HAMDİ YILMAZ YAZISI – 10 Aralık’ta Brüksel’de ne olacak?

*10 Aralık Rumen akademisyenin dediği gibi hesaplaşma günü mü olacak, yoksa Kalın’ın zafer günü mü ya da Macaristan ve Polonya AB liderlerinin alacağı olası yaptırım kararını bloke mi edecek?

10 Aralık 2020 tarihi Türkiye- Avrupa Birliği (AB) ilişkileri açısından oldukça büyük bir öneme sahip.

İlaveten, AB ülkelerinde yaşayan 5 milyon Türk ve 200 bini aşkın irili ufaklı Türk firmaları açısından da AB liderler zirvesinin önemi ortada. Alınacak muhtemel bir olumsuz karar başta firmalarımız olmak üzere vatandaşlarımızı nasıl etkileyecek?

Bunun da ötesinde Türk’ün Batı’ya tarihi akışının önüne set mi çekilecek? Gerçekçi olalım.

*TARİHİ AKIŞ

*BRÜKSEL EGOSUNU ŞİŞİRECEK

*İBRAHİM KALIN FAKTÖRÜ

*MACARİSTAN VE POLONYA AB KARARINI BLOKE Mİ EDECEK?

*Haber-Analiz /HAMDİ YILMAZ

10 Aralık 2020 tarihi Türkiye- Avrupa Birliği (AB) ilişkileri açısından oldukça büyük bir öneme sahip.

İlaveten, AB ülkelerinde yaşayan 5 milyon Türk ve 200 bini aşkın irili ufaklı Türk firmaları açısından da AB liderler zirvesinin önemi ortada. Alınacak muhtemel bir olumsuz karar başta firmalarımız olmak üzere vatandaşlarımızı nasıl etkileyecek?

Bunun da ötesinde Türk’ün Batı’ya tarihi akışının önüne set mi çekilecek? Gerçekçi olalım.

TARİHİ AKIŞ

Bunun için tarihin akışına bakalım: Çinliler ve Türkler tarih sahnesine aynı coğrafyada çıktı. Nüfusları da birbirlerine eşitti. Birinin yıldızı yükselirken diğerininki sönmeye yüz tutardı. Ama birbirlerini yok edemediler. Sonra Türk güneşi önüne aldı ve Batı’ya yöneldi. Bugün Çin’in nüfusu 2 milyara yaklaşıyor, Türk’ün nüfusu ise yarım milyar civarında. Aradaki farkın Türk’ün Batı’ya yönelişinin bedeli olduğunu göz ardı etmemek gerek.

Ne olacak yani?

Brüksel’in kodamanları istedi diye Türk geri Asya steplerine mi dönecek? Bir düzine asır sonra buna Brüksel kodamanlarının gücü yeter mi?

Bu tarihi akışı biz unuttuk ama Batı unutmadı. Bu yüzden 70 yıla yakın bir süredir Türkiye’yi AB eşiğinde bekletiyor.

BRÜKSEL EGOSUNU ŞİŞİRECEK

ABD 10 bin askerini Almanya’dan çekiyor diye pabucuna taş girmiş, Kırım ve Donbas ile lime lime Rusya’ya yem olmaya başlamış, zamanında Türklerin yaptığı gibi ‘Çin İpeği’nin yaldızına kapılmış Brüksel Kodamanları, küresel ölçekli okunmayan esamesinin utancı ile başını yerden kaldırmak için Türkiye’ye efeleniyor. 10 Aralık’ta alacağı kararla kendisini tatmin edecek, egosunu şişirecek.

Türkiye’yi şamar oğlanı sanıyor zahir!

Brüksel kodamanları Türk kinini yüreklerinden söküp atacak ve Türkiye ile el ele verecek iradeyi gösterebilecek mi?

Türkiye’ye efelenmek kendi değerlerini çiğneyen AB’yi kurtarır mı?

28 yıldır Avrupa’da gazetecilik yapan ve her zaman Türkiye’nin AB’ye girmek için boşa enerji sarf etmemesi gerektiğini yazmış bir gazeteci olarak söylüyorum, Türkiye’yi içerisine veya yanına almayan bir Avrupa topal ördek gibidir.

10 ARALIK AB İÇİN TÜRKİYE İLE HESAPLAŞMA GÜNÜ MÜDÜR?

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde akademisyenlik yapan Majestelerinin yumurcağı Dragos Mateescu, geçen ay İzmir’den Romanya’ya doğru sevinç çığlığı atıyordu:

“Ankara geleneksel ortaklarının güvenini kademeli olarak kaybetti. Ancak son hesaplaşma saati hızla yaklaşıyor.”

Bakalım, Mateescu’nun kehaneti gerçekleşecek ve 10 Aralık hesaplaşma günü mü olacak?

İBRAHİM KALIN FAKTÖRÜ

Öteden beri Avrupa kurumları ile temas halinde olan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Kalın, geçtiğimiz Ekim ayı içerisinde Berlin Merkezli ve AB politikaları üzerinde etkili, Kemal Derviş’in de Konsey Üyesi olduğu Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (EFCR) adlı düşünce kuruluşunda önce bir makale yazdı sonra da bir video konuşması ile yorumlarda bulundu. Kalın’ın son günlerdeki Brüksel temaslarını ise basından öğreniyoruz.

Eğer İbrahim Kalın, AB topunu kalemizin önünden uzaklaştırmayı başarabilirse, siyasi kariyeri açısından da önemli bir iş yapmış olacak.

MACARİSTAN VE POLONYA AB KARARINI BLOKE Mİ EDECEK?

Konuyla ilgili Euronews Türkçe’ye konuşan üst düzey bir Komisyon yetkilisi, sadece Macaristan’ın ideolojik sebeplerle Türkiye’ye bir ölçüde sempati duyduğunu ve zirvede Türkiye’ye destek olabileceğini belirtirken, benzer şekilde AB değerleri ile örtüşme sorunu yaşayan Polonya’nın Türkiye konusunda Macar hükumeti gibi ideolojik bir sempatisinin bulunmadığı sadece başka konularda kendi menfaatleri gereği Türkiye’ye olası yaptırım kararlarını bloke edebileceğini kaydetti.

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir