Başdanışman Saral’dan gümrük vergisine tepki
*Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral’dan “gümrük vergisi” açıklaması: Fırsatçılık ve istismar
Yurt dışı internet alışverişlerinde 30 Euro’luk gümrük muafiyetinin kaldırılması vatandaşın belini bükerken, Saray’dan dikkat çekici bir çıkış geldi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, uygulamanın amacından saptığını kabul ederek “Devletin aldığı her kararın merkezinde millet olmalıdır. Uygulama vatandaşın omzuna yük bindiriyorsa, orada durup samimiyetle hesap yapılmalıdır” dedi.
6 Şubat itibarıyla yurt dışından internet üzerinden alınan tüm ürünlerin gümrük işlemlerine tabi tutulması ve beyanname zorunluluğu getirilmesi, piyasada büyük bir karmaşaya yol açtı. Muafiyetin kaldırılmasıyla birlikte birçok ürüne fahiş zamlar gelirken, vatandaş gümrük müşavirlerine mecbur bırakıldı.
Tepkiler büyürken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda düzenlemenin fırsatçılığa dönüştüğünü açık sözlerle dile getirdi.
Türk basınında yaygın olarak yer alan haberlere göre düzenlemenin amacının yerli üreticiyi ve esnafı korumak olduğunu belirten Saral, “Buna kimsenin itirazı olamaz” dedi ancak ortaya çıkan tabloya sert tepki gösterdi.
Saral, şunları kaydetti:
“30 Euro düzenlemesinin amacı yerli üreticiyi ve esnafı korumaktır.
Buna kimsenin itirazı olamaz.
Ancak bugün ortaya çıkan tablo, bu amacın ciddi biçimde saptırıldığını göstermektedir.
50 liralık ürün 750 liraya çıkıyorsa, 2500 liralık cihaz 15 bin liraya satılıyorsa, burada artık koruma değil, açıkça fırsatçılık ve istismar vardır.
Elektronik komponentten yedek parçaya kadar pek çok alanda vatandaş adeta cezalandırılmakta,
3 dolarlık ürün için insanlar gümrük müşavirlerine yönlendirilerek binlerce liralık masrafa mecbur bırakılmaktadır.
Bu tablo, ne vicdanla bağdaşır ne de sosyal devlet ilkesiyle.
Devletin aldığı her kararın merkezinde millet olmalıdır.
Uygulama vatandaşın omzuna yük bindiriyorsa, orada durup samimiyetle hesap yapılmalıdır.
Evet, yerli üretici desteklenecektir.
Ama bu destek, vatandaş ezilerek değil; adaletle ve ölçüyle sağlanmalıdır.”

