AK Romanya Raporu’nun detayları

*Yılda bir yayınlanan AK’nin hazırladığı Romanya raporuna göre yargı alanındaki tartışmalı tedbirlerin uygulaması devam ediyor

Avrupa Komisyonu tarafından Çarşamba günü yayınlanan rapor, çoğu devletin hukukun üstünlüğüne yüksek saygı standartlarına sahip olduğunu, ancak yine de zorluklar olduğunu gösteriyor. Romanya’ya getirilen bir eleştiri konusu da Yargı Suçlarını Araştırma Dairesi’nin varlığı oldu.

Avrupa Komisyonu’nun raporuna göre, Romanya hükümeti, 2017-2019’daki aksiliklerin ardından adalet reformunun hızını yeniden sağlama taahhüdünü 2020’de sürdürdü ve bu, yargı ile gerginliklerde önemli bir azalmaya yol açtı.

Raporda, Romanya’nın 2007 yılında AB’ye katılımından bu yana, adalet alanındaki reformlar ve yolsuzlukla mücadelede, İşbirliği ve Doğrulama Mekanizması (CVM) aracılığıyla Komisyon tarafından sürdürüldüğü hatırlatılarak şöyle denildi:

“Başsavcılığın yeni müdürlüklerine yapılan son atamalar, iddianame faaliyetinin verimli bir şekilde sürdürülmesinin önünü açabilir. Ancak, COVID-19 salgınının yaklaşan ulusal seçimlerle birleşmesinin bir sonucu olarak bu mevzuatı değiştirmedeki ilerleme gecikmiştir. Özel görevi hâkimler ve savcılar tarafından işlenen suçları kovuşturmak olan Adalet Suçlarını Soruşturma Dairesi gibi yargı bağımsızlığını etkileyen tartışmalı tedbirler uygulanmaya devam etmektedir. Bu tedbirlerin uygulanmaya devam edilmesi, özellikle birleşik etkileri yoluyla adalet sisteminin işleyişine ilişkin belirsizliği artırmaktadır. Ayrıca bu önlemlerden bazıları adalet sistemi içindeki insan kaynaklarını da olumsuz etkileyebilir.”

YOLSUZLUKLA MÜCADELE ÇERÇEVESİ KAPSAMLIDIR

Belgede, Romanya’nın kurumsal aktörlerin yerel ve ulusal düzeyde geniş katılımına dayanan kapsamlı bir ulusal stratejik yolsuzlukla mücadele çerçevesine sahip olduğu belirtiliyor. Romanya yerel basını ise, Romanya’nın son on yılda yolsuzlukla mücadelede kaydettiği ilerlemeye rağmen, 2017-2019 döneminde yargının karşılaştığı zorluklar, yolsuzlukla mücadele reformlarının sürdürülebilirliği konusunda soruları gündeme getirdiği yorumunu yapıyor.

AB Raporu aynı zamanda Üye Devletler tarafından COVID-19 salgın krizi bağlamında alınan acil durum tedbirlerindeki gelişmeleri de inceliyor.

AK Başkan Yardımcısı Vera Jourova’ya göre rapor, hukukun üstünlüğü açısından son derece önemli olan dört ana konuyu değerlendiriyor. Bunlar, ulusal adalet sistemleri, yolsuzlukla mücadele çerçeveleri, medya çoğulculuğu ve özgürlüğü ile kontrol ve denge sistemleriyle ilgili diğer kurumsal konular olarak sıralanıyor.

AK’nin yıllık hukukun üstünlüğü raporu, yeni bir önleyici araç ekleyerek AB’nin araç setini genişletmeyi amaçlıyor. Ek olarak, rapor tüm paydaşlarla bir tartışma başlatmayı ve AB genelinde bir hukukun üstünlüğü kültürünün temellerini atmayı hedefliyor.

Avrupa Komiseri Didier Reynders ise raporun hukukun üstünlüğünü korumayı amaçladığını ama aynı zamanda üye ülkelerde bir hukukun üstünlüğü kültürünü teşvik etmeyi amaçladığını söyledi. AK temsilcisi bir basın toplantısında, “Üye devletlerde hukukun üstünlüğüne saygı gösterilmezse, örneğin aday ülkelere bunu nasıl sorabiliriz?” dedi.

Temsilci, hukukun üstünlüğünün sadece belirli üye devletleri değil tüm Avrupa Birliği’ni ilgilendirdiğini vurguladı.

Yargının bağımsızlığına ilişkin olarak Reynders, raporda bazı Üye Devletlerin onu güçlendirmek için çalıştığını, diğer Üye Devletlerde ise bu bağımsızlığın önemli zorluklara ve risklere tabi olduğunu kaydetti.

STK’LAR SİYASİ SINIFI ELEŞTİRİYOR

Romanya Yargıçlar Forumu Derneği ve Adalet Girişimi Derneği, Avrupa Komisyonu tarafından Romanya’da hukukun üstünlüğüne ilişkin tespit edilen gerilemenin suçunun, her şeyden önce, gerçek ve hızlı yargı reformları gerçekleştirmesi gereken siyasi sınıfa ait olduğunu düşünüyor.

Dernekler, Avrupa Komisyonu tarafından Çarşamba günü yayınlanan yıllık hukukun üstünlüğü raporunun, son yıllarda yargı bağımsızlığı için “kararlılıkla kampanya yürüten” kendilerinin ifade ettiği “endişeleri” doğruladığını iddia ederek şu görüşleri aktarıyorlar:

“Ne yazık ki Avrupa Komisyonu, Romanya’daki hukukun üstünlüğü adına, ‘Yargıçlar ve Savcılar Tarafından İşlenen Suçları Araştırma Bölümü (SIIJ)’ örneğini vererek, yargı bağımsızlığını olumsuz etkileyen tartışmalı tedbirlerin yürürlükte olmaya devam ettiğini kaydetti. Sulh hâkimleri, yüksek rütbeli savcıların atanması, erken emeklilik sistemi, vb. Bu, bir bütün olarak adalet sisteminin işleyişine ilişkin belirsizliği artırmaktadır, ancak aynı zamanda bağımsızlığını, statüsünü ve bireysel kariyerini de etkilemektedir. Bu durum geçen zaman içinde ilgili tüm uluslararası organlar tarafından eleştirildi (Venedik Komisyonu, GRECO, Avrupa Komisyonu, Avrupa Hakimler Danışma Konseyi, Avrupa Savcıları Danışma Konseyi).”

(Fotoğraf: ec.europa.eu) AK Başkan Yardımcısı Vera Jourova

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir