Mehmet Fuat ERGÜN & Korona ile Ölüm Gündemimizde

Korona öncesine (KO) Korona sonrasına (KS) diyeceğim.

KO döneminde aklımızın ucuna bile getirmezdik ölümü.

Ne oldu da KS sonrası ölümden korkar olduk?

Ölüm aynı ölüm.

Önceleri ölümün yaşamımız içinde bir değeri yoktu. Şimdileri korkulu rüyamız oldu.

Nedeni mi?

Bir milimetreyi çoğumuz biliriz bir santimetrenin onda biri.

Mikron ise milimetrenin binde biri. Milimetreyi bin parçaya böleceksiniz, bir parçası mikron.

Peki virüsün boyu ne?

Mikronu önce bine, sonra bir daha bine ve sonra bir daha bine böleceksiniz, kalan bir parça.

Böl, böl anlamak biraz zor.

Ağırlık olarak düşünürsek şu an dünyada yetmiş beş milyon virüs kapmış insandaki toplam virüs ağırlığı bir çay kaşığından biraz fazla.

İşte elle tutulur gözle görülmez bu virüsü yani bilinmez bir nesneyi kontrolümüz altına alamadığımızdan, insan bilmediğinden korktuğu için, her gün dünyada binlerce ölüme sebep olduğu için, zengin fakir ayırmadığı için, doktor profösör, isçi memur, müdür, genel müdür, başkan, milletvekili, bakan, başbakan demediği için bu meretten umacı gibi korkar olduk.

Neden korkar olduk. Bize bulaştığında ölümle bizleri burun buruna getirdiği için.

Ölüm, her canlının ve cansızın sonu. Dünyanın tüm serveti elinde olsa tadacağı bir şerbet. Şerbet diyorum. Ölüm elden ayaktan düştüğünde, tuvalete gitmeye mecalin kalmadığında, bir nefes almaya dünya malına değişemediğinde senin kurtarıcın ölüm.

Ölümden inanan insan neden korkmaz?

Öldüklerinden sonra kendi ruhundan üfleyen Yaratanına kavuşacağı için, bu dünyanın yalanı dolanı, mal mülk, para servet, şan şöhret, şehvet, makam yani üzerinde bir yük olan madde vücudundan kurtulacağı için.

Ölüm güzel olmasaydı o yüce peygamberler ölümle kucaklaşırlar mıydı?

İnanmayana diyecek bir sözüm yok.

Zaten o öldüğünde içindeki tanrı parçacığı enerji yumağı olan ruha inanmadığından, tek dünyalı olduğundan cesedinin çürüyerek gübre olacağını, bitkiye can vereceğine ve bir hayvana yem olup atığı olacağına inanır.

Yaklaşık 14 milyar sene önce bir patlamayla Kainatın yaratıldığı, Kainatın boyutunun 100 milyar ışık yılı olduğu (bir ışık yılı dokuz trilyon km) bu 14 milyar senede daha ışığı bize ulaşamamış yıldızların varlığını düşünen kainatın sonsuzluğuna inanmış birinin Yaratana olan inancından ölümün bir gün kendine uğrayacağını ve ölümün yok oluş değil yeniden diriliş olacağını bilir.

Kainat enerji ve maddeden meydana gelmiştir.

İnsanda öyle, ceset madde, ruh enerjidir.

Ruh bu dünyaya eğitim için gelmiştir. Yani dünya okulunda eğitilecektir.

Bedeni okul önlüğüdür.

İnsan doğarken bu önlüğü giyerek dünya mektebinde eğitilir.

Eğitimin ana felsefesi insanlara hizmet etmek, paylaşmak ve bir garibanın gönlünü almaktır.

Öldüğünde kendini yaratana kavuşurken o üzerinde ağırlık yapan madde önlüğünü çıkarır.

Yaratan katında zaman olmadığı için isterse bu dünyada bir ay yaşamış, isterse seksen sene.

Dünya mektebini tamamlayarak geldiği yere dönmüştür.

Aklını kullananlar için korana bir sebeptir.

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir