SERPİL YILMAZ & Bağlanma

En temel anlamda bağlanma bu dünyadaki her şeyi kapsar. Herhangi bir şeye bağlanmanın daha küçük yaşlarda başladığını görürsünüz. İki yaş civarındaki bir çocuk elindekiler için “Benim” demeye başlarlar. İki yaşındaki bir çocuğun elinden oyuncağını almaya kalkışan herkes bağlanmanın ne derece güçlü bir şey olduğunu doğrulayabilir. Bu durum bazı şeylere bağlanmanın başlangıcı olsa da bağlanma bununla kalmaz.

Yaşın getirdiği ihtiyaca göre değişebileceği gibi, çocukluktan itibaren kişinin tüm yaşamında etkili olacak bağlanmalarda hiç kuşkusuz var.

Hayat boyunca sürdürdüğümüz daha zararlı bağlanmalar çoğunlukla gözle görülmeyenlerdir, bundan da kastım, kendi fikir, görüş ve inançlarımıza karşı beslediklerimiz ve onlara sıkı sıkıya tutunuşumuzdur.

Çok sevdiğiniz, kaybetmek istemediğiniz bir şeyinizi düşünün. Bu bir ilişkiniz, arabanız, eviniz, paranız, elektronik bir alet, tek yadigar, hatta dinsel ya da kutsal bir nesne de olabilir. Burada söz konusu olan, güçlü duygular beslediğiniz, benlik algınıza bağlanmış bir şey seçmek. Samimi ve derinlemesine bakan çok az insan kendileri için dünyada, bu tanıma uyacak hiçbir şey olmadığını söyleyecektir.

Bağımlılık geliştirdiğiniz ve çoğunlukla bunun farkına varamadığınız şeyleri belirlemek için küçük bir çalışma yapabilirsiniz.

Boş bir kağıda nelere sıkı sıkıya bağlı olduğunuzu yazın ve ardından şu soruları cevaplayın:

*Bu şeye neden böylesine güçlü duygular besliyorsunuz?

*Bu size nasıl bir güvenlik hissi veriyor?

*Egonuzu nasıl yükseltiyor?

*Onu başkalarına göstermek hoşunuza gidiyor mu? Yoksa kimseye göstermeden sahip olduğunuz için kendinizi özel hissettiğiniz bir şey mi bu?

*Ona sahip olmak size kendinizi başkalarından daha çekici, varlıklı, güvende, zeki ya da spiritüel hissettiriyor mu?

İçtenlikle, şu andaki duygularınızdan hareket ederek cevaplayın. Yanıtların doğrusu yanlışı yok. Burada konu, maddi şeylerle daha derin seviyelerdeki ilişkilerinizi araştırmak.

Kağıdı buruşturup atın. Gözlerinizi kapayıp bu nesnenin artık hayatınızda olmadığını hayal edin.

*Kendinizi nasıl hisse diyorsunuz? Hayat onsuz nasıl olurdu?

*Bu nesne olmasaydı siz kim olurdunuz?

Bu nesneyi kaybetme fikrini araştırdıktan sonra şimdi de kendinize şunları sorun:

*Bu bağlılığınız hayatınızdaki insanlarla ilişkilerinizi etkiliyor mu?

*Bağlılığınız sizi sağlamcılığa itiyor, gerçekten istediğiniz başka şeylerin peşinden gitmiyor musunuz?

*Onun yüzünden hareketlerinizin değişime uğradığı oldu mu?

*Bu bağlılık kişisel özgürlüğünüzü nasıl etkiliyor?

*Son olarak, bağlanmanın bu seviyesini sürdürmek istiyor musunuz? Yoksa azaltmak ya da tamamen bırakmak ister misiniz? Seçim her zaman sizin.

Cevaplarınızı göden geçirirken nesnenizi kaybetme düşüncesinin uyandırdığı korku seviyesini izleyin. Korku ne kadar şiddetliyse bağlılığınızın nesnenin yitimi halinde acı duymanıza yol açma olasılığı o kadar yüksektir.

Kesin olan bir şey varsa o da bu maddenin er geç çöküp çürüyeceği, yok olup gideceğidir. Varlığından haberdar olduğunuz ve değiştirmek veya yok etmek istediğiniz hiçbir şey sonsuza dek sürmez, farkındalıkla birlikte değişim ve dönüşüm artık başlamıştır…

Alıştırmayı tekrarlayarak bir kişi, inanç, rol, beden imgesi ya da düşünceyi inceleyin. Bu evdeki konumunuz (baba. anne, oğul) ya da benlik algınızı geliştiren, zenginleştiren bir yetenek olabilir.

*Oynadığınız belirli bir role bağlılık duyuyor musunuz?

*Bu rol aniden değişse ne hissederdiniz?

*Dış görünümünüze bağlı mısınız? Görünüşünüz bir gecede değişse nasıl olurdu?

Tıpkı fiziksel nesneler gibi inançlar, sosyal roller, hatta hayatımızdaki insanlar da değişmeye ya da uzaklaşmaya ya da hayatımızdan çıkmaya mahkumdur.

*Onlarsız kim olurdunuz?

Siz de çoğu kişi gibiyseniz birçok nesne, inanç ve rolle farklı seviyelerde bağlılık içinde olduğunuzu ve bu seviyelerin dalgalanma gösterdiğini göreceksiniz. Bu bağlanmaların farkına varmak üzerinizdeki güçlerini çözmede başlı başına büyük bir adımdır. Bir bağlanmanın farkına vardığınız an, üzerinizdeki gücünü kaybetmeye başladığı andır. Bağlanmaları teşhis ve çöküşlerini hayal etmek size, bağlardan özgür Hakiki Benliğinizi nihayetinde herhangi bir nesne, rol ya da kişiden çok daha büyük gerçeğiniz olarak görme olanağı sunar.

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir