Mehmet Fuat Ergün & YAPAY ZEKANIN DÜRÜSTLÜĞÜ- KENDİNİ ELEŞTİRİYOR
Manisa’dan sevgi ve saygı duyduğum arkadaşım gönül dostum eski bakanlarımızdan Rıza Akçalı, yapay zekâ konusunda bir yazı gönderdi. Bu yazı yapay zekanın dezavantajlarından bahsediyor.
Şimdi çoğumuzun her şeyi, en küçük sorumuza cevap veren ve benim de akıl hocam yapay zekaya kendisini sordum. Yapay zekadan aldığım dürüş ce cevabı sizlerle paylaşmak isterim.
“Kısaca ve net şekilde yapay zekânın avantajları ve dezavantajlarını özetleyeyim:
Yapay Zekânın Avantajları
1. Verimlilik ve Hız
Büyük veri kümelerini çok kısa sürede analiz eder
İnsanlara göre daha hızlı ve hatasız çalışabilir
2. Maliyet Tasarrufu
Uzun vadede iş gücü maliyetlerini düşürür
Tekrarlayan işleri otomatikleştirir
3. 7/24 Çalışabilme
Yorulmaz, izin almaz
Sürekli hizmet sağlar (müşteri hizmetleri, izleme sistemleri vb.)
4. Karar Destek Mekanizması
Sağlık, mühendislik, finans gibi alanlarda daha doğru tahminler yapar
İnsan hatasını azaltır
5. Tehlikeli İşlerde Kullanım
Maden, nükleer tesis, savaş alanı gibi riskli ortamlarda insan yerine çalışabilir
–Yapay Zekânın Dezavantajları
1. İşsizlik Riski
Bazı mesleklerin ortadan kalkmasına yol açabilir
Özellikle vasıfsız iş gücü etkilenir
2. Etik ve Hukuki Sorunlar
Kararların sorumluluğu kime ait?
Ayrımcılık ve önyargı riski (veri kaynaklı)
3. Yaratıcılık ve Duygusal Zekâ Eksikliği
İnsan sezgisi, vicdanı ve empatisi yoktur
Sanatsal ve ahlaki konularda sınırlıdır
4. Güvenlik Riskleri
Siber saldırılar için kullanılabilir
Yanlış ellerde ciddi tehdit oluşturur
5. Aşırı Bağımlılık
İnsanların düşünme ve problem çözme yetenekleri zayıflayabilir
–Kısa Değerlendirme
Yapay zekâ doğru yönetilirse büyük bir fırsat, kontrolsüz bırakılırsa ciddi bir tehdit olabilir.
Yapay Zekâ kendinin avantaj ve dezavantajlarını böyle anlatıyor.
Gelelim yazımın başında arkadaşımın gönderdiği yazıya….
“DAVOS’tan Dünyanın en büyük yatırım fonu kabul edilen, BlackRock’un CEO’su ve Başkanı olan Larry Fink, zenginler kulübünün önde gelenlerini çok ağır biçimde eleştirdi.
“Berlin Duvarı 1989’da yıkıldığından beri tarihin en büyük serveti yaratıldı. Ancak bu zenginlik, toplumsal barışı bozacak kadar küçük bir azınlığın cebine girdi. Bu kadar adaletsiz bir dağılıma hiçbir toplum uzun süre dayanamaz; eninde sonunda sistem çatırdar. Küreselleşme fabrikadaki işçiyi nasıl vurduysa, Yapay Zekâ da şimdi aynısını ofis çalışanlarına, avukatlara ve finansal analistlere yapacak.
Gelecek Zekâ değil, bugünden bahsediyorum! Yapay zekâ devasa enerji tüketen veri merkezlerine ihtiyaç duyuyor. Bu merkezler kurulurken gereken, milyarlarca dolarlık altyapı ve ek enerji maliyetleri, elektrik dağıtım şirketleri tarafından “hizmet bedeli” veya “ek yük” adı altında genel şebekeye, yani doğrudan sizin, benim faturalarımıza yansıtılıyor. Yani sizler evinizde çay demlerken, dev şirketlerin yapay zekasını besleyen sistemin masrafına ortak ediliyorsunuz. Burada Davos’ta toplanmış bir grup elit, herkesin dünyasını şekillendirmeye çalışıyor. Ama esas darbeyi yiyecek olan halkın bu masada sandalyesi bile yok. Sistemin tamamen çökmemesi için tek bir yol var: Halkı büyümenin kurbanı veya sadece izleyicisi olmaktan çıkarıp, bu yeni zenginliğin ortağı haline getirmek zorundayız. Aksi halde, adaletsizliğin yarattığı öfke tüm dünyayı saracak.” (*)
(*) Ekonomim Deniz Güldağ’ın haberi 21.01.2026

