HAMDİ YILMAZ – KURTLAR BAYRAMI

Rumenlerin de kendilerine has yığınca hurafeleri var. ‘Fala inanma falsız da kalma’ özdeyişinin ötesinde bir de merakları.

En iyisi bu konuyu bir fıkra ile en kısa yoldan anlatmak olmalı.

Bir Rumen ailesi oğullarına kız istemeye gitmiş. Şimdilerde var mı bilmem anma eskiden bizdeki gibi adet böyleymiş.

Hoş beşten sonra kızı ailesinden istemişler.

Kızın babası, “Oğlunuz ne iş yapar?” diye sormuş. Amacı oğlanın kızını geçindirecek şekilde işinin gücünün olup olmadığını öğrenmek.

Oğlanın babası biraz düşünüp, sağını solunu kaşıdıktan sonra, işsiz güçsüz oğlu için ne desin, “Falcılara göre bizim oğlanın geleceği çok parlak!” demiş.

***

Takvimin 14 Kasım Cumartesi gününü yeni gösterdiği saatlerde Nejat Eslen’in “Jeopolitik bir analiz… Karabağ savaşı ve sonuçları” balıklı yazısını okuyordum.

Eslen, “Ermenistan devleti ve ordusu büyük bir darbe yemiştir. Mantıksız Ermeni hayalleri çökmüştür. Paşinyan gidicidir. Paşinyan’ın destekçisi Fransa ve ABD, gelişmeleri sadece uzaktan izleyebilmiştir.”

Minsk Grubu sizlere ömür minvalinde şeyler yazıyor, Rusya, Azerbaycan ve Türkiye’nin kazandığı değerlendirmesini yapıyordu.

Ben okumaya devam ederken, ekranın sağ alt köşesinde günlük Rumen gazetelerinden birinin bildirimi düştü.

Sağ gözümün yan ucu ile baktığımda “Japon tıbbı Avigan ne kadar etkilidir? PROFESÖRÜN FALI” başlığını gördüm.

Beni ilgilendirmemesine rağmen okumaya ara vererek bildirimi tıkladım:

KURTLAR BAYRAMI

“14 Kasım’da Ürdün Kralı Hüseyin, Galler Prensi Charles, Claude Monet, Jawaharlal Nehru, Gabi Szabo, Geo Saizescu, Sorin Lerescu doğdu. 15 Kasım’da Edwin Rommel, Sir William Herschel, Veronica Lake, Mantovani, Anna de Noailles (Ana Elisabeta Bibescu Basarab Brâncoveanu), Ovidiu Moldovan, Ştefan Sileanu, Valentin Plătăreanu, Horia Hulubei, Dan Mateescu, Emil Racoviţă doğdu.

14 Kasım’daki Ortodoks Hıristiyan takviminde Havari Aziz Filip yer alıyor. Ve Selanik Başpiskoposu Gridorie Palama, Noel orucu” gibi şeyleri okuduktan sonra 14 Kasım gününün Rumen ve Avrupalıların tarihinde on binlerce yıl önceki Neolitik çağdan beri “KURTLAR BAYRAMI” (Praznicului Lupilor) olarak kutlandığını öğreniyorum.

Üstelik Kurtlar Bayramı günü dikiş dikilmez, bıçakla iş yapılmaz, çöp atılmaz, kül özellikle de köz atılmazmış.

Kurt Günleri etkinlikleri düzenlenirmiş!

Falcı Profesörün son sözü de şöyle “Ülkemizde ataların kanunu olan ‘Gelenek’ böyle oluşturulmuştur.”

Eslen’in yazısına geri dönerken ne diyeceğimi bilemedim.

Kurtlar Bayramı Kutlu olsun!

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir