HAMDİ YILMAZ & ABONELERİMİZE ZARURİ BİR AÇIKLAMA

Ama önce bir dörtlük denemesi:

“Olduğum gibi gözüktüm

Zayıf diye tutmadılar

Güçlü gözükmeyi denedim

Beceriksiz çıktım yutmadılar”

*

Zaman zaman Mevlana’nın “Ya olduğun gibi gözük ya gözüktüğün gibi ol” sözünü ihlale yeltendiğim zamanların özetidir yukarıdaki dörtlük denemesi.

Nisan ayında Romanya’daki 16’ıncı yılım dolacak. Henüz helalleşemediğim biri 850 ley diğeri 100 euro olan iki borcum var. İlaveten dönemin şartları ve benim irademin dışında aboneliği geç tamamladığımız 2 veya bilemediniz üç kişi.

Babam, “Oğlum bize haram gelmez derdi”.

4-5 yaşındayken köyde yolda kurumuş bir çalı parçası buldum. ‘Annem tandırda yaksın’ diye düşünerek sürüye sürüye eve götürdüğümde annemden yediğim dayak sonucu ağlaya ağlaya çalıyı bulduğum yere geri götürdüm.

Yolda bir ley görsem ve alıp cebime koysam o gün en az 100 leyim boşa gider. Bunu çocukluğumuzda deneylemişiz.

Yatılı okuduğum lise ve burslu okuduğum yüksek tahsil yıllarında Devletin bana ettiği masrafla babamın ettiği masrafları sanki geri ödeyecekmiş gibi yazardım. Ve her zaman devletin harcadığı babamın harcayabildiğinden fazla çıkardı.

Amacım doğrucu Davut profili çizmek değil.

***

Gelelim sadede.

15 Temmuz 2016 tarihinde kanlı ve başarısız darbe girişiminin ardından Romanya’da FETÖ elebaşı Fetullah avanesi ile yaşanan psikolojik mücadeleyi herkes biliyor.

Türk Devleti tarafından FETÖ davası ile ilintili olarak aranan Necdet Çelik, Köstence’de ulusal kanallardan birinin genel müdürüne o günlerde sembol olarak kullandıkları HERO yazılı tişörtü giydirmiş Türkiye aleyhine röportaj yapmış ve tepe tepe kullanmıştı. Bu yüzden adı da ‘HERO Necdet’e” çıkmıştı.

Kalkıp gittim, O Televizyon Genel Müdürünü işten attırdım. Aynı televizyonda 2017 yılı Mart ayından başlayarak 2 yıla yakın bir süre haftada 1 saat programı yaptım. 22 ay, ayda bin Euro sadece yayın parası ödüyordum. Son 5 veya 6 ayın ücretini ödeyemedim. Tefeci faizi ile birlikte 10 bin 88 euro olarak 24 Aralık 2020 tarihinde şirketimizin banka hesabı bloke edildi.

Bundan öncede FETÖ tayfasının yaptığı festivalleri sıradan bir vatandaşın da yapabileceğini göstermek ve meydanı onlara bırakmamak adına iki yıl üst üste Bükreş’te Titan ve Tineretului parklarında festival yaptım. Uzatmayayım o festivalden dolayı tefeci faizi ile 12 bin Euro olan ama aslı 4 bin 100 euroluk ana borçtan dolayı 29 Temmuz 2019- ekim sonu 2020 arası blokeli banka hesabı ile mücadele ettim.

Bitti.

Bütün bunları geçen Nisan ayında açık mektup olarak siz değerli okuyucularımıza yazarak duyurdum. Gizli saklı değil.

Son bloke olayını da 4 Ocak 2021 Pazartesi günü yarı kapalı olarak yazdım. Ancak geçen iki gün içerisinde irili ufaklı 2020 yılında fatura kestiklerimize mektuplar gitmiş. “Olan faturalarınızı bize ödeyin” diye. Kesilmiş ama tahsilatı yapılmamış üç faturamız var. Onlar oraya ödeyebilirler. Bir mahsuru yok.

Tüm abonelerimize borçları olmadığı halde yazı yazmalarının ne anlama geldiğini anlatmama gerek yok.

Refüze edecekler, yıldıracaklar ve pes edeceğim. Bunun böyle olmayacağını Pazartesi (4 Ocak) yazdım.

Özetlerin özeti 10 bin 88 euro tutarlı o borcun 4388 eurosu bahsettiğim üç fatura ve bankadaki para ile karşılanıyor. 5 bin 700 euro borcu da öderiz. Zahmetli olacak ama olsun. Vatan sevdamızın bedelini ödüyoruz demeye bile utanırım.

Henüz o mektubun ulaşmadığı abonelerimiz varsa durum bundan ibaret. Bilinmesini isterim.

Kolay değil, Romanya Parlamentosu’nun önüne bir sandalye atıp oturarak Türkiye’de ağırlayıp kollarına altın saat taktıkları Rumen gazetecilerle Türkiye aleyhine propaganda malzemesi yapan, eylemi ile ‘Yılın Rezaleti’ ödülüne aday kanun kaçağı Hero Necdet başta olmak üzere, Rüşvet davası ile yargılanan, cinsel taciz mahkûmu FETÖ’nün Işıkçı tayfası kanun kaçaklarının iaşe müdürü ile mücadele ediyoruz.

Gidenin bidenin taşeronu, onun bunun istihbarat örgütlerinin maşaları karşısında pes etmedik etmeyeceğimizi ayrıntılı olarak pazartesi yazdım.

Abonelerimize saygı ile duyurulur.

Okuyamamış olanlar için Pazartesi günü yazdığım yazıyı da tekrar dikkatinize sunuyorum.

***

İKİNCİ YAZI

BEDEL

Bazıları, “Tarih kazananların uydurduğu yalanın hikâyesidir” der. Bu görüşe yüzde yüz katılmak mümkün olmasa bile içerisinde gerçeğin payı yok mu?

Ya hukuk?

Anlatayım.

Sizin haberinizin bile olmadığı 13 liralık borcu kan emici sülüklerden biri satın almış. Karşınıza çıktığı andan itibaren iz süre süre gidiyorsunuz sonunda adı bilmem ne olan “Varlık Şirketi” adlı bir çete tipi kuruma ulaşıyorsunuz. Sonuç, kapatmak için sizden 1000 liraya yakın para istiyorlar. Lanet okuyarak, beddua ederek ödüyorsunuz.

Gerçeği öğrenmek için bir o kadar değerde zaman harcıyorsunuz. Başka çareniz yok. Yoksa hep ayak bağı olacak.

Kimmiş bu ‘Varlık Şirketi’nin sahibi diye araştırdığınızda, şimdilerde UBER sürücülüğü yaparak, çalıştığı bölgeyi de havaalanı ve üniversite civarı olarak belirleyerek akşama kadar entelektüel kaç yabancıya Türkiye’yi kötülerse, kendisini o kadar kârlı hisseden Ekrem Dumanlı’nın ayağına 5 milyon dolar götürdüğü iddiası fısıltı gazetesinde ayyuka çıkmış deyyus karşınıza çıkıyor.

Toplamış fakirin fukaranın kıldan kendir artık borçlarını bire bin kazanıyor, imparator oluyor. Tutmuş İstanbul’da bir ofis, koymuş içine kendisini hukukçu sanan iki vicdansız insan. Almanya’daki birini arayarak “Filanca adlı yakınınızın şu kadar borcu var, ödemezsiniz oturumunuz iptal edilecek” diyor ve tahsil ediyor.

Öte yandan adını bilmem ne “smart” olarak koyduğu firma ile kamu kurumunun temsilciliğini almış bir başka ‘akıllı’ deyyusun firması vermediği, hiçbir zaman da vermeye niyetinin olmadığı hizmetin bedelini tahsil ediyor.

Hak aramaya kalkışan fakir fukaranın da karşısına bilmem ne kanununun bilmem kaçıncı maddesinin filanca bendi çıkıyor.

Bu vahşi kapitalizmin kucağına oturmuş her ülkede böyle.

Şairin, “Ağzım kurusun, yok musun ey Adlî İlahi?” diye feryat ettiği günleri yaşıyor insanlık.

Dindarı geliyor, dinsizi geliyor, liberali, sosyalist, komünisti, milliyetçisi geliyor. Ama bu düzen değişmiyor.

***

Romanya’da uçkuru düşük Türklere 100 dolara dini nikah kıyarak ticari (!) hayata atılmış, şimdilerdeyse Türkiye tarafından aranıyor olmasına aldırmadan sümüklü mehdi Fetullah’ın Yunanistan’daki kaçaklarına TIR TIR iaşe gönderen bir başka ‘Deyyusu Ekber’ ile Bükreş Mahkemesi’nde hesaplaşıyoruz.

Bütün sinirleri alınmış gibi sakin sakin boynunu bükerek, Romanya’ya yalandan övgü düzerek masumiyetini, mağduriyetini anlatacak. Yüzsüz olduğu için kızarma filan da görmeyeceğiz.

Bu yazıyı da alıp koşacak yarınki duruşmaya biliyorum.

Merak ediyorum, “Deyyusu Ekber”i Rumence’ye nasıl çevirttirecek?

Şikâyet evrakı Rumence ve 206 sayfa.

Kanun maddelerinin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı kararnamesi de bulmuş. 1 milyon ley istiyor benden! Kazanıp alırsa, sanki olmayan yüze sahip olacak, sanki taşeronu oldukları ona madalya takacak. Sanki, kendisine Türkiye kapısı açılacak, ihanetleri unutulacak. Sanki Mecidiye’nin rahmetli Belediye Başkanı mezarından kalkarak, “Ben bunlar kadar çirkef insan görmedim” sözünü geri alacak.

Şimdi Allah’tan başka sahibi olmayan ben, bu “Allahsız ve ahlaksız Allahçı” ile nasıl mücadele edeceğim?

Üstelik de neredeyse “FETÖ” demenin bile suç addedildiği bir ülkede.

Mehmet Akif gibi, “Ağzım dilim kurusun, yok musun ey Adli İlahi!” diye feryat ediyorum.

Namık Kemal gibi de “Dönersem kahpeyim millet yolundan bir azimetten!” diye kendi kendime bir kez daha söz veriyorum.

“Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!” demiş Mustafa Kemal Atatürk.

İçinde bulunduğumuz “imkân ve şeraiti” dün düşünmedik bu yüzden banka hesabımız blokeli. Bugün de düşünmeyeceğiz, yarın da düşünmeyeceğiz. Yapmamız gerekeni anında yaptık ve yapacağız. Bedelsiz sevginin olmadığını biliyoruz.

“Şu öksüz Türklüğümü”zü de “Bin cihana” değişmedik, değişmeyeceğiz.

0 Paylaşımlar

One thought on “HAMDİ YILMAZ & ABONELERİMİZE ZARURİ BİR AÇIKLAMA

  • 6 Ocak 2021 tarihinde, saat 9:21 pm
    Permalink

    Allah yar ve yardımcın olsun. Elbet her gecenin bir de sabahı vardır. Bu da geçer yahu.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir