HAMDİ YILMAZ – Romanya’nın Çavuşesku’dan sonraki ilk demir yolu inşaatı!

1981 yılında Kayseri’de büromun bulunduğu bina ile arasında 3-4 metre bulunan Belediye’ye ait binanın son katında 2-3 kişi çalışıyordu. Pencerelerimiz birbirine bakar, kim başını çevirse birbirini görürdü.

Sordurdum, Rumen mühendislermiş ve Kayseri Raylı Sistemi için proje hazırlıyorlarmış..

***

Salı günü Romanya Ulaştırma Bakanı Lucian Bode, çalışmaları 2000’li yılların başından beri süren ve 11 yıldır yakınında yaşadığım Bükreş Kuzey Tren İstasyonu ile Bükreş Otopeni Hava limanını birbirine bağlayan demiryolunun deneme gezisine katıldı.

Bakan Bode, 12 Aralık’ta hizmete gireceğini bildirdiği 19,5 kilometrelik raylı sistemin bir bölümünün sıfırdan inşaa edildiğini söyleyerek, “Bu demiryolunun, Devrim’den sonra Romanya’da sıfırdan inşa edilen demiryolunun ilk bölümünü içerdiğini hayal etmenin zor olduğuna” dikkat çekti.

“Allah fakiri sevindireceği zaman eşeğini kayıp ettirir, sonra yeniden buldururmuş!” diye özlü bir sözümüz var. Ulaştırma Bakanı Bode’nin sözleri bana bunu hatırlattı.

***

Ankara’da 1975’li yıllarda belediye otobüslerin içerisine yapıştırılmış “Made in Romania” yazılı metal etiketleri görürdük.

O yıllarda Ankara Samsun Karayolu’nun da Romenler tarafından yapıldığı söylenirdi.

Bizimkilerin özelleştirmeden satın aldıkları fabrikadaki çelik kasanın içerisinde 250 bin dolar çıktığı hikâyesini dinlemiştim.

Bir başka özelleştirmeden alınan fabrikanın içerisinden geçen otoyol üst geçidinin dibinde yıllarca kapalı kaldıktan sonra kilidi kırılarak açılan küçük odanın içerisinden de 1 milyon Euro değerinde kumpas ve mikrometre gibi ölçü aletlerin çıktığını bizzat o fabrikanın genel müdürünün ağzından işitmiştim.

Yine özelleştirmeden alınma bir büyük demir çelik tesisinin genel müdürüne giderken fabrikaya yanlış kapıdan alınınca en az yarım saat freze, torna gibi atıl kalmış tezgahların arasından yürümüştüm. Tezgâh tarlasıydı sanki.

Daha 5-6 yıl öncesine kadar gazetemizde “Fabrika kesimi yapılır” ilanları yayınlardık. Böyle bir iş türü vardı yani.

Romanya bölge bölge ayrılmış, her bölgeye o civarın insanlarını istihdam edecek fabrikalar yapılmıştı.

Bütün bunlar hürriyet içerisinde yapılmadığı için bir gecede yerle yeksan oldu.

Devrik diktatör Nikolay Çavuşesku’ya “Ülkesinin bir numaralı milliyetçisiydi” dememek tarihe haksızlık olur.

Ne var ki, bütün yaptıkları bir gecede yok oldu. Hürriyet sarhoşu hiçbir insan yapılanları umursamadı.

‘Hürriyet içerisinde kalkınma modeli’nin  en iyi model olduğunun ispatı yıkılan Demirperde ülkeleridir.

Kısacası diktatörlerin vatansever oluşlarının ve ülke kalkınması için yaptıklarının zerre kadar bir değerinin olmadığını dünya gördü.

Dün konuştuğum Romen’e 27 Eylül’deki yerel son bahardaki genel seçimlerin nasıl sonuçlanacağını, kimin kazanacağı ile ilgili tahminini sordum.

“Yaşlılar Sosyal Demokrat Parti’yi (PSD) Çavuşesku’nun devamı olarak görüyor ve ona oy verecek, gençler diğer partilere” dedi.

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir