Alman Milli Takımı Dünya Kupası'nda yalnız mı kalacak?

Dil Seçin
Haberi Rumence okuyun
*Almanya'da siyaset, Dünya Kupası heyecanını gölgeledi. Birçok Alman taraftar milli takımı desteklemek için Trump'ın ABD'sine gitmek istemiyor
ABD, Meksika ve Kanada'da düzenlenecek olan Dünya Kupası'na haftalar kaldı. Daha önce Dünya Kupası'nı tam dört kez kazanan Almanya, yine turnuvanın favorilerinden. Almanya, Türkiye'nin de katılma hakkı kazandığı Dünya Kupası'nda grup maçlarını Curaçao, Fildişi Sahilleri ve Ekvador ile oynayacak.
Ancak Dünya Kupası öncesi atmosfere önceki turnuvalardan farklı olarak heyecan değil siyaset damgasını vurmuş durumda. Bunun arka planında ise Dünya Kupası'nın bu yıl Meksika ve Kanada'ya ek olarak ABD'de düzenlenecek olması yatıyor.
Almanya'da çok sayıda kişi Trump yönetimindeki ABD'nin İran'a karşı başlattığı savaş, Grönland'a yönelik ilhak tehdidi ve NATO müttefiklerine yönelik baskıları yüzünden Dünya Kupası'na endişe ile yaklaşıyor.
Endişe duyan isimler arasında Alman Milli Takımı'nın eski teknik direktörü Joachim Löw de var. Löw, yakın zamanda Kuzey Amerika'ya seyahat konusunda uyarıda bulundu.
Löw, Köln'de katıldığı bir etkinlikte "2018 Dünya Kupası öncesinde Rusya tartışmalarını yaşadık, 2022'de Katar için boykot çağrıları geldi. Ama aktif olarak savaşın sürdüğü bir ülkede oynamak çok daha tehlikeli" dedi.
Löw bu sözleriyle ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarına işaret ediyor. Trump'ın İran'a savaş başlatması, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) göçmenlere yönelik operasyonları ve çeşitli jeopolitik çatışmalar belirsizlik ortamını derinleştiriyor. Löw'e göre bu siyasi tablo turnuvayı tamamen gölgeliyor.
Siyasi çevrelerden de eleştiriler var. Alman Federal Meclis'nin Yeşiller partili vekili ve insan hakları savunucusu Boris Mijatovic, DW'ye "FIFA'nın Donald Trump ile birlikte orada düzenlediği şey, kalp atışlarımı hızlandıran bir şey değil" açıklamasını yaptı.
Mijatovic, "E-posta adresi, telefon, bilgisayar ya da sosyal medya hesapları gibi kişisel verilerin incelenmesi görmezden gelinmemeli. Bunların hepsi kişisel özgürlüğe yönelik müdahalelerdir. Buna ortak olmam mümkün değil. Özel hayatınızı bu denli kurcalayan bir devlet, ziyaretle ödüllendirilmemeli" diye konuştu.
Mijatovic, FIFA Başkanı Gianni Infantino'nun Dünya Kupası kuraları töreninde Trump'a FIFA Barış Ödülü'nü takdim etmesi gibi daha fazla "utanç verici anlara" ilişkin endişelerini de dile getirdi.
"Başkan'a yakın olmak için bu denli yalakalık yapmak zorunda kalınması son derece garip. Bu durum Gianni Infantino için de geçerli, Başbakan Friedrich Merz için de" diyen Mijatovic, eleştirilerini Alman Futbol Federasyonu (DFB) Başkanı Bernd Neuendorf'u da kapsayacak biçimde genişletti.
FIFA'ya yönelik eleştiri konusunda daha fazla cesaret gösterilmemesini eleştiren Yeşil siyasetçi, "Duruş eksikliği var. Saygı ve fair play adına bir zamanlar inşa ettiğimiz değerler şu an çiğneniyor" dedi.
Uluslararası Af Örgütü de Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmaya hazırlanan ABD'deki durumu ele alan bir rapor yayımladı. Örgüt, "FIFA ve Dünya Kupası ev sahipleri, turnuvanın taraftarlar ve toplumlar için bir tehdit haline gelmesini önlemek zorundadır" mesajını paylaştı.
-Alman taraftarlar karışık duygulara sahip
Alman taraftarlar arasında da turnuvanın Trump başkanlığındaki ABD'de oynanacak olması nedeniyle farklı duygular hakim. Almanya'nın Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Gana ile oynadığı maç öncesinde trende mikrofon uzattığımız Dennis ile Kai, hiçbir maçı kaçırmadıklarını ve yaklaşan Dünya Kupası'nı şimdiden iple çektiklerini söylüyor.
Duygularını DW ile paylaşan Kai, "Çok heyecanlıyım. Şehirlerde yaşanan her şeyi yerinde görmek istiyorum. Dennis her seferinde o kadar çok şey anlatırdı ki" diyor. Dennis ise heyecanın turnuvadan çok önce başladığını belirtiyor:
"Heyecan hissi iki yıl öncesinden başlıyor. Para biriktirmeye, yolculuğu planlamaya başlıyorsun."
Her ikisi de Alman Milli Takım kadrosunun grup maçları için biletlerini çoktan aldı. Seyahat güzergâhları da hazır. ABD'deki mevcut siyasi tablo ise bu coşkuyu gölgelemiyor.
Turnuvanın ABD'de düzenlenecek olmasından aslında endişe duymadığını vurgulayan Dennis, "Aslında siyaset, sporu kendi hâline bırakmalı. Spor köprüler kurmalı, insanları bir araya getirmeli. Ama çoğu zaman siyaset de bu tür turnuvaları araç olarak kullanmaktan geri durmuyor" diyor.
Amigoluk yapan Bengt Kunkel: Maçları TV başında izleyeceğim
Alman taraftar ve tribünlerde amigoluk yapan Bengt Kunkel için ise Dünya Kupası bu yıl sahada değil Almanya'da televizyon başında geçecek. Milli Takım maçlarında yıllardır tribünlerde atmosfer yaratanların başını çeken isim, ABD'ye gitmeyeceğini açıkladı.
"Dünya Kupası'na tamamen eleştirel bakıyorum" diyen Kunkel'e göre Trump kupayı kendine mal etmeye ve kendi siyasi amaçları doğrultusunda araçsallaştırmaya çalışıyor. Kunkel, "Buna basın ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması ekleniyor. Bir de FIFA'nın Trump'a Barış Ödülü vererek siyasi yamanma arayışı var" diye konuşuyor.
Taraftarları bekleyen yüksek maliyetlere de dikkat çeken Kunkel, "Bir hesap yaptık. Sadece grup aşaması için muhtemelen 5 ila 8 bin euro harcamak gerekecek. Bu taraftar dostu bir turnuva değil. Bu Dünya Kupası'nda beni çeken hiçbir şey yok. Bu yüzden gitmeme kararı zaten kendiliğinden oluştu" diyor.
ABD'ye seyahat koşullarının sertleştirilmesi de 27 yaşındaki taraftarın kaygıları arasında yer alıyor. Kunkel, "ABD'ye girmeye çalışan herkesin sosyal medya faaliyetlerini inceliyorlar, Trump aleyhine bir gönderiyi beğenip beğenmediğini kontrol ediyorlar" dedi.
"Her şeye rağmen Milli Takımı desteklemek meşru olmalı"
Kunkel, Dünya Kupası meselesinin taraftarları şu an derin biçimde böldüğünü söylüyor. "Ama oraya gidenleri de anlıyorum" diyen Kunkel, bazı siyasetçiler ve taraftarlarca dile getirilen boykot çağrısına katılmıyor.
Kunkel, "Her şeye rağmen Milli Takımı desteklemek meşru sayılmalı. Elimizden gelenin en iyisini yapalım ve güzel bir Dünya Kupası yazı geçirelim" diyor. (DW)
AI Sesli Okuma
Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma