AB’nin Çin ve ABD açmazına farklı yöntem arayışı

Dil Seçin
Haberi Rumence okuyun
*Ekonomik baskılar ve siyasi ayrışmalarla karşı karşıya bulunan Avrupa Birliği’nin tepkilerinin yeterliliği tartışılırken, Avrupa Dış İlişkiler Konseyi bünyesinde yayımlanan analizler Çin’e karşı eş zamanlı ekonomik önlemler, ABD’ye karşı ise ortak pazarlık gücü kullanılmasını öneriyor
BÜKREŞ (Gazete Balkan) – Avrupa Birliği’nin sanayi rekabetindeki kayıplar, dışa bağımlılık ve siyasi bölünmeler karşısında aldığı kararların ne ölçüde sonuç ürettiği tartışılıyor. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) bünyesinde yayımlanan analizler, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri karşısında mevcut yaklaşımların yetersiz kaldığını savunarak farklı mücadele ve müzakere yöntemleri öneriyor.
Yazıların ortak hareket noktası, Avrupa’nın sahip olduğu pazar büyüklüğünü, düzenleme yetkilerini ve güvenlik alanındaki imkanlarını etkili bir siyasi güce dönüştürememesi. Öneriler, yeni kararlar açıklamanın ötesinde, mevcut araçların birlikte ve sonuç alacak biçimde kullanılmasına odaklanıyor.
ÇİN’E KARŞI TEK TEK KARARLAR YETERSİZ
ECFR Asya Programı Direktörü Andrew Small, “Sürü sanatı: Avrupa’nın şartlarıyla Çin’le sistemik rekabet” başlıklı raporunda, Avrupa’nın Çin’e karşı şimdiye kadar bir gümrük vergisi, bir sektör veya bir güvenlik kısıtlaması üzerinden ilerlediğini belirtiyor.
Small’a göre bu yaklaşım, Pekin’in baskıyı nereye yönelteceğini kolaylaştırıyor. Tek bir yüksek profilli karar, Çin’in hem siyasi lobi faaliyetlerini hem de misillemesini belirli bir hedef üzerinde yoğunlaştırmasına imkan veriyor.
Raporda bunun yerine, mevcut araçlarla çok sayıda küçük önlemin aynı anda uygulanması öneriliyor. Sübvansiyon soruşturmaları, kamu alımlarına ilişkin düzenlemeler, ithalat artışlarına karşı koruma önlemleri ve güvenlik denetimleri bu yaklaşımın parçalarını oluşturuyor.
Hedef, ayrı ayrı sınırlı görünen kararların toplam etkisiyle Avrupa sanayisine zaman kazandırmak, kritik bağımlılıkları azaltmak ve Pekin karşısında müzakere alanı açmak.
YATIRIMIN GELMESİ TEK BAŞINA YETERLİ SAYILMIYOR
Tobias Gehrke ise Çin’le yapılacak dar kapsamlı bir ticaret anlaşmasının, Avrupa’nın diğer sektörlerde harekete geçmesini engellememesi gerektiğini savunuyor.
Gehrke’ye göre Avrupa’ya gelen Çin yatırımlarının yalnızca montaj faaliyetleriyle sınırlı kalması, temel bağımlılıkları ortadan kaldırmayabilir. Bu nedenle yatırımların yerel tedarikçileri geliştirmesi ve teknoloji öğrenimi veya transferine katkıda bulunması isteniyor.
Limanlar, enerji sistemleri ve bağlantılı altyapılarda da ortak güvenlik ölçütleri öneriliyor. Ancak bu yaklaşımın başarısı, üye ülkelerin farklı ekonomik çıkarlarını ne ölçüde uzlaştırabileceğine bağlı bulunuyor.
Small’un raporu da önerilen politikanın maliyetsiz olmadığını kabul ediyor. Bazı sektörlerde fiyatların yükselmesi ve Avrupa ihracatçılarının Çin’in misillemesine maruz kalması beklenen riskler arasında sayılıyor.
ABD’YE KARŞI AVRUPA’NIN ELİNDEKİ İMKANLAR
Majda Ruge’nin ABD’ye ilişkin analizi de Avrupa’nın dağınık tutumunu temel sorunlardan biri olarak ele alıyor. Ruge, Trump’ın çevresindeki farklı dış politika gruplarının Washington’un kararlarını şekillendirdiğini, Avrupa’nın ise bu çekişmelerin sonuçlarına maruz kaldığını belirtiyor.
Yazar, Avrupalı hükümetlerin ABD politikalarını etkilemek için daha ortak hareket etmesini öneriyor. Avrupa’daki askerî üslerin ve savunma sanayisinin Washington açısından taşıdığı değerin pazarlıklarda değerlendirilmesini istiyor.
Analizin temel itirazı, ABD’nin Avrupa’nın güvenliğine ilişkin sorumluluklarını azaltırken geleneksel ayrıcalıklarını korumaya çalışması. Ruge’ye göre Avrupa ülkeleri, bu iki unsur arasındaki bağlantıyı birlikte kurabildikleri ölçüde etkili olabilir.
KARARLARIN ETKİSİ UYGULAMADA GÖRÜLECEK
Bu analizler, AB’nin mevcut tepkilerinin yeterli olmadığını savunurken önerilen yöntemlerin başarıya ulaşacağını da kanıtlamıyor. Çin’e yönelik ekonomik önlemlerin fiyatlara ve ticarete maliyeti, ABD karşısında ortak tutumun sürdürülebilirliği ve üye ülkeler arasındaki çıkar ayrılıkları belirleyici olacak.
Avrupa açısından asıl sınav, açıklanan kararların sayısından çok sanayi kayıplarını ve bağımlılıkları azaltıp azaltmadıkları, uluslararası pazarlıklarda somut sonuç üretip üretmedikleri olacak.
Foto Galeri
AI Sesli Okuma
Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma