SERPİL YILMAZ & İMGELEME SANATI

Yaratıcı imgelemeyi kullanmayı öğrenirken derin bir biçimde gevşemeyi de öğrenmek gerekir. Bedeniniz ve zihniniz derinlemesine sakinleşip gevşediğinde, beyin dalgalarınız gerçekten değişir ve yavaşlarlar. Bu daha derin, yavaş düzey genelde, alfa düzeyi (her zamanki uyanık, meşgul ve faal bilincinize beta düzeyi denir) olarak bilinir ve bu düzeyin etkileriyle ilgili yoğun araştırmalar halen sürdürülmektedir.

Alfa düzeyi, zihin ve beden üzerindeki gevşetici ve sakinleştirici etkisi nedeniyle, çok sağlıklı bir bilinç hali olarak değerlendirilmektedir. Ve çok ilginçtir ki alfa düzeyi, imgeleme yoluyla, sözde nesnel dünyada gerçek değişiklikler yaratma konusunda, daha aktif olan beta düzeyinden çok daha etkili bulunmuştur.

Bunun ulaşmak istediğimiz hedeflerimizle ilgili anlamı şudur: Eğer derin bir biçimde gevşeyip yaratıcı imgeleme yapmayı öğrenirseniz; düşünerek, endişelenerek, planlar yaparak ve başka kişileri ve şeyleri yönlendirmeye çalışarak hayatta elde edebileceğiniz değişikliklerden çok daha etkilisini başarabilirsiniz.

Eğer derin bir biçimde gevşemek ya da sessiz, sakin, meditatif bir hale ulaşmak için kullandığınız ve alıştığınız belirli bir yöntem varsa rahatlıkla onu kullanabilirsiniz. Yoksa, yavaş ve derin soluk alıp vererek, bedeninizdeki her adaleyi sırayla teker teker gevşetmek ve bu arada ağır ağır 10’dan 1’e kadar saymak. Eğer fiziksel olarak gevşemekte zorluk çekiyorsanız, bu konuda yardımcı olabilecek yoga ve meditasyon tekniklerinden yararlanabilirsiniz.

Ancak, genellikle bir süre pratik yaptıktan sonra gevşeme işlemini kusursuz hale getirebilirsiniz.

Tabii tüm bunların sağladığı yararlardan biride, derin gevşemenin zihinsel ve fiziksel sağlığınıza önemli katkılar da bulunmasıdır.

Yaratıcı imgelemeyi geceleri uyumadan önce ya da sabahleyin uyanır uyanmaz yapmak daha iyidir; çünkü bu saatlerde zihin ve beden zaten derin bir biçimde gevşemiş ve alıcı haldedir. İmgelemeyi yatarak da yapabilirsiniz, ancak uykuya dalma olasılığına karşı, yatağın kenarında ya da bir koltukta rahat bir biçimde sırtınız dik ve dengeli bir duruşla oturmanız daha iyi olur.

Omurganızın dik olması enerjinin akışına ve derin bir alfa dalga yayınına ulaşmaya yardımcı olur.

Gün ortasında yapılan kısa bir meditasyon ve yaratıcı imgeleme ise sizi rahatlatacak, canlandıracak ve gününüzün daha pürüzsüz geçmesini sağlayacaktır.

Birçok insan “imgeleme” teriminin tam olarak ne anlama geldiğini merak eder. Bazıları ise gözlerini kapayıp imgeleme yapmaya çalışırken gerçekten zihinsel bir görüntü ya da resim göremedikleri için kaygılanırlar.

“İmgeleme” terimine saplanıp kalmayın sakın. Zihinsel olarak bir görüntü, bir resim görmek kesinlikle gerekli değildir. Bazıları gözlerini kapayıp bir şeyleri imgelediklerinde çok net ve keskin görüntüler gördüklerini söylerler. Diğerleri ise gerçek anlamda bir şey görmediklerini,” yalnızca arzuladıkları şey “hakkında düşündüklerini” ya da o şeye baktıklarını hayal ettiklerini veya bir hissin izlenimini aldıkların hissederler.

Bunların hepsi de kusursuzca işlev görür. Hepimiz hayal gücümüzü sürekli kullanırız; kullanmamamız mümkün değildir, bu yüzden, imgeleme yaparken kullandığınız her yöntem geçerlidir.

Eğer hala imgelemenin ne anlama geldiğinden emin değilseniz aşağıdaki alıştırmaları okuyun; sonra gözlerinizi kapayıp okuduklarınızı uygulamaya çalışın:

Gözlerinizi kapayıp derinlemesine gevşeyin. Yatak ya da oturma odanız gibi çok iyi bildiğiniz bir odayı düşünün. Sonra, halının rengi, eşyaların yerleştiriliş biçimi, ne kadar aydınlık ya da karanlık olduğu gibi odanın iyi bildiğiniz ayrıntılarını hatırlamaya çalışın. Sonra bu odaya girdiğinizi bir koltuğa oturduğunuzu ya da yatağa uzandığınızı gözünüzde canlandırın.

Diğer bir alıştırmada ise, son birkaç gün içinde geçirdiğiniz hoş ve zevkli bir deneyimi hatırlayın; bu özellikle lezzetli bir yemek yemek, masaj yaptırmak, serin bir suda yüzmek gibi güzel fiziksel duygular içeren bir deneyim olmalıdır. Deneyimi mümkün olduğunca canlı bir biçimde hatırlamaya ve verdiği hazzı bir kez daha hissetmeye çalışın.

Şimdi de pastoral güzellikte bir kır ortamında görmeye çalışın kendinizi; sakin ve sessiz bir ırmağın kıyısında yumuşacık yeşil çimenlere uzanmışsınız ya da güzel, bol ağaçlı bir ormanda geziniyorsunuz. Bu daha önce gitmiş olduğunuz ya da gitmeyi arzulayabileceğiniz ideal bir yer olabilir. Ayrıntılar üzerinde düşünün ve sahneyi istediğiniz şekilde yaratın.

Bu sahneleri zihninizde hangi yöntemle canlandırdıysanız, işte bu sizin “imgeleme” biçiminizdir. Aslında, yaratıcı imgeleme iki farklı yöntemle gerçekleştirilir. Biri edilgen (alıcı, kabullenici) öteki ise etkin (aktif, değiştiren) yöntemdir.

Edilgen yöntemde, sadece gevşer ve imgelerin ya da izlenimlerin gelmesine izin veririz. Bu durumda görüntülerin ayrıntılarını biz seçmeyiz, yalnızca geleni alırız. Etkin yöntem de ise görmek ya da imgelemek istediğimiz şeyi bilinçli olarak seçer ve yaratırız. Bu iki yöntem de yaratıcı imgelemenin önemli bir parçasıdır. Edilgen ve etkin yeteneklerinizin ikisi de uygulamayla güçlenir.

Siz hayatınız da ne yaratmak istersiniz?

Kaynakça: Shakti Gawain

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir