Büyükelçiler Konferansı Ankara’da yapılıyor

Like it?
0 Liked   0 Didn't like

*2008 yılında başlatılan Büyükelçiler Konferansının 16’ncısı Ankara’da yapılıyor

Türkiye, 148’i Büyükelçilik, 14’ü Daimî Temsilcilik, 99’u Başkonsolosluk, 1’i Konsolosluk Ajanslığı, 1’i Konsolosluk Bürosu ve 1’i Ticaret Ofisi olmak üzere, toplam 264 misyondan oluşan diplomatik temsil ağıyla dünya çapında ilk üç ülke arasında yer alıyor.

2008 yılında başlatılan Büyükelçiler Konferansının 16’ncısı Ankara’da aralarında Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan’ın da bulunduğu 148 Büyükelçi’nin katılımı ile Ankara’da yapılıyor.

Büyükelçiler ilk olarak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın önderliğinde Anıtkabir’i ziyaret ettiler.

16. Büyükelçiler Konferansı’nda, Türk dış politikasının gündeminde bulunan ekonomi, güvenlik, savunma, bağlantısallık, enerji, çevre ve iklim, dijitalleşme, insani yardımlar, arabuluculuk ve kamu diplomasisi gibi alanlar etraflıca ele alınacak, bölgesel ve küresel meseleler hakkında kapsamlı istişarelerde bulunuluyor.

Konferans kapsamında ayrıca, Dışişleri Bakanlığının kurumsal yapısının ve idari işleyişinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların da ele alınması bekleniyor.

Büyükelçiler, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) İş Konseyleri ile bölgeler bazında bir araya gelerek görev yaptıkları ülkelerdeki iş ve yatırım fırsatlarını da değerlendirme fırsatı bulacak.

“Çağın öngörülemez yapısı diplomatların rolünü hayati kılıyor”

16. Büyükelçiler Konferansı’nın açılış konuşması Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından yapıldı.

Büyükelçilerle bir araya gelmenin, merkezdeki vizyon ve iradenin sahadaki tecrübeyle bütünleşerek ortak aklı ortaya koyduğu bir zemin oluşturduğunu belirten Fidan, konferansın düşünmeye ve büyük resme odaklanmaya imkân tanıdığını vurguladı.

Fidan, Dışişleri Bakanlığının geçmişten bugüne devlet teşkilatı içinde müstesna bir konumda olduğunun altını çizerek, kadim devlet geleneğinin temsilcileri olduklarını söyledi.

Hariciye teşkilatının, devletin bekası ile milletin refahı için daima kritik roller üstlendiğinin altını çizen Fidan, “Bugün de gücümüzü milli iradenin tecellisiyle çeyrek asırdır ülkemize liderlik eden Sayın Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) güçlü duruşundan alıyor, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu kararlılıkla inşa ediyoruz.” diye konuştu.

Vazifelerinin devletin menfaatlerini korumak ve uluslararası alanda hak ettiği yeri almasını sağlamak olduğunu aktaran Fidan, sahada attıkları adımların, bölgesel ve küresel denklemde somut yansımalarını gördüklerini kaydetti.

Fidan, konferansın bu yılki temasının edilgenliği reddeden, uluslararası sistemin açıklarını kapatmaya talip, düzen kurucu dış politika anlayışının bir yansıması olduğunu belirterek, “Uluslararası sistemin tıkandığı ve çözüm mekanizmalarının felç olduğu bu ortamda, barışı, istikrarı ve refahı diplomatik araçlarımızla bizzat biz inşa etmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.

Fidan, iletişim teknolojilerinin hızlandığı bir çağda klasik diplomata ve diplomasiye hala ihtiyaç olup olmadığının tartışıldığını hatırlatarak, çağın belirsiz ve öngörülemez yapısının diplomatların rolünü hiç olmadığı kadar “hayati” kıldığını vurguladı.

Enformasyon ile nitelikli bilgi arasındaki farkın derinleştiğini aktaran Fidan, bilgi kirliliğinin içinden milli menfaatleri ilgilendiren nitelikli bilgiyi tespit ederek stratejik analiz yapmanın hayati hale geldiğini söyledi.

Fidan, dış misyonların bulunduğu başkentlerde “ne konuşulduğunu değil, ne kastedildiğini” yetenekli diplomatların anlayabileceğine işaret etti.

Dış politikadaki olağanüstü gündem çeşitliliği nedeniyle diplomatların rolünün her zamankinden daha hayati olduğunu yineleyen Fidan, diplomatik kariyer memurlarının arabuluculuktan kriz yönetimine kadar geniş bir yelpazede görevlerini icra ettiğini hatırlattı.

0 Paylaşımlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir