Almanya’da hızlı modaya karşı tekstil yasası sertleştiriliyor

Dil Seçin
Haberi Rumence okuyun
*Almanya'da planlanan yeni tekstil yasası, hızlı moda üreticilerine yeni sorumluluklar getiriyor. Tasarı, hızlı moda üreticilerinin kullanılmış giysilerin bertarafından sorumlu tutulmasını öngörüyor
Almanya'da "hızlı moda" (fast fashion) olarak adlandırılan ucuz giysi üreticilerinin kullanılmış giysi toplama maliyetlerine katkıda bulunmasını öngören yeni bir yasal düzenleme hazırlanıyor.
Çevre Bakanı Carsten Schneider, son yıllarda devletler için büyük bir yük haline gelen "hızlı moda" (fast fashion) ürünlerinin toplanması ve geri dönüşümü konusunda üreticilere sorumluluk getiren yeni yasal düzenlemenin ana hatlarını açıkladı. Avrupa Birliği'nin (AB) geçen sonbaharda kabul ettiği çerçeve düzenleme doğrultusunda hazırlanan ön taslak metin üzerindeki çalışmalar tamamlandıktan sonra yasa tasarısı sunulacak. Hazırlanacak yasanın 17 Temmuz 2027'ye kadar yürürlüğe girmesi hedefleniyor.
Çevre Bakanlığı bünyesinde hazırlanan düzenleme, giysi, fular, kravat, eldiven gibi aksesuarlardan ev tekstili ve ayakkabıya kadar geniş bir ürün yelpazesini kapsıyor. Kullanılmış tekstil ürünlerinin, üretici şirketler tarafından kurulacak bir "Üretici Sorumluluğu Organizasyonu" aracılığıyla toplanması, değerlendirilmesi veya yeniden kullanımının sağlanması öngörülüyor. Belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü mevcut toplama sistemleri ise çalışmalarını sürdürebilecek.
Düzenlemeyle ithalatçılar da dahil olmak üzere Almanya'da piyasaya tekstil ürünü sunan herkes "üretici" sayılacak ve bu organizasyona üye olmaları gerekecek. Yapılanma, üreticilerin ödeyeceği katkı paylarıyla finanse edilecek. Şirketlerin, bir önceki yıl piyasaya sürdükleri ürün miktarının en az yüzde 70'ini geri toplama şartını da yerine getirmesi gerekiyor.
-Kullan-at mantığına eleştiri
Düzenlemenin genel çerçevesini tanıtan Sosyal Demokrat Partili (SPD) Bakan Schneider, Avrupa pazarındaki kısa ömürlü ürün sorununa dikkat çekti. "Hızlı moda kısa süre kullanılıyor ama uzun süre baş ağrıtıyor" diyen Schneider, bu giysilerin konteynerleri doldurduğunu ancak ne ikinci el olarak kullanılabildiğini ne de geri dönüştürülebildiğine dikkati çekti. Bakan, özellikle Çin menşeli ucuz ithal ürünlerin yarattığı yüke işaret ederek, ürün kalitesi düştükçe üreticinin ödeyeceği katkı payının artacağını belirtti.
Asıl sorun ise Temu veya Shein gibi platformlarda satılan "hızlı moda" veya "ultra hızlı moda" ürünlerinde yatıyor. Greenpeace'in verilerine göre, bir sezon bile dayanması beklenmeyen bu ürünler, büyük satış platformlarında neredeyse günlük olarak değişiyor. Ancak kaliteleri o kadar düşük ki sadece kısa bir süre giyilebiliyorlar.
Almanya'daki çevre ve yardım kuruluşları uzun yıllardır eski giysileri toplayıp yeniden değerlendirilmesi yönünde sıkı şekilde çalışıyorsa da giderek artan kullan-at mantalitesi nedeniyle oluşan rekor atık tekstil baş edilmesi imkânsız bir sorun haline geldi. Bavyera'da Geisenhausen'daki konteynerlerAlmanya'daki çevre ve yardım kuruluşları uzun yıllardır eski giysileri toplayıp yeniden değerlendirilmesi yönünde sıkı şekilde çalışıyorsa da giderek artan kullan-at mantalitesi nedeniyle oluşan rekor atık tekstil baş edilmesi imkânsız bir sorun haline geldi.
Almanya'daki çevre ve yardım kuruluşları uzun yıllardır eski giysileri toplayıp yeniden değerlendirilmesi yönünde sıkı şekilde çalışıyorsa da giderek artan kullan-at mantalitesi nedeniyle oluşan rekor atık tekstil baş edilmesi imkânsız bir sorun haline geldi.
Almanya'daki hane halkı atık tekstil miktarı son on yılda yüzde 55 artarak yıllık 175 bin tona ulaştı. Verilere göre kişi başına düşen atık tekstil yaklaşık iki kilogramı buluyor.
Kâr amacı gütmeyen kullanılmış tekstil toplayıcılarının çatı kuruluşu Fairwertung Genel Müdürü Thomas Ahlmann, "Yaklaşık bir yıldır, kıyafet kabul ettiğimizde üstüne biz para ödüyoruz. Düşük kaliteli kıyafetler artık sadece bir maliyet yükü haline geldi" diyor. Ahlmann, el ile yapılan ayrıştırma işlemi sonucunda değerlendirilebilir kıyafet miktarı azalırken, geri kalan kısmın bertaraf edilmesi için yüksek ücretler ödenmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Kıyafet toplayarak yardım projelerine ulaştıran Alman Kıyafet Vakfı'nın (Deutsche Kleiderstiftung) Başkanı Ulrich Müller de durumu şu sözlerle özetliyor: "Bundan 10-15 yıl önce konteynerlerdeki ürünlerin yüzde 5'i iyi durumdaydı. Şimdi bu oran belki yüzde 1'e düştü."
-Çevre kuruluşlarından eleştiri
Yeni düzenlemeyle üreticilerin ödeyeceği pay kıyafetlerin uzun ömürlü, tamir edilebilir ve geri dönüştürülebilir olması gibi kriterlere göre belirlenecek. Ürün ne kadar çevre dostuysa ödenecek pay o kadar düşük olacak.
Ancak çevre kuruluşları düzenlemeyi "yetersiz" buluyor. Deutsche Umwelthilfe'den (DUH) Viola Wohlgemuth, düzenlemenin bu halinin boşluklar içerdiğini ve nihayetinde "ucuz tekstil atık bertarafı için bir fiyat kırma yarışına döneceğini" savundu.
Greenpeace'ten Moritz Jäger-Roschko ise düzenlemenin sorunun kökenine inmediğini, sadece toplama ve istiflemeye odaklandığını belirterek bunu "kaçırılmış bir fırsat" olarak nitelendirdi.
DUH Genel Müdürü Barbara Metz üreticilerinden alınması hedeflenen katkı payının en az yüzde 20'sinin kurulacak bir dönüşüm fonuna aktarılması gerektiğini belirterek, bu kaynağın da tekstilde değişim, onarım, tamirat veya ikinci el gibi alanlara harcanmasını önerdi. (DW)
AI Sesli Okuma
Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma