HAMDİ YILMAZ & Norveçli yüksek lisans öğrencisinin tezi ve öngörü

Like it?
1 Liked   0 Didn't like

ABD’de yayınlanan Slate Dergisi’nden David Plotz 22 Ocak 2026 tarihli “Siyasi Sohbet Festivali” başlıklı podcastte şunları söylüyor:

“Ben yirmili yaşlarımın ortalarındayken, o zamanki kız arkadaşım (gelecekteki eski eşim) bir grup evinde yaşıyordu.

Bu grup evinde bir sürü Norveçli yüksek lisans öğrencisi de vardı.

Bir yaz, onların bir arkadaşı, o da Norveçli bir yüksek lisans öğrencisiydi, yaz boyunca onların kanepelerinde kalmaya geldi.

Sanırım adı Stein’dı. Tek istediği bira içmekti. Stein’la yapılan her konuşma, “Biraz bira içelim mi?” diye biterdi.

Ve Stein’ın tezini yeni bitirdiği ortaya çıktı. Ve tezi, bize çok ciddi bir şekilde anlatırdı, savaşlar arası dönemde ABD’nin Grönland ile ilişkisi hakkındaydı.

Ve on yıllarca, kelimenin tam anlamıyla bu aya kadar, bu bir aile şakasıydı. Savaşlar arası dönemde ABD’nin Grönland ile ilişkisini incelemek olabilecek en saçma şeylerden biriydi.

Ve ortaya çıktı ki, öngörücüydü.

En azından şimdilik hala savaşlar arası dönemdeyiz.

Bu durum ne kadar sürecek?

Stein, eğer beni duyuyorsan, kâhin olduğun için tebrikler.

Başkan Trump ve Davos, Grönland’ı almak için güç kullanmayacağını söyledi, ancak Danimarka’dan bu bölgeyi talep etme kararlılığını yineledi ve bunu elde etmek için gümrük vergilerini artırmakla tehdit etti.

Şimdi ise Danimarka, NATO ve daha niceleriyle müzakere edeceğimiz bir çerçeve olduğunu, Marco Rubio ve JD Vance’in bu müzakereleri yürüteceğini ve gümrük vergilerinin kaldırıldığını söyledi. Ancak, bu durum dünya düzeninde ve Atlantik düzeninde bir kırılma noktası gibi görünüyor

Bu, Dünya tarihindeki en etkili okyanus ötesi ittifakın sonu mu?”

***

İttifakın sonu mu bilmem ama, Norveçli kız Stein’in öngörüsüne dikkat çekmek istiyorum.

Pandemi öncesi dönemde, “Bulgaristan ABD’yi işgal ederse Amerika ne yapabilir?” sorusunu hiçbir Amerikalının yadsımayacağını, hatta yetkililerin bir iki araştırmacıya böyle bir varsayım üzerine rapor hazırlatıp, rafa koyacaklarını söylerdim.

Nitekim küresel salgın sırasında ilk olarak ABD’de bir biyoloji laboratuvarında 14 kişinin öldüğünü hatırlayanlarınız vardır.

Öğrendiğimde, “Acaba o laboratuvarda çalışan Bulgar biyolog var mı?” diye sormuştum.

Herkesin herkesi yenebileceği, tehlikenin büyüğünün küçüğünün olmadığı bir çağda yaşıyoruz.

Bilmem meramımızı anlatabildik mi?

0 Paylaşımlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir