Sait ÖZDEMİR & HER SIKINTI BİR FIRSATTIR ANLAYABİLENE

Hayatta başımıza gelen musibetler üzüntüler gerçekten  lüzumsuz bir şey mi?

Peki bundan sürekli kaçmak sağlıklı bir ruh hali mi?

Üzüntü sıkıntı ve musibetlerle baş edebilme konusunda psikolojik sağlamlığımız ne durumda.

Musibetler sıkıntılar, üzüntüler belirsizlikler kişiyi ümitsizliğe düşürür.

Bunun için psikolojik sağlamlılığımızı güçlü tutmak, nefis terbiyesine, iman itikat ve inancımızın güçlendirilmesi ve hayırlı amellere yönelme gibi eylemlere ihtiyacımız vardır.

Allah insanı üzüntüye göğüs gerebilecek güçte ve donanımda yaratmıştır.

Unutmayalım ki, üzüntüden kaçmanın temelinde olan ve yüzleşilmekten kaçıp, hatırlanmak istenmeyip, üzeri örtülmeye çalıştığımız üzüntüler bizi zamanla katılaştırır.

Aslında her musibet, sıkıntı bize hayatta problem çözme yollarını ve baş edebilmeyi de öğretir bir anlamda.

Tıpkı aşağıdaki öyküde anlatılan kuyuya düşen eşek misali.

Bir gün, bir çiftçinin eşeği kuyuya düşer. Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce anırır.

En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zaten kapanması gerektiğini düşünür ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine karar verir.

Bütün komşularını yardıma çağırır. Her biri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar. Eşek ne olduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya başlar. Sonra, sesini keser. Köylüler birkaç kürek toprak daha attıktan sonra çiftçi kuyuya bakar.

Gözlerine inanamaz. Eşek, sırtına düşen her kürek toprakla müthiş bir şey yapmakta, toprağı aşağıya silkeleyerek yukarı çıkmasına basamak hazırlamaktadır.

Bir süre sonra, komşular toprak atmaya devam edince, herkesin şaşkınlığı altında eşek, kuyunun kenarından dışarı bir adım atıp, koşarak uzaklaşır!

Bu öyküde olduğu gibi hayat üzerinize hep farklı bir şekilde toprak atacaktır.

Sırtımızdaki ve kafamızdaki her türlü yükler ile kuyudan çıkmanın sırrı, bu yükü silkeleyip atıp  bir adım ileri gitmek yükselmektir. Sıkıntılarımızın her biri bir adımdır. Önemli olan o adımı atabilmektir.

En derin kuyulardan bile yılmayarak, usanmayarak çıkabiliriz. Silkelenin ve biraz daha yukarı çıkın.

Oysa bugün karşı karşıya olduğumuz şey üzüntüye göğüs germek değil ondan kaçmaktır.

İnsandan beklenen, üzüntü verici olaylarla karşılaştığında onların arkasındaki hikmete odaklanması, eksiklerini görmeye çalışması ve üzüntünün kalbine verdiği sıkıntı vasıtasıyla hem etrafındakilerle hem de yaratıcısıyla ilişkisini daha da sağlamlaştırmasıdır.

Kalın sağlıcakla

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir