AB ihalelerinde Türk firmalarına kapılar daralıyor

Dil Seçin
Haberi Rumence okuyun
*AB Adalet Divanının üçüncü ülke şirketlerine ilişkin kararlarının ardından Türk firmalarının Avrupa’daki kamu ihalelerine katılımı idarelerin tercihine bırakılırken, Polonya’da Bozankaya’nın tren ihalesinden çıkarılması yeni dönemin ilk dikkat çekici örneklerinden biri oldu
Hamdi YILMAZ / Bükreş
Avrupa Birliği, kamu ihalelerinde üçüncü ülkelerden gelen şirketlere karşı daha korumacı bir döneme girerken, Türkiye merkezli firmaların milyarlarca avroluk Avrupa kamu alımları pazarına erişimi giderek zorlaşıyor.
Gazete Balkan’ın Avrupa Birliği kararları ile Rumen ve Avrupa basınındaki haberlerden yaptığı derlemeye göre, Türk firmalarına yönelik AB çapında genel bir ihale yasağı bulunmuyor. Ancak şirketlerin ihaleye kabul edilmesi ve hangi koşullarda değerlendirileceği büyük ölçüde ihaleyi açan kurumların kararına bırakılıyor.
Yeni yaklaşımın ilk dikkat çekici sonuçlarından biri, Türk raylı sistemler üreticisi Bozankaya’nın Polonya’daki tren ihalesinden çıkarılması oldu.
BOZANKAYA POLONYA’DA İHALEDEN ÇIKARILDI
Polonyalı bölgesel demiryolu işletmecisi Koleje Dolnośląskie, 20’ye kadar sıfır emisyonlu trenin alınmasını öngören ihalede Bozankaya’nın başvurusunu kabul etmedi.
Şirketin teknik yeterliliği veya teklif ettiği fiyat yerine, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile kamu alımlarını kapsayan karşılıklı pazar erişimi anlaşmasının bulunmaması gerekçe gösterildi. Bozankaya’nın elenmesinin ardından ihalede PESA, Siemens Mobility ve Škoda kaldı.
Karar, Türk şirketlerinin yalnızca fiyat ve teknik yeterlilik üzerinden değil, merkezlerinin bulunduğu ülkenin AB ile kamu alımları alanındaki hukuki ilişkisine göre de değerlendirilebileceğini gösterdi.
Bozankaya’nın Romanya’daki Timișoara ve Iași kentlerine tramvay sağlamış olması ise tartışmaya ayrı bir boyut kazandırdı. Avrupa şehirlerinde araçları çalışan bir Türk üretici, başka bir AB ülkesindeki ihaleden menşe ülkesi nedeniyle çıkarılmış oldu.
DÖNÜM NOKTASI KOLİN İNŞAAT KARARI
Sürecin hukuki temelini, Avrupa Birliği Adalet Divanının 22 Ekim 2024 tarihinde Türk şirketi Kolin İnşaat hakkında verdiği karar oluşturuyor.
Kolin İnşaat, Hırvatistan’daki bir demiryolu altyapı ihalesiyle ilgili olarak AB kamu ihale kurallarına dayanarak itirazda bulunmuştu. Mahkeme, Avrupa Birliği ile kamu alımları alanında karşılıklı ve güvence altına alınmış pazar erişimi anlaşması bulunmayan ülkelerde kurulu şirketlerin, AB ihale mevzuatından Avrupalı şirketlerle aynı şekilde yararlanamayacağına hükmetti.
Türkiye, Dünya Ticaret Örgütünün Kamu Alımları Anlaşması’na taraf değil. AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği de kamu ihalelerini bütünüyle kapsamıyor.
Bu nedenle Türk şirketleri, AB üyesi ülkelerdeki kamu ihalelerine katıldıklarında Avrupalı firmalarla eşit muamele görme hakkını doğrudan AB hukukuna dayanarak talep edemiyor.
OTOMATİK YASAK YOK, KARAR İDARELERDE
Mahkeme kararları Türk şirketlerinin bütün AB ihalelerinden otomatik olarak çıkarılması anlamına gelmiyor.
İhaleyi açan kamu kurumu, üçüncü ülkelerden gelen firmaların başvurularını kabul edebiliyor. Ancak bu şirketlere Avrupalı isteklilerle aynı şartları sağlama yükümlülüğü bulunmuyor. Kurumlar, ihale belgelerinde üçüncü ülke şirketlerinin katılımını sınırlandırabiliyor, farklı değerlendirme koşulları uygulayabiliyor veya başvuruları kabul etmeyebiliyor.
Bu durum, aynı Türk şirketinin bir AB ülkesindeki ihaleye kabul edilirken başka bir ülkede ihale dışında bırakılabilmesine yol açabilecek.
ROMANYA’DA KAPI ŞİMDİLİK DAHA AÇIK
Romanya, 2021 yılında kamu ihale mevzuatında yaptığı değişiklikle bazı üçüncü ülke şirketlerinin ihalelere katılımını sınırlandırdı. Ancak düzenlemede AB’ye katılım sürecindeki ülkelerde kurulu firmalara ayrı bir alan tanındı ve Türkiye de aday ülkeler arasında sayıldı.
Bu nedenle Türkiye merkezli şirketlerin Romanya’daki ihalelere katılımı, mevcut ulusal mevzuat kapsamında bütünüyle engellenmiş değil.
Romanya’da kurulmuş Türk sermayeli şirketler ise Rumen tüzel kişiliğine sahip olduklarından ihalelere AB şirketi statüsüyle katılabiliyor. Bununla birlikte, Türkiye’deki ana şirketin mali gücünün, deneyiminin veya referanslarının yeterlilik için kullanılması gerektiğinde hukuki sorunlar ortaya çıkabiliyor.
AB Adalet Divanının son yaklaşımı, Romanya’daki ihale makamlarına da Türk şirketlerinin katılım koşullarını daha dar yorumlama imkânı verebilir. Bu nedenle ihale şartnamesindeki menşe, ortaklık, alt yüklenici ve üçüncü taraf desteğine ilişkin hükümler Türk firmaları açısından daha önemli hale geldi.
TÜRKİYE KARŞILIKLILIK ADIMI ATTI
Türkiye, Temmuz 2026’da kamu ihale mevzuatında yaptığı değişiklikle Cumhurbaşkanına, AB ülkelerinde kurulu isteklilere ve AB menşeli ürünlere karşılıklılık esasına göre bazı hak ve avantajlar tanıma yetkisi verdi.
Düzenlemenin amacı, Türkiye’nin kamu alımları sistemini AB’nin karşılıklılık anlayışına yaklaştırmak ve Türk firmalarının Avrupa ihalelerinde karşılaşabileceği sınırlamaları azaltmak olarak açıklandı.
Ancak bu değişiklik, Türk şirketlerine AB ihalelerinde kendiliğinden eşit muamele hakkı sağlamıyor. Kalıcı çözüm için Türkiye ile Avrupa Birliği arasında kamu alımlarını açık biçimde kapsayan karşılıklı bir anlaşma yapılması veya Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü Kamu Alımları Anlaşması’na katılması gerekiyor.
ROMANYA’DAKİ TÜRK FİRMALARI İÇİN UYARI
Yeni dönemde Romanya’da faaliyet gösteren Türk firmalarının yalnızca teknik ve mali yeterliliklerini değil, ihaleye hangi şirket üzerinden katıldıklarını da dikkatle değerlendirmeleri gerekiyor.
Romanya’da kurulmuş bir şirket üzerinden verilen teklif ile doğrudan Türkiye’deki ana şirket adına yapılan başvuru aynı hukuki statüde değerlendirilmeyebilir. Konsorsiyum ortağı, alt yüklenici veya yeterlilik sağlayan üçüncü tarafın Türkiye merkezli olması da ihale sürecinde ayrıca incelenebilir.
Ortaya çıkan tablo, Türk şirketlerinin AB kamu alımları pazarından tamamen çıkarıldığını değil, eşit ve güvence altına alınmış erişim döneminin sona erme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Gazete Balkan / Bükreş
Foto Galeri
AI Sesli Okuma
Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma