SAİT ÖZDEMİR – RUHLARA DOKUNAN ÖĞRETMEN

“En çok seven öğretmen en çok sevilen öğretmendir” der, Cemil MERİÇ

“Sevmeyenler yaşamayanlardır. Onlar ölü ruhlardır, her an taze hayat fışkıran tarlanın üstüne atılmış kuru kütüklerdir” der, Nureddin TOPCU.

Büyük İskender ne güzel söyler: Babam beni gökten yere indirdi, hocam beni yerden göğe çıkardı. Yani babam benim ruhlar âleminden yeryüzüne inmeme vesile oldu der.

Şöyle bir düşünün bakalım sizin de hayatınızda iyi ki benim öğretmenim oldu dediğiniz birisi oldu mu?

Bir milletin geleceğe emin adımlarla ilerlemesi için toplumu oluşturan bireylerin kendini tanıması ve kendine güvenmesi esastır.

Eğitim iyi insan yetiştirme sanatıdır. Bireylerin kendilerini tanımalarında kendilerine güven geliştirmelerinde en önemli yol iyi bir eğitim almaktan geçer.

Bireyin mutluluğu onun zihinsel duygusal ve davranışsal yönünden eğitimi ile gerçekleşir.

Öğretmenlik bir gönül işidir. Gönülden öğretenler öğrencinin gönlünde taht kurarlar. Öğrencinin kalbine gönlüne giren öğretmenler de öğrencinin beynine hükmederler.

İnsanın hayatında özellikle ilk öğretmenlerinin ayrı bir yeri vardır. Anne babadan sonra ilk bilgileri aldığı Anaokulu öğretmenleri, ilkokul öğretmenleri, insan üzerinde en kalıcı imzaları atan kişidir.

Bu öğretmenlerimiz taşa şekil veren bir heykeltıraş gibi öğrencilerindeki fazlalıkları atması ve gelecekteki şeklini alması için uğraşan sanatkârlardır. Bu nedenle Osmanlı döneminde hangi okulda okuldan mezunsun diye sorulmaz, hangi hocadan okudun diye sorulurmuş.

Merhum Nureddin TOPCU ”Muaallim ruhlar sanatkârıdır. Hiç işlenmemiş ruhlar üzerinde, onun lüzumunu daha aşikâr bir şekilde görüyoruz” der.

Bilge Kral Aliya Izzetbegoviç ne güzel söyler: Yerdekilerin öğretmeni olabilmek için, göktekilerin öğrencisi olmak gerekir.

Bilge öğretmenler her zaman akl-ı selim, zevk-i selim, kalb-i selim sahibi olmalıdır. Öğretmen ancak zorluklar karşısında mücadele ederek olgunlaşır.

Mevlana hazretlerinin şu sözleri sıkıntı ve eziyetlere sabırlı olduğumuzda güzelliklere ulaşabileceğimizi ne kadar da güzel özetliyor değil mi sevgili dostlar.

Gül güzel kokuyu, dikene katlandığı onunla hoş geçindiği için kazandı. Dikenin sayesinde dünyaya güzellikler ve hoş kokular sunma imkânına kavuştu.

Unutmayalım ki; değerli dostlar ömür, yaşanan yıllar kadar değil, yaşanan ve yaşatılan güzellikler kadardır.

Kalın Sağlıcakla

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir