Romanya’da Türk lobiciliği yapmak şart mı?

*Romanya’da başka ülke güdümündeki basın kuruluşları artık Türk firmalarının ihaleye katılmasını bile suçmuş gibi yansıtıyor

*Haber/ Analiz

BÜKREŞ – Eğri oturup, doğru konuşalım, mütevazı olmaya gerek yok. Romanya’da 15 yılı aşkın gazetecilik faaliyetlerimiz sırasında nelere dikkat çekmedik ki..

“Ama ne yapsak boşuna!” diye pes etmeye hiç niyetimiz yok.

Demirperde’nin yıkılışından sonra Demirperde artığı ülkelerde muazzam bir lobiler savaşı var.

Romanya’da geçen 31 yılın muhasebesini yapacak birileri çıkar mı bilmem, ama Romanya ile Türkiye’nin karşılıklı ticareti birbirine yakın rakamlarda seyretmiştir. Son bir kaç yıldır Türkiye lehine gözüken dengeyi 31 yılı bütünleyerek bakarsanız Romanya’nın Türkiye’ye sattığı aldığından fazladır.

Cumartesi günü attığımız manşet “Bizi kopek gibi atıyorlar!” şeklindeydi. Aslında bir kitaplık konu bu. Salt Bükreş 5’inci Bölge Belediyesi’nin yaptığı bir ihalenin sonucu işçilerin feryat sesi değil. Türk lobiciliğinin de hezimeti.

İhaleyi alan Türk firması diyor ki, “Benim 200 kişinin işsiz kalacağından haberim yoktu!” Bütün samimiyetle inanıyorum bu söze. Haberleri yoktu, çünkü onların başlarına gelen ve gelmesi muhtemel olaylardan da haberleri yok!

Konuya girmeden önce bir kaç cümle daha etmek istiyorum.

Almanya, Hollanda ve Romanya’daki gazetecilik faaliyetimizin toplamı 28 yılı aşmış. Bir haberin maliyetini benim kadar kimse bilemez.

Beş on dakikada okunacak iyi bir haberin maliyeti bazen binlerce bazen de on binlerce Euro’dur. Karşılığı sadece toplumsal faydadır, insanları uyandırma, uyarma ve bilgilendirmedir. Bu uyandırmanın sonucu milli imkanların israfından kurtulmaktan milli politikaların oluşumuna kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

Türkiye’den gelenlerin buralardaki sıfır imkanla yaşamaya çalışarak lobicilik yaptığını düşünenlerin emeğine de, bilgi birikimine de saygısı yoktur.

Saygıyı bir tarafa bırakın önce ihtiyaçları olmadığına inanırlar. Bu yüzden ne gelmeden önce ne geldikten sonra dikkate almamışlardır. Hatta onlar için yokturlar.

Başlarına bir hal gelirse, bu ülkenin eski adalet bakanını avukat olarak tutacak, onların da lobici olduğundan habersiz küresel danışmanlık firmalarına oluk oluk para akıtacak kadar güç ve kudret sahibiler. Üstelik kaz gelecek yerden tavuğu esirgemeyen Bükreş baronlarının kucağına oturduklarının da farkında değildirler.

Böyleleri için bir Türk gazetesine hele hele mesaisinin tamamını buna harcayanların emeği ile ortaya çıkan gazeteye verecekleri 200 euro yıllık abone parası bile çöpe atılacak bir paradır. Yılda bir iki defa uzun emek sonucu ortaya çıkardıkları neticelerin sunulduğu etkinliklere sponsorluktan hiç bahsetmiyorum bile.

Böyle düşündükleri için, Türk basınını hiçe saydıkları için o harcadıkları paralar kurtaramaz onları. Amerikalı istimi arkadan gelecek mahkeme kararı ile alır onu Bükreş’ten götürür ABD’ye, atar hapse, yada büyük ümitlerle geldiği Romanya kesmediği için Meksika’ya doğru yelken açar.

Gelişlerini görmeyiz ama gidişlerinden haberimiz olur.

MADALYA HAK EDEN HABER MECRAI: BULETIN.DE

Dönelim Cumartesi duyurduğumuz habere:

Olay şu: Bükreş 5’inci Bölge Belediyesi, geçtiğimiz Kasım ayında bir ihale açıyor. Belediye’ye ait alanların bakım, onarım ve çevre düzenlemesi için yapılan ihaleyi bu yılın Mayıs ayı başında 4 yıllığına ve yaklaşık 185 milyon euro bedelle Türkiye’nin küresel şirketlerinden Esta İnşaat Sanayi Lojistik Ve Diş Ticaret Anonim Şirketi kazanıyor.

Belediyelerin böyle hizmetleri özel sektöre devretmesinin iyiliği kötülüğü ayrı mesele. Bu Romanya’da sanırım ikinci defa oluyor.

Türk şirketinin ihaleyi alışının ardından kıyamet de kopuyor. “PSD soygunu: Sektör 5’in belediye başkanı Dragnea’nın kölesi Daniel Florea, Moskova merkezli bir Türk şirketine 185 milyon avroluk sözleşme verdi” ve benzeri spotlarla saldırı başlıyor.

PSD (Sosyal Demokrat Parti), Dragnea ise bu partinin hapisteki eski lideri, Daniel Florea ise belediye başkanı. 

Esta İnşaat Sanayi Lojistik Ve Diş Ticaret Anonim Şirketi baştan da belirttiğimiz gibi küresel bir Türk şirketi. Rusya’da havaalanı ve başka işler yapmış. Sitelerinin açılışına da, Putin’in katıldığı teslim törenlerinde yer aldığı bir kaç kare resim koymuşlar. Ne var bunda?

Ama lobiciler için çok şey var. Hemen düğmeye basılıyor.

Romanya halkının Ruslara olan olumsuz bakışları Türk şirketine yönlendiriliyor. Hareket noktaları burası oluyor. Ve olumsuz kamuoyunun temelleri böyle atılıyor. Bu havayı yayan Romence sitenin adı da “buletin.de”. Gördüğünüz gibi “Deutchland”ın de’si..  işin tuhafı haber diğer kıldan kendir irili ufaklı haber sitelerine, yayın kuruluşlarına bu merkezden dağılıyor.

Bu arada 5’inci Bölge Belediyesi kendisine ait SC Amenajare Edilitară şi Salubrizare SRL (AES) adlı şirketin faaliyetini askıya alıyor. Bu şirkette belediye alanında görev yapan 200 temizlik işçisi de işsiz kalıyor.

İşçiler ayaklanıyor, Alman sermayeli Liber Tatea adlı ucuz fiyatlı çok tirajlı magazin gazetesi de yangının üzerine körükle gidiyor. Esta İnşaat birden bire Türk-Rus şirketi oluyor. İşçileri konuşturuyor “Bizi köpek gibi atıyorlar”, “Türk, tüm çalışanları almak istemiyor” ve benzeri sloganlar eşliğinde sanki onları Türk şirketi işten atmış gibi tepki veriyorlar. Ki, bu işçilerin çoğu kara sıcağın, karın tipinin altında 1400 ley (290 euro) maaşla çalışıyorlar.

Esta İnşaat Sanayi Lojistik Ve Diş Ticaret Anonim Şirketi Başkan yardımcısı ve bu şirketin Romanya faaliyetleri için kurulan Köstence merkezli Esta Construction Group SRL firması müdürü Mustafa Toprak da saf saf, bir lobicilik faaliyetinin hedefinde olduklarından habersiz “Bizim bundan haberimiz yoktu. Bir çözüm bulmaya çalışacağız” minvalli açıklama yapıyor.

Somalili işçiler işin içine katılıyor. İşçilerin beyninde ‘Türk- Rus şirketi” ekmeklerini Somalili işçilere veren düşmana dönüşüyor. (Böylesine bir siyasal lobiciliğe doğrusu şapka çıkartmak lâzım)

Çeşitli mecralarda olay işin içine Rusya, Putin vs katılarak abartılıp duruyor.

FETÖ elebaşının Türkiye aleyhine mücadelesinden dolayı hediye olarak franchise hakkı verdirdiği Amerikan dergisi bile bu haber kaynağını kullanıyor.

Türk tarafının bulduğu tercümanın yanlış çeviri yaptığı (Ki, bu ayrı bir konu. Bükreş’te FETÖ ile hukuk mücadelesi yaptığımız davalarda bu acıyı yaşadık) iddiaları ortalığa atılıyor. Belediye yetkililerinin açıklamaları ustalıkla manupule edilerek habere yansıtılıyor.

Yapılan haberlere ESTA İnşaat’in taşeron olarak çalıştıracağı Türk firmalarının adları sanki suçluymuşlar gibi yansıtılıyor, yaptıkları ticari faaliyetler sıralanıyor. İşin içine bir Türk STK’sının sekreterinin adı da karıştırılıyor, pek çok isim gelişi güzel olumsuz imaj malzemesi olarak kullanılıyor.

Bu arada Türklerin rüşvet ve kara para aklamaktan 6 yıl 8 ay hapis cezası aldığı iddia edilen bir Romenin sahibi olduğu taşeron şirket tutuşu da olayın tuzu biberi oluyor.

Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’den aldığı her otobüsün peşine neredeyse birer muhabir takıp, “aha Türk otobüsü yeniden bozuldu” minvalli haber üretim merkezleri yeniden harekete geçmiş gözüküyor.

Bu kadar malzeme içeren bir haberin maliyeti (Moskova- Türkiye- Romanya araştırmaları) kim veya kimler tarafından karşılanıyor? Okuyucularından 1 euro yardım isteyen haber sitesinin gücü yeter mi buna?

Gelelim madalyonun diğer yüzüne, 4 yıl boyunca Türk şirketinin alacağı 185 milyon euroyu bölün 4’e. Yıl başına kaç euro düşer, işi fiilen yürütecek 3 taşeron firmanın maliyetleri, kârları, halen 200 işçi ile yapılan hizmetlerin kaç işçi ile görüleceği, onların brüt maliyetleri vs vs. Esta İnşaat’a kaç para kalacak ki, böylesine haksız bir muamele ile karşı karşıya kalıyor. Parasını zamanında alıp alamayacağını da Allah bilir.

Soru şu?

-Sizin lobiler savaşında Türk firmalarına ayak bağı olan bir Alman, Fransız firmasını Romanya’da böylesine anasından doğduğuna pişman edecek, ürettiği yalanla doğruların harmanlandığı haberi tüm Romen medyasına kaynak olarak sunacak, hadi bunlardan vazgeçtim, hakkınızı savunacak Romence bir haber mecranız var mı?

-Bu haber mecraı tarafından yine topa tutulmuş Romen bürokratları veya makamları bir daha Türk’e haklı bile olsalar iş verir mi?

-Sadece Brüksel’de lobicilik için harcanan yıllık resmi rakamın 4 milyar euro olduğundan haberiniz var mı?

Kapalı kapılar arkasında baronlarla fındık kırarak yapılan lobicilik bu kadar olur, siyasal sonucu ise bulunduğunuz ülke halklarının Türkiye düşmanlığı olarak döner.

(Hamdi Yılmaz – Gazete Balkan)

Fotoğraf: Alman sermayeli Liber Tatea gazetesi

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir