HAMDİ YILMAZ – İran ile ABD arasında sıkışmış Irak’ı Avrupa kurtarabilir mi?

Irak – İran Savaşının 40’ıncı yılındayız.

40 yıl önce yine böyle bayram atmosferinde, Mersin’de bir ziyaret sırasında Bağdat’tan Türkiye’ye gelin gelmiş genç bir kadınla konuşmuştum.

Size tuhaf gelebilir ama taze Iraklı gelin, altından yaptırdığı takunyaları giyemeden savaşa giren devlet başkanı Saddam Hüseyin için ağlıyordu.

12 Eylül darbesi yeni olmuş, bizde de devlet başkanı Kenan Evren’di ve biz “İt sürüsün it sürüsün / Evren seni it sürüsün / Kurda kuşa yem olan da/ Pis leşini it sürüsün” diye hoyratımsı şiirler yazıyorduk.

Evren için böylesi şiirimsi satırlar yazan birisinin diktatör Saddam altından yaptırdığı takunyaları kullanamadan savaşa girdiği için göz yaşı döken Bağdatlı genç kadını anlaması mümkün mü?

Zaten anlayamadığımız için o gözü yaşlı kadını unutmadık.

Aynı günlerde Kerküklü Prof. Dr. İhsan Doğramacı YÖK Başkanıydı. Hatta YÖK’ü o kurmuştu. Doğramacı’nın has adamı ve yine Kerküklü olan Prof. Dr Enver Hasanoğlu, Hacettepe Üniversitesi’nden yeni kopan Kayseri Gevher Nesibe Tıp Fakültesi’nin dekanıydı (iki yıl önce Bükreş’te yeniden karşılaşmıştık). Doğramacı zaten Hacettepe’nin rektörü iken YÖK’e geçmişti.

Herhalde onların yardımı olmuş olmalı ki, Kerküklü (yani Iraklı) bir başka genç kız Kayseri Tıp Fakültesi’nde asistandı. Çocuk sayılacak yaşta bir de erkek kardeşi vardı.  Evime misafirliğe gelecek kadar yakın olmamıza rağmen, Kerkükle ilgili konuşturamazdım.

Saddam’ın Irak’tan kaçanların peşine düşerek Türkiye’de bulunan ajanlarından korkardı. Saddam’ın ajanları öylelerini buluyor ve öldürüyordu. Bir daha kimse Türkiye’ye kaçmasın diye. O sıralar ben her esaret altındaki Türk’ün yüzünü Kerküklü Türkmen kızının yüzündeki hüzne sahip sanırdım. Gülme ve gülümsemeyi unutmuş bir yüz ifadesi..

Aslında amacım bunları anlatmak değildi ama madem açıldı devam edelim.

Humeyni’nin İran’a dönüşünden sonra ABD bizdeki Fetullah Gülen gibi bir şeytanı İran’da bulamadı ama Irak’ta buldu. 1978 yılında ölen Kadiriliğin bir kolu tarikatın şeyhi Abdulkerim’in oğlu Muhammed Kesnizanî.

Şeyh Muhammed Kesnizanî, Irak ordusunu bir tek silah patlatamadan ABD’ye teslim eden adam. Kesnizanî ve Fetullah’ın bir de Pakistanlı versiyonu var ama konumuz o değil.

Gazeteci Ahmet Dinç, 2018 yılında Kesnizanî ve örgütü hakkında “Irak’ın FETÖ’sü” adında bir kitap yazdı.

Romanya’da şu günlerde “Size iki tosun yazdık!” diye dolaşanların ‘Hocaefendileri’ FETÖ elebaşını bir türlü insanımıza anlatamıyoruz.

İşte bu Fetullah’ın rol modeli küresel çete taşeronu Kesnizanî, Irak’ı ABD’ye teslim edince, İran’a da gün doğdu.

***

Irak’a ilgisi Türkiye’ye zarar verecek olan terör örgütünü korumaktan ibaret olan Fransa ve Almanya öncülüğündeki Avrupa şimdi günah çıkartıyor.

Berlin Merkezli düşünce kuruluşu “Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR)”, Sajad Jiyad adındaki Iraklı siyasi analistle “İki müttefik arasında parçalanmış: Avrupalılar Irak’ın İran ve ABD’ye bağımlılığını nasıl azaltabilir?” başlıklı bir konuşma gerçekleştirmiş.

Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan’ı Türkiye’ye karşı kışkırtrmak, Libya ile ilgili ileri geri Türkiye aleyhine konuşmaktan (dikkate alan da yok ya) başka küresel ölçekte hiç bir ağırlığı kalmamış Avrupa, şimdi Irak’ı şeytan kardeşlerin pençesinden kurtarmaya soyunmuş. İstemeyenin gözü çıksın, keşke becerebilseler.
Biz yine de Jiyad’ın önemli güncel bilgiler içeren anlatımını dikkatinize sunmak istiyoruz. İşte Irak’ın son hali, Sajad Jiyad’ın yorumuyla:
”İslam Devleti grubuna (IŞİD) karşı uzun bir mücadeleden sonra Irak şimdi barışı kazanmak için mücadele ediyor ve istikrarın sağlanmasında ciddi zorluklarla karşı karşıya.


ABD ve İran arasındaki yükselen gerilimlerin ve yeniden dirilen IŞİD’in çapraz ateşine yakalanan Irak liderliği, aynı zamanda siyasi çıkmaz ve yaklaşmakta olan ekonomik çöküş ile felç oldu. Irak’taki koşulların kötüleşme potansiyeli, IŞİD’i yenmek ve ülkeyi istikrara kavuşturmak için halihazırda önemli kaynaklara yatırım yapmış olan Avrupa hükümetleri arasında gerçek bir endişe yaratmalıdır.
Petrol fiyatlarında son zamanlarda yaşanan gerileme ve covid-19’dan kaynaklanan serpinti, Irak ekonomisinin bu yıl kırılganlaşmasına yol açacak şekilde Irak’ın mali durumunun kırılganlığına odaklandı. Bu ekonomik baskı, yeni istikrarsızlık yaratma ve Irak’ın kırsal bölgelerine giderek artan sayıda saldırı düzenleyen IŞİD için yeni bir açılış sağlama riskiyle karşı karşıya.”
”Irak, IŞİD’in yeniden canlanması ve ABD ile İran arasındaki artan gerilimler dahil olmak üzere ciddi siyasi, ekonomik ve güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya.
Geçen sonbaharda yapılan yaygın protestoların ardından, Mustafa el-Kadhimi’nin Mayıs ayında başbakan olarak seçilmesi ülkenin siyasi çıkmazını kırdı ve küçük bir fırsat penceresinin açılmasını sağladı.
Kadhimi’nin çok ihtiyaç duyulan reformları gerçekleştirme yeteneği, bağımsız bir siyasi temeli bulunmaması ve 2003’ten bu yana ülkeye egemen olan siyasi seçkinlerin yerleşik gücü tarafından kısıtlanacaktır.


Irak’ın ekonomik, güvenlik ve siyasi durumundaki diğer bir bozulmanın, terörle mücadele, bölgesel göç akışlarını ele alma ve İran ile ABD arasındaki gerginliği azaltma gibi Avrupa çıkarları üzerinde olumsuz bir etkisi olacaktır.
Avrupa, Kadhimi hükümetini siyasi ve ekonomik reformlar gerçekleştirmesi, ABD-İran rekabet alanında gezinmesi ve daha fazla özerklik kazanması için desteklemeli ve Irak’ın ABD ve İran’a olan bağımlılığını azaltmak için daha büyük bir güvenlik rolü üstlenmelidir.
Irak’ın siyasi ve güvenlik ortamı uzun zamandır karmaşıktı ve Avrupalı ​​aktörler çoğu zaman İran ve ABD gibi ülkenin önemli oyuncularına seyirci kaldılar. Ancak hem Irak halkının hem de yeni hükümetin bu dış oyuncularla yeni bir ortaklık alanı aradığı açık.
Irak’ta doğru denge arayışı, daha fazla Avrupa katılımı ve Irak’ın geleneksel ortaklarından yana alternatif seçenekler sunuyor. Avrupa, Irak ile kendi politika ortaklıklarını kurmak için yeni Irak hükümetinin oluşumu ve ABD-Irak müzakerelerinin yarattığı siyasi ivmeyi kullanmaya çalışmalıdır.”


0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir