Ana Sayfa / Gündem / Avrupa’da protesto sarmalı

Avrupa’da protesto sarmalı

2 Kasım 2026 12:42
Avrupa’da protesto sarmalı
Tahmini okuma süresi: 0 dakika

Dil Seçin

Haberi Rumence okuyun

*Almanya ve Fransa’da hayat pahalılığı ve gelecek kaygısıyla düzenlenen gösterilerin ardından şiddet olayları yaşanırken, Polonya’da yargı üzerindeki siyasi mücadele sokaklara ve diplomasiye yansıdı. İtalya’da da öğrenciler ve çalışanlar ekonomik taleplerle meydanlara çıktı. Farklı nedenlerle gelişen protestolar, Avrupa’da toplumsal huzursuzluk ve siyasi gerilimin aynı dönemde yoğunlaştığını gösteriyor

BERLİN/PARİS/VARŞOVA – Avrupa, ekim ayının son günlerini kitlesel gösteriler, sokak çatışmaları ve devlet kurumları arasındaki gerilimlerle kapattı. Almanya ve Fransa’da gençlerin eğitim, geçim ve gelecek beklentileri etrafında şekillenen protestolarına şiddet olayları gölge düşürürken, Polonya’da hükümet ile cumhurbaşkanlığı arasındaki yargı anlaşmazlığı yeni bir krize dönüştü.

Ülkelerdeki gelişmelerin nedenleri ve örgütleyicileri farklı. Ancak meydanlara taşınan ekonomik talepler, gençlerin karar süreçlerinde yeterince temsil edilmedikleri düşüncesi ve kurumlar üzerindeki siyasi mücadele, kıtanın birden fazla merkezinde aynı anda gerilim yaratıyor.

ALMANYA’DA GENÇLERİN TALEPLERİNE ŞİDDET GÖLGESİ

Almanya’da “Gen Z regelt” girişiminin çağrısıyla 31 Ekim Cumartesi günü 30’dan fazla kentte gösteriler düzenlendi. Organizatörler katılımın 100 bini aştığını duyurdu. Bununla birlikte sayı, eylemlere katılmasını bekledikleri en az 182 bin kişinin altında kaldı.

DW Türkçe’nin aktardığına göre, gündüz büyük ölçüde barışçıl geçen gösterilerin ardından özellikle Frankfurt ve Köln’de şiddet olayları yaşandı. Berlin’de de polise şişeler ve havai fişekler atıldı.

Frankfurt’un Zeil alışveriş caddesinde bazı mağazaların vitrinleri kırıldı, ürünler çalındı. Bir silah mağazasına düzenlenen saldırının ardından polis iki silah ele geçirdi. Silahların türü açıklanmazken, saldırıların küçük gruplar hâlinde gerçekleştirilmesinin müdahaleyi zorlaştırdığı bildirildi.

Hessen Eyaleti İçişleri Bakanı Roman Poseck, yaklaşık 100 aşırı solcu şiddet yanlısının olaylara karıştığını tahmin ettiklerini söyledi. Kent merkezindeki saldırılara katılanların kimlikleri ve bağlantıları ise soruşturuluyor.

“Gen Z regelt” girişimi şiddeti reddederek, gösteriler sona erdikten sonra başka grupların gerçekleştirdiği eylemler üzerinde etkilerinin bulunmadığını açıkladı.

Gençler; okullara, psikoterapiye ve bağımlılıkla mücadeleye daha fazla kaynak ayrılmasını, hayat pahalılığına karşı önlem alınmasını ve daha adil iklim politikaları uygulanmasını istiyor. Zorunlu askerliğe ve devletin gözetim yetkilerinin genişletilmesine karşı çıkan girişim, 20 Kasım’daki Avrupa çapındaki protestolara da katılmayı hedefliyor.

FRANSA’DA YÜZ BİNLER SOKAKTA

Fransa’da 31 Ekim’de hayat pahalılığı ve öğrenim koşullarına ilişkin taleplerle düzenlenen gösterilere İçişleri Bakanlığına göre 320 bin kişi katıldı. Gençlik örgütleri ve sendikalarının oluşturduğu birlik ise katılımı yaklaşık yarım milyon olarak açıkladı.

Le Monde’un sahadaki muhabirleri, büyük kentlerdeki yürüyüşlerin genel olarak sakin geçtiğini, gerginliklerin özellikle dağılma aşamasında ortaya çıktığını aktardı. Paris, Grenoble ve Marsilya’da güvenlik güçleriyle bazı gruplar arasında çatışmalar yaşandı.

Fransız İçişleri Bakanlığının 1 Kasım tarihli bilançosunda, cumartesi saat 21.00’e kadar 565 kişinin yakalandığı, 116 güvenlik görevlisinin yaralandığı bildirildi. Bakanlık, daha sonraki Cadılar Bayramı olaylarında 214 kişinin daha yakalandığını açıkladı. Böylece gündüz ve gece toplamı 779’a ulaştı; bu sayının tamamı protesto yürüyüşlerine ait değil.

Bakanlığın verilerine göre gösterilere katılım, 24 Ekim’e kıyasla yüzde 22 azaldı. Dolayısıyla sokak geriliminin sürmesi, katılımın kesintisiz büyüdüğü anlamına gelmiyor. Öğrenci örgütleri ise taleplerine somut karşılık verilmediğini belirterek yeni eylem çağrıları yapıyor.

POLONYA’DA KRİZİN MERKEZİNDE ANAYASA MAHKEMESİ VAR

Polonya’da sokaklara yansıyan gerilimin kaynağı ise ekonomik taleplerden farklı. Başbakan Donald Tusk hükümeti ile Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki arasındaki yargı mücadelesi, Anayasa Mahkemesinin yönetimi ve yeni hâkimlerin göreve başlaması üzerinden tırmandı.

DW Türkçe’nin haberine göre, mahkeme başkanı ile yardımcısının görevden alındığı ve yeni atanan bir kadın hâkimin geçici olarak yönetimi devraldığı yönündeki duyuru krizi büyüttü. Muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi PiS taraftarları mahkeme önünde toplandı, polis bina çevresinde güvenlik önlemleri aldı.

Anlaşmazlığın geçmişinde, PiS iktidarında yapılan tartışmalı yargı atamaları ve Tusk hükümetinin bunları değiştirme girişimleri bulunuyor. Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin parlamentonun seçtiği beş hâkimin yeminini kabul etmemesi, hâkimlerin parlamentoda yemin etmesi ve mahkeme yönetiminin göreve başlamalarına izin vermemesi çatışmayı derinleştirdi.

Hükümet hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmeyi amaçladığını savunurken, cumhurbaşkanlığına yakın muhalefet iktidarı yargıyı kontrol altına almaya çalışmakla suçluyor.

VARŞOVA’DAKİ GERİLİM BÜKREŞ’E DE YANSIDI

Polonya’daki kriz diplomatik istifa açıklamalarını da beraberinde getirdi. Polonya’nın Romanya Büyükelçisi Paweł Soloch ile Çin Büyükelçisi Jakub Kumoch görevlerinden ayrılacaklarını duyurdu.

Soloch, Anayasa Mahkemesini hukuka aykırı biçimde ele geçirme girişimi olarak nitelendirdiği gelişmeler karşısında görevini sürdüremeyeceğini açıkladı. Böylece Varşova’daki kurumlar çatışması, Polonya’nın Bükreş’teki diplomatik temsilini de etkiledi.

Bu gelişme, Polonya’daki krizin yalnızca meydanlardaki protestolarla sınırlı kalmadığını, devletin farklı kurumlarına yayıldığını gösteriyor.

İTALYA’DA DA GEÇİM VE SİLAHLANMA PROTESTOSU

İtalya’da 30 Ekim Cuma günü öğrenciler ve çalışanlar daha yüksek ücret, güçlü kamu hizmetleri ve artan yaşam maliyetlerine karşı önlem talebiyle sokağa çıktı. Askerî harcamaların artırılmasına karşı çıkılması da gösterilerin başlıca gündemleri arasındaydı.

Reuters’ın haberine göre, ülke genelindeki eylemlere on binlerce kişi katıldı. Cenova’da liman işçileri, öğrenciler ve diğer göstericilerden oluşan yaklaşık 15 bin kişilik grup limana girdi. Eylemlerde limanların silah sevkiyatında kullanılmasına da tepki gösterildi.

İtalya örneği, geçim sıkıntısı ile silahlanma harcamalarına yönelik itirazların aynı protesto içinde buluşabildiğini ortaya koyuyor.

ORTAK HUZURSUZLUK, FARKLI KRİZLER

Avrupa’daki tabloyu tek bir örgütlenmenin yönettiği ortak hareket olarak tanımlamak için yeterli veri bulunmuyor. Almanya ve Fransa’da gençlerin ekonomik ve sosyal talepleri öne çıkarken, İtalya’da çalışanların talepleriyle savaş karşıtlığı birleşiyor. Polonya’da ise temel mesele devlet kurumlarının yetkisi ve yargının bağımsızlığı üzerindeki siyasi mücadele.

Bununla birlikte farklı ülkelerde aynı dönemde yaşanan gelişmeler, yönetimler açısından ortak bir sınav oluşturuyor. Barışçıl protestoların taleplerine nasıl cevap verileceği, şiddete karışanlarla diğer göstericilerin nasıl ayrılacağı ve siyasi anlaşmazlıkların kurumlar içinde çözülüp çözülemeyeceği önümüzdeki dönemin belirleyici soruları arasında yer alıyor.

Kaynaklar: DW, Le Monde ve Reuters

Foto Galeri

Paylaş:

AI Sesli Okuma

Google WaveNet yapay zeka sesi ile doğal okuma

Premium

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz