HAMDİ YILMAZ – Körler bunu görememiş!

Nasıl oldu, nasıl becerdik bilmem!

Bize karşı uyuyan, kimileri uyur gibi yapan bütün yılanları ayaklandırdık. Dünyada ne kadar Türkiye düşmanı varsa hepsi saldırıya geçti.

Önlerinde, yanlarında veya arkalarında da dünün mıymıntı, mızmız sandığımız (!) Küresel çete taşeronu Fetullah ve terör örgütü grubu..

Neyse ki, Bükreş’te bu bayram gökten koç indirmediler, melakelikleri tuttuğu için yemediler içmediler Romen dostlarımıza Kurban Kavurması dağıttılar. Kaz geleceğini sandıkları yere tavuk ikramında bulundular. Oysa kendilerinden olmayan bir Müslüman’a içecek bir bardak su bile vermez bunlar.

Neyse, konumuz bu değildi.

Hepimizin ağzında aynı bakla, “Bizi kandırdılar!”. Nah kandırdılar! Biz kördük. ‘

Genellemek, kimseyi töhmet altında bırakmamak, yeni ayrılık tohumu ekmemek için “Biz” diyorum. Yoksa en azından şahsen ben ‘Kör’ değildim..

Yine neyse diyelim ve mindere dönelim:

Oysa kör olmayanlar da vardı. Üstelik kör olmayışlarının bedellerini hayatları ile ödeyenlerimiz de olmuştu.

Kandırılışlarının gerekçesini, aldanana değil aldatanın marifetine bak minvalinden “Fetullah çağımızın en büyük Firavunudur” diye günah çıkaranlardan da bahsetmek istemiyorum.

Katilinin ayak ve parmak izleri hala kaybolmamış olmasına rağmen hala bulunamayan ve hiç aldanmayanlardan Necip Hablemitoğlu’nun katlinin fermanına neden olan, 1999 yılı basımı Köstebek adlı kitabından bir pasaj:

“ Fethullahçılar, Türkiye’nin tek özel istihbarat örgütüne sahiptirler. Devletin istihbarat birimlerinin tüm olanaklarını kullanan; gizli bilgilerin tamamını elde eden bu yasadışı örgüt, gerek kendi ‘hasım’ları ve gerekse, hedef siyasiler, gazeteciler, mafya babaları, bürokratlar, akademisyenler, askerler ve diğer önemli meslek mensuplarının ‘açıklarını’ içeren, şantaj malzemesi olarak kullanılabilecek her türlü görsel ve işitsel bant kayıtlarından, bu kayıtlara ait çözümlerden, fotoğraflardan her türlü resmi belgeye, hatta kişisel anekdotlara kadar herşeyi içeren bir arşive de sahip bulunmaktadırlar.

Parayla satın alamadıklarına, hatta korkutamadıkları ‘hasım’larına karşı, çarpıtılmış, fabrikasyon bilgi ve belge tanzimi de, bu örgütün ilgi ve uzmanlık alanı içindedir. Aynı şekilde, fethullahçılar, kendi şirketlerine rakip şirketleri bertaraf etmek için bu özel istihbarat örgütünü kullanmaktadırlar. Bunun için daha çok, ‘kaçakçılık’ duyumları çerçevesinde şirket merkezlerine yapılan aramaların yıkıcı etkisinden söz edilmektedir. Aynı taktik, “hasım” vakıf, dernek ve şahıslar için de uygulanmaktadır. Bu örgütün servis hizmetlerinden kimi siyasilerin sıkça yararlandığı yolunda duyumlar alınmaktadır. Özel istihbarat örgütü sayesinde, radikal sosyalist partilerin dışında, seçim barajını aşma olasılığı kuvvetli olan tüm siyasal partilerde, fethullahçıların aday gösterme gücünün söz konusu olduğu bilinmektedir.

Bu örgüt  aynı zamanda, ‘hasım’ların enterne edilmesi, etkisizleştirilmesi ya da tasfiyesi; yandaşların ise önemli yerlere getirilmesinde işlevsel rol oynamaktadır.”

(Bu yazı 7 Eylül 2017 tarihin’de yayımlanmıştır)

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir