kendini yeterli zaman ve kaynak olmadığına inandırmak, mücadeleden vaz geçenlerin sığındığı mazeretlerdir.

Maddi gücü elde etmek için, vicdanını sessize alarak, beynini kiraya verenlerden hiç bahsetmiyorum. Benim ilgilendiklerim, sorularına veya sorunlarına çözüm arayanlar.

İstediğine odaklanan için imkansız diye bir şey yoktur!

Kısıtlı imkanlar değil, kısıtlı düşünceler vardır.

En çok sevdiğim sözlerden biri ‘Düşünceni Değiştir, Dünya Değişir’.

İçsel gücünüzün farkında mısınız?

Kendinizden ve hayallerinizden vaz geçmeyin…

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir